Hiçbir alanda yatırım yapmayan bir devlet
16/03/2026
Hüseyin Ekmekci
HİÇBİR ALANDA YATIRIM YAPMAYAN BİR DEVLET. VATANDAŞ KENDİ HALİNE BIRAKILDI. KAMU KAYNAKLARI HAR VURULUP HARMAN SAVRULDU… PARA VAR, İCRAAT YOK…
ON MİLYAR 500 MİLYON TL AYLIK MAAŞ, 3 MİLYAR TL YILLIK EK MESAİ ÖDEYEN DEVLET, 1 MİLYAR TL ÖDEYEREK SIFIRDAN BİR OKUL YAPAMIYOR. BANKALARA BORÇ BÜYÜDÜKÇE BÜYÜYOR
KKTC’de sahte diploma davası aslında yaşadığımız dönemin aynasıdır. Bu nedenle dibine kadar gidilmesi önemlidir. Vereni de, aracıyı da, isteyeni de, alanı da bu kapsamda en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Çünkü mesele sadece birkaç kişinin sahte belge alması değildir.
Mesele, devlet düzeninin nasıl çürüdüğünü gösteren bir tablo ile karşı karşıya olmamızdır. Belki de bu musibet, bu ülkede insan gibi bir gelecek için önemli bir fırsattır. Polis ve savcılık en iyisini yapmak, yargı hiç vakit kaybetmeden gereğini yerine getirmek durumundadır
Liyakat öldü. Adamcılık, particilik, yandaşlık, akrabalık yani nepotizm kazandı. Hakkı olmayanlar hak etmedikleri yerlerde en yüksek maaşla, devletin tüm imkanlarını tepe tepe kullanarak hak yemeye devam ediyor.
Bu ülkede gerçekten emek vererek, okuyarak, kendini geliştirerek bir yere gelmek isteyen gençler ise giderek daha fazla umutsuzluğa sürükleniyor. Her şey toplumun gözü önünde gerçekleşiyor. Gençliğe net çağrımdır: Daha çok mücadele, inatla bu topraklara sarılma…
Toplum da refleksini büyük ölçüde yitirdi. Yolsuzluk tartışması yapıyoruz, sosyal medyada birkaç gün konuşuyoruz ve görevimizi yaptığımızı düşünüyoruz. Oysa mesele çok daha derin. Bu nedenle son dönemde KTAMS’ın işe gitmeyen kamu çalışanlarıyla ilgili başlattığı girişimi son derece önemli buluyorum.
Bir sendikanın dahi ortaya koyabildiği bu refleksi devlet kurumlarının gösterememesi başlı başına bir sorun. Yüzlerce personel yerinde değil ama, amirinin, müdürünün bundan haberi yok? Tam aksine, üst astına söz geçiremiyor artık. Sapla saman karışalı çok oldu…
İktidar partileri içerisinde yandaşa dağıtılan imkanlar o kadar geniş bir alan kapladı ki, bu artık normal sayılıyor. Kamunun en alt kademesinden en üstüne kadar siyasi sadakat karşılığında dağıtılan imkanlar var. Birileri buna itiraz ettiğinde ise verilen cevap: “Ma sen kurtaracan memleketi…”
İşte tam da bu noktada muhalefetin sorumluluğu başlıyor. CTP bugün iktidara hazırlanıyor. Ama sadece iktidara hazırlanmak yetmez. Toplumun önüne açık ve net bir yol haritası koymak gerekir. Hem kısa sürede yapılacakları hem de köklü reformları anlatmak zorundadır.
Çünkü bu ülkenin artık makyaj politikalarına değil, radikal ama akıllı reformlara ihtiyacı vardır. Bunu idrak edemeyen hiç kimse iktidara falan talip olmasın. Yapılması gerekenler bellidir. Artık makam mevki için kimsenin nazını çekecek halimiz, vaktimiz, takadımız kalmadı…
Peki ne yapılmalı? Öncelikle kamu personel rejimi baştan aşağı yeniden düzenlenmeli. Liyakat öncelikli, şeffaf ve merkezi sınav sistemine dayalı, geçici istihdamına tamamen son verecek bir istihdam modeli kurulmadan bu düzen düzelmez. Siyasi referansla işe girme dönemi sona ermeli.
Kamu performans sistemi gecikmeden kurulmalı. İşe gitmeyen, görevini yapmayan, yıllarca verimsiz çalışan kamu personelinin tespit edilmesi ve yaptırımla karşılaşması gerekir. Devlet maaş dağıtan bir kurum değil, hizmet üreten bir organizasyon olmak zorunda
Kamu kurumlarının yönetimi hızlı bir şekilde profesyonelleştirilmelidir. Kurumların başına siyasi sadakatle değil, mesleki yeterlilikle yöneticiler atanmalı. Kurumları bilen, yöneticilik becerisi olan, hesap verebilen insanlar görev almalı
Kamu maliyesinde disiplin sağlanmalı. Her ay yaklaşık 10.5 milyar TL maaş ve benzeri gider ödüyor ve bu ödemelerin önemli bir kısmı en az 2 milyar TL borçlanma ile karşılanıyor. Kamu harcamaları yeniden yapılandırılmalı, gereksiz kadrolara veda etmek edilmeli
Vatandaşlık ve istihdam politikası yeniden düzenlenmeli. Artık yeter… Plansız verilen vatandaşlıklar ve siyasi istihdamlar kamu maliyesini ve toplumsal dengeleri bozuyor. Bu konuda şeffaf, kriterlere dayalı bir sistem kurulmalı.
