Bu ülkede suç işlemek neden bu kadar kolay
10/07/2026
Hüseyin Ekmekci
BU CESARETİ NEREDEN ALIYORLAR? BU ÜLKEDE SUÇ İŞLEMEK NEDEN BU KADAR KOLAY EHLİYETSİZ MOTOR SÜRÜCÜSÜ, “DUR” İHTARINA UYMADI; POLİSİN ÜZERİNE SÜRDÜ, VURDU, KAÇTI…
BİRİLERİ SUÇ İŞLEMENİN BU KADAR KOLAY OLDUĞUNU DÜŞÜNEBİLİYORSA, BİZİM SORUNUMUZ GERÇEKTEN ÇOK BÜYÜK DEMEKTİR… GEÇMİŞ OLSUN POLİS KARDEŞİM.
Kafanızda şöyle bir canlandırın.. Aslında sıradan bir trafik kontrolüydü… Girne Alsancak Çevreyolu’nda polis görevini yapıyordu. 65 kilometre hız sınırı olan yolda, iddiaya göre 105 kilometre hızla gelen plakasız bir motosiklet…
Polisin “dur” ihtarı… Ve sonrası inanılır gibi değil. Durmak yerine gaza basan bir kişi… Görev başındaki trafik polisine çarpıyor. Yaralıyor. Kaçıyor. Yetmiyor, polisin telefonuna da zarar verdiği iddia ediliyor. Bu kişinin adı Yaşar Seçmen.
Şimdi sorulması gereken çok basit sorular var. Yaşar Seçmen kimdir? Bu ülkedeki yasal statüsü nedir? Çalışma izni var mıdır? Bu ülkede ne sıfatla bulunmaktadır? Çünkü ortaya çıkan bilgiler düşündürücü. Motor ehliyeti olmadığı öğreniliyor. Disco ve barlarda korumalık yaptığı belirtiliyor.
Çalışma izni konusu henüz net değil. Düşünebiliyor musunuz? Bir kişi plakasız motosikletle trafiğe çıkıyor. Hız sınırını aşıyor. Polisin dur ihtarına uymuyor. Polisi yaralayıp kaçmayı göze alıyor. Peki bu cesaret nereden geliyor? Kimden güç alıyorlar?
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bu kadar kolay suç işlenecek bir ülke haline mi geldi? İnsanların plakasız araçlarla, ehliyetsiz şekilde yollara çıkabileceği… Polisin üzerine araç sürebileceği…Sonra da hiçbir şey olmamış gibi davranabileceği bir yer miyiz?
Mesele sadece bir trafik suçu değildir. Mesele çok daha derindir. Bugün ülkede güvenliği sağlamakla görevli polisimizin işi her geçen gün daha da zorlaşıyor. Çünkü suç işlemeyi alışkanlık haline getiren bazı kişiler artık karşısındakinin kim olduğuna bakmıyor.
Sivil vatandaşmış… Polismiş… Fark etmiyor. Kural tanımayan bir anlayış, toplumun huzurunu tehdit ediyor. Polis sadece trafik kontrolü yapmıyor artık. Kimin karşısına çıkacağını bilmeden görev yapıyor. Kimlik soruyor, saldırıya uğruyor.
Trafik denetimi yapıyor, üzerine araç sürülüyor.
Görevini yapıyor, hedef oluyor. Bu kabul edilebilir değildir. İlgili şahıs bunu Türkiye’de yapsa, polis onu ne hale getirir, arkasından kaç mermi sıkar, vurulur mu? Karakolda neler yaşar? Düşünmek bile istemiyorum. Bu ada polisinin naifliği sanırım zaman zaman yanlış anlaşılıyor, istismar ediliyor
Bu ülkede yaşayan herkes, kim olursa olsun, nereden gelirse gelsin aynı kurallara uymak zorunda… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti polisi, halkı, işçisi, emekçisi sahipsiz değildir. Olmamalıdır.
Eğer birileri bu ülkede suç işlemenin kolay olduğunu düşünüyorsa… Eğer birileri “nasıl olsa bir şey olmaz” rahatlığıyla hareket ediyorsa… Asıl mücadele edilmesi gereken zihniyet budur. Çünkü mesele sadece Yaşar Seçmen meselesi değildir. Mesele devlet otoritesidir. Mesele kamu düzenidir.
Mesele bu ülkede huzur içerisinde yaşamak isteyen insanların güvenliğidir. Bugün polisine sahip çıkamayan bir yapı… Yarın vatandaşını da korumakta zorlanır. KKTC suça meyilli kişilerin bu kadar rahat at oynayacağı bir yer olamaz, müsade edemeyiz
POLİS KARSEŞİMİZ HALAN HASTANEDE. GEÇMİŞ OLSUN KARDEŞİM…
- Küçük esnaf batarken sektörler de tehdit altında...
