Advertisement

Advertisement

Ebeveyni Boşanmış Çocukların Büyük Sıkıntısı: Anne-Baba Geçimsizliği

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
13/09/2025


Ayla Kahraman Ayla Kahraman


Evliliğini bitiren anne babalar, ne yazık ki ebeveynlik rollerini sürdürmede başarılı olamayabiliyorlar. Ayrı evlerde sürdürülen yaşamlarına konuk olan çocuklarının; geçmişin kalp kırıklığı savaşlarına cephane olduğunun, çoğu zaman farkında bile değiller.

      Ülkemizde ebeveyni boşanmış çocuk; çoğunlukla anne ile yaşamaktadır. Belirlenen zamanlarda baba ile zaman geçirip, tekrar annesinin yanına dönmektedir. Son zamanlarda ortak velayet kararları da arttı. Böylece çocuk hem annenin hem de babanın evinde kendine ait bir yer ve aidiyet bulabiliyor.

      Ama değil mi ki, eski çiftin bitmeyen öfkeleri, yaraları…tekrar tekrar gündeme gelen geçmişin haksızlıkları. Kurulan yeni dengeler de cabası. Yeni eşler, onların çocukları vs.…

      Babasının yanından annesinin yanına mutlulukla dönen çocuk; evde dargın bir anne bulabiliyor. Babasına olan bağlılığı, “o adamın geçmişte yaptıklarıyla” ters yüz olabiliyor. Bu; baba için de geçerli. Çocuğu için bile olsa iletişim kuramayan anne babalar vardır. Bitmeyen öfkelerini, çocuğun üstünden gidermeye çalışanlarla sıklıkla karşılaşırsınız. Çocuğun ayakkabısının, kitabının, üst başının kimin tarafından nasıl alınacağı veya alınmayacağı kavgalarını seyreden çocuk ne yapar?

      “Ben çocuk olsam ve bunları yaşıyor olsam…” diye başlayıp düşünmenizi öneririm.

      Ne yazık ki, 20 yıl önce kullandığım “boşanmış çocuklar” deyim oluverdi, dilimde ve yazımda. Bunca senedir, anne babası ile aynı evde yaşama şansı olmayan çocuklarımıza karı-kocalığın bitirilmesi ile ana babalığın bitemeyeceğini gösteremedik. Bunu başaranlar var elbette ama gerisi?

      Anne babaların ulvi görev ve sorumluluklarının evlilik sözleşmesinden çok daha güçlü olduğunu kabul ediyoruz etmesine ama uygulamada acı çeken çocuklar var. Geçmişin acılarından kurtulamayan eski çiftin eski eşi, çocuğuna bunu aktardığının farkında bile değil.

      “Yeni karısının getirdiği çocuklara aldığı gibi alsın sana da.”   

     “Nafaka veriyorum ya, yetmedi mi beni sömürdüğünüz?”

      Daha neler, neler. Okullar açılıyor işte. Çocukların gözlerinin dili olsa ve öğretmenleri bunları duysa yürek dağlayacak yeni bir dünyaya konuk olurlar. Sınıfın yarısı boşanmış aile çocuğu. Bazılarına dede, nene sahip çıkmış. Bazılarını babası getirir, götürür. Bazıları yorgun annelerin aceleci adımları eşliğinde okul kapısına bırakılıyorlar.

      Sıklıkla duyarım. Çocuk, anne veya çoğunlukla babasını görmek istemiyor diye. Çocuğun yaşamını paylaşan ebeveyn ise ya üzgündür ya da “haklı” çıkmanın gururunu taşımaktadır. Yalnız bir kahraman gibidir, hatta. Çocuğu bile istemiyor, o kadını veya o adamı. Ne kadar acı.

      Fark ettiniz mi bilmem. Çocuğun istediği huzurlu bir ortamdır. Anne ile baba arasında gidip gelirken bedel ödüyorsa, eleştiriliyorsa, ‘o adam’ ve/veya ‘o kadın’ ile ilgili olumsuz yorumları kendi benliğinde toplar, eritir ve kendini buna göre değerlendirir.

      Bir çocuğun birincil yakınlarını kötülerseniz, çocuk kendini “kötü” algılar. İki taraf arasında ezilip, itildikçe; çok özlese de bir taraftan kopar. Babasını, anasını rüyasında gördüğünü bile saklar yanında yaşadığı kişiden, kişilerden.

      Çocuk olmak çok zor. Dışarıdan çok farklı görünebilirler ama inanın ki en ciddi sorunumuz, bilgisayar bağımlılığı falan değil. En ciddi sorun, küçük omuzlarında taşıdıkları duygusal, ailevi ve sosyal sorunlardır. Annesini veya babasını özlediğini kendine bile söylemeyen çocuklar vardır. Annesinden ayrılmak zorunda kalan bir okul öncesi çocuğunun uyuyamama sorununu, annesinin geceliğini koynuna vererek çözmeye çalıştığım var anılarımda. Daha neler, neler.

      Yeni eğitim dönemine umutla ‘merhabalar”. Umudun adı ve soyadı çocuk olursa yürünecek yol belli olur. Belki. Ne dersiniz?

   

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: Ayla Kahraman, yazı, yorum
MANŞETLER

HK Ayla Kahraman

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.