Bu çağda halen hizmet şekli çok kötü. Kamu hizmetleri dijitalleştirilmeli ve denetlenebilir hale getirilmeli. Teknoloji kullanmadan verimli bir kamu düzeni kurmak mümkün değil artık. Dijital denetim mekanizmaları hem yolsuzluğu azaltır hem de hizmet kalitesini artırır.
Gerçek ortada. Tablomuz bu. Kamu maliyesi her ay 2 milyar borçlanarak maaş ödüyor, bir o kadar da biriken borçlar için borç alınıyor. Vatandaş ise ödediği vergilerin karşılığında yeterli hizmet alamıyor. Devlet büyüyor ama hizmet küçülüyor. Kurumlar ağırlaşıyor ama verimlilik düşüyor.
Soralım bakalım: Bu çark aynen devam edecek mi? Yoksa birileri gerçekten cesaret gösterip gereksiz vatandaşlıklara, verimsiz istihdamlara, liyakatsiz atamalara ve siyasi patronaj düzenine neşter vuracak mı? Çünkü sahte diploma meselesi aslında bir sonuçtur.
- Seçmenin öfkesinin arkasına saklanmak kimseye bir şey kazandırmaz
- 20 Temmuz'u doğru okumak zorundayız
- Çocukları koruyan bir sistem maalesef kurulamadı
- Çocuk İzlem Merkezi Yasası on dört yıldır rafta bekliyor
- Polise Giden Birçok Yabancı Hakkını Arayamıyor
- Suda yaptığımız hataları yapmayalım yeter
- Bu ülkede suç işlemek neden bu kadar kolay
- Küçük esnaf batarken sektörler de tehdit altında...
- Gençler adalet istiyor, fırsat eşitliği istiyorKONTROLSÜZ NÜFUS ARTIŞI… PLANSIZ VERİLEN VATANDAŞLIKLAR… ARTAN SUÇ ORANLARI… BOZULAN SOSYAL YAPI… GENÇLERİN AİDİYET DUYGUSU HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA YARA ALIYOR. GENÇLER ADALET İSTİYOR. FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYOR. GELECEK İSTİYOR. ŞU AN EN BÜYÜK KAYIP, GENÇLERİN BU ÜLKEDE KALIP DA ARTIK O ÜLKEYE İNANMAMASI. ÇÜNKÜ BİR ÜLKEYİ CANIN KADAR SEVMEK DE TEK BAŞINA YETMİYOR Kıbrıslı Türk genç olmak zor… Hem de çok zor. Bugünün gençleri, kendilerinin yaratmadığı sorunların bedelini ödüyor. Yılların biriktirdiği çözümsüzlük… Dünyanın uyguladığı izolasyon… Ekonomik çıkmazlar… Plansızlık… Ve en kötüsü de umutsuzluk… Hepsi bugünün gençlerinin omuzlarında. Bir tarafta enflasyon… Diğer tarafta dövizin altında ezilen hayatlar… Kira sterlin… Ev fiyatı sterlin… Eğitim pahalı… Yaşam pahalı… Gelir ise bu yarışın çok gerisinde. Ailesinden destek alamayan bir gencin bugün kendi ayakları üzerinde durması neredeyse imkânsız hale geldi. Bir ev sahibi olmak artık hayal… Kendi işini kurmak büyük cesaret… Ertelenen hayaller… “Gelmeyin bu memlekete” tavsiyeleri arasında karışan kafalar… Gelecek planı yapmak ne mümkün… Kendi ülkesinde adeta yabancı gibi yaşayan Onbinler… Üstelik mesele sadece ekonomi değil. Kıbrıslı Türk gençleri dünyadaki yaşıtları gibi özgür hareket edemiyor. Doğrudan uçuş hakkı yok. Uluslararası alanda önü kapalı. Kimi fırsatlara ulaşmak için hep daha fazla mücadele etmek zorunda. Bu sorunları bugünün gençleri yaratmadı. Ama bedelini en ağır onlar ödüyor. Kendi ülkesinde de tablo kolay değil. Kontrolsüz nüfus artışı… Plansız verilen vatandaşlıklar… Artan suç oranları Bozulan sosyal yapı… Gençlerin aidiyet duygusu her geçen gün biraz daha yara alıyor. Bir de liyakat meselesi var… Çalışmanın, üretmenin, başarının önüne parti ilişkileri geçerse; gençler bu ülkeye nasıl inanacak? “Okuyun, çalışın, kendinizi geliştirin” dediğimiz gençler, karşılarında adil bir sistem bulamazsa ne yapacak? Bugünün gençleri devraldıkları sorunları çözmeyi bırakın, o sorunların ağırlığı altında eziliyor. Devletin ise gençlere yönelik gerçekçi ve sürdürülebilir bir politikası yok. Genç istihdamını artıracak… İlk evini almasını kolaylaştıracak… Kendi köyünde tarım yapmasını, hayvancılık yapmasını, üretime katılmasını sağlayacak modeller yaratılmalıydı. Tarım Lisesi gibi, daha bilinçli, toprağıma, köyüne sahip çıkacak gençleri yetiştirmek, devamında yatırım yapmalarını teşvik edecek bir sistem için hiç kafa yorulmadı Bu ülkenin gençleri sadece iş istemiyor. Partizanlığın ve adam kayırmanın, partili olmanın en büyük istihdam kapısı olduğu bu ülkede… Adalet istiyor. Fırsat eşitliği istiyor. Gelecek istiyor. Şu an en büyük kayıp, gençlerinin kalıp da artık o ülkeye inanmamasıdır
- Konut piyasası büyüyor ama ülkenin gençleri ev alamıyor
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