- Gençler adalet istiyor, fırsat eşitliği istiyorKONTROLSÜZ NÜFUS ARTIŞI… PLANSIZ VERİLEN VATANDAŞLIKLAR… ARTAN SUÇ ORANLARI… BOZULAN SOSYAL YAPI… GENÇLERİN AİDİYET DUYGUSU HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA YARA ALIYOR. GENÇLER ADALET İSTİYOR. FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYOR. GELECEK İSTİYOR. ŞU AN EN BÜYÜK KAYIP, GENÇLERİN BU ÜLKEDE KALIP DA ARTIK O ÜLKEYE İNANMAMASI. ÇÜNKÜ BİR ÜLKEYİ CANIN KADAR SEVMEK DE TEK BAŞINA YETMİYOR Kıbrıslı Türk genç olmak zor… Hem de çok zor. Bugünün gençleri, kendilerinin yaratmadığı sorunların bedelini ödüyor. Yılların biriktirdiği çözümsüzlük… Dünyanın uyguladığı izolasyon… Ekonomik çıkmazlar… Plansızlık… Ve en kötüsü de umutsuzluk… Hepsi bugünün gençlerinin omuzlarında. Bir tarafta enflasyon… Diğer tarafta dövizin altında ezilen hayatlar… Kira sterlin… Ev fiyatı sterlin… Eğitim pahalı… Yaşam pahalı… Gelir ise bu yarışın çok gerisinde. Ailesinden destek alamayan bir gencin bugün kendi ayakları üzerinde durması neredeyse imkânsız hale geldi. Bir ev sahibi olmak artık hayal… Kendi işini kurmak büyük cesaret… Ertelenen hayaller… “Gelmeyin bu memlekete” tavsiyeleri arasında karışan kafalar… Gelecek planı yapmak ne mümkün… Kendi ülkesinde adeta yabancı gibi yaşayan Onbinler… Üstelik mesele sadece ekonomi değil. Kıbrıslı Türk gençleri dünyadaki yaşıtları gibi özgür hareket edemiyor. Doğrudan uçuş hakkı yok. Uluslararası alanda önü kapalı. Kimi fırsatlara ulaşmak için hep daha fazla mücadele etmek zorunda. Bu sorunları bugünün gençleri yaratmadı. Ama bedelini en ağır onlar ödüyor. Kendi ülkesinde de tablo kolay değil. Kontrolsüz nüfus artışı… Plansız verilen vatandaşlıklar… Artan suç oranları Bozulan sosyal yapı… Gençlerin aidiyet duygusu her geçen gün biraz daha yara alıyor. Bir de liyakat meselesi var… Çalışmanın, üretmenin, başarının önüne parti ilişkileri geçerse; gençler bu ülkeye nasıl inanacak? “Okuyun, çalışın, kendinizi geliştirin” dediğimiz gençler, karşılarında adil bir sistem bulamazsa ne yapacak? Bugünün gençleri devraldıkları sorunları çözmeyi bırakın, o sorunların ağırlığı altında eziliyor. Devletin ise gençlere yönelik gerçekçi ve sürdürülebilir bir politikası yok. Genç istihdamını artıracak… İlk evini almasını kolaylaştıracak… Kendi köyünde tarım yapmasını, hayvancılık yapmasını, üretime katılmasını sağlayacak modeller yaratılmalıydı. Tarım Lisesi gibi, daha bilinçli, toprağıma, köyüne sahip çıkacak gençleri yetiştirmek, devamında yatırım yapmalarını teşvik edecek bir sistem için hiç kafa yorulmadı Bu ülkenin gençleri sadece iş istemiyor. Partizanlığın ve adam kayırmanın, partili olmanın en büyük istihdam kapısı olduğu bu ülkede… Adalet istiyor. Fırsat eşitliği istiyor. Gelecek istiyor. Şu an en büyük kayıp, gençlerinin kalıp da artık o ülkeye inanmamasıdır
- Konut piyasası büyüyor ama ülkenin gençleri ev alamıyor
- Siyasetin çözmesi gereken tarihi bir meseleyi bireylerin üzerine yıkarak adalet sağlanamaz
- Kıbrıs’ta sadece diplomasi değil, dengeler de değişiyor…
- Bu Kaçak Mallar Kimin İçin Geldi?
- Tek bir gerçeğimiz var; bilet fiyatları çok pahalı
- Kalıcı barış, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinden geçer
- “Çalışırsam ev alırım” duygusu hızla yok oluyor
- Bakan Çavuşoğlu, yüksek mahkeme kararı ile adeta "ortada kalan" gençler için bir formül arayışında olduğunu reddetmiyor
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































