Küçük esnaf batarken sektörler de tehdit altında...
09/07/2026
Hüseyin Ekmekci
NE GÜNEŞ DEĞİŞTİ, NE DENİZ… DOĞA AYNI DOĞA… ESNAF YERİNDE DURUYOR; OTELLER YERLİ YERiNDE… NEDEN HEM AVRUPALI TURİST AZALIYOR, HEM RUMLAR GELMİYOR?
CEVAP ÇOK BASİT… DAHA PAHALIYIZ… TL EURO’YA KARŞI AVANTAJINI KAYBETTİ.. KÜÇÜK ESNAF BATARKEN, SEKTÖRLER DE TEHDİT ALTINDA… UYUMAYA, SEÇİM PLANI YAPMAYA DAVAM…
Ortada görmezden gelemeyeceğimiz çok ciddi bir tablo var. Rakamlar bağırıyor. Turist sayısı düşüyor. Avrupa’dan gelen turist neredeyse yok denecek seviyeye geriliyor. Güney Kıbrıs’tan gelip Kuzey’de ciddi harcama yapan Kıbrıslı Rumların sayısı ise hızla azalıyor.
Sadece bir rakamdan bahsetmiyorum. İyi okursanız, enflasyon ve dövizdeki artışın KKTC’yi hızla mukayeseli avantajlarını kaybeden bir ülke sınıfına soktuğunu göreceksiniz. Rakamlar düzenli bir şekilde kötüye gidiyor. Çok istikrarlı bir şekilde kötüye gidiş hızlanıyor…
Yıllarca TL- Euro dengesi nedeniyle Güney’de yaşayanlar için Kuzey Kıbrıs bir “avantajlı alışveriş noktası” olmuştu. Marketten restorana, akaryakıttan hizmet sektörüne kadar ciddi bir ekonomik hareket yaratıyordu. Berber, kuaför dahi bu pastadan payını almaktaydı…
Ama artık tablo değişti Neden? Ne güneşimiz değişti… Ne denizimiz… Ne tarihimiz… Ne doğamız… Ne de insanımız… tarihi eserler yerli yerinde. Market, berber aynı yerde… Değişen tek şey var: Kontrol edilemeyen pahalılık. Kuzey tek TL bazında değil. Döviz bazında da pahalı.
Birkaç gün önce konut kira rakamlarını paylaşmıştım. Başbakanlığa bağlı İstatistik Kurumu verilerine göre Haziran 2025’te ortalama 18 bin 943 TL olan ev kirası, Haziran 2026’da 27 bin 847 TL’ye çıktı. Bir yıldaki artış yüzde 47. Aynı dönemde yıllık enflasyon yüzde 38.46.
Yani kira artışı hayat pahalılığının bile üzerinde.
Daha önemlisi şu: Kira piyasasının ana belirleyicisi olan sterlin bazında da artış var. Ortalama kira 345 sterlinden 450 sterline yükseldi. Yani mesele sadece “TL değer kaybetti” meselesi değil. Biz dövizle de pahalandık.
Güney’den gelen Kıbrıslı Rumların azalmasının temel nedeni de bu. Rakam çok net. 2023 yılının ilk beş ayında kara kapılarından Kuzey’e geçen Kıbrıslı Rum sayısı 1 milyon 180 bindi. 2024’te 1 milyon 175 bine düştü. 2025’te 1 milyon 7 bine geriledi. 2026’da sadece 837 bin 580.
Yani yüz binlerce geçiş kaybettik. Sadece geçen yıla göre kayıp 170 bin geçiş. Bu insanlar sadece gelip geçmiyordu. Para harcıyordu. Restorana gidiyordu. Alışveriş yapıyordu. Küçük esnafa dokunuyordu. Ekonominin çarkına katkı koyuyordu. Bugün o çark yavaşlıyor.
Turizmde Avrupa pazarı eriyor. Diğer taraftan Güney’den gelen ekonomik hareket azalıyor. Türkiye’den gelen turist sayısındaki artış elbette önemli ama tek başına bu kaybı kapatmaya yetmez. Turizm çeşitlilik ister. Farklı pazarlara ulaşmak ister. Döviz girdisi ister.
Her geçen gün daha dar bir alana sıkışıyoruz. Asıl tehlike de burada. Bu bir girdap. Pahalılık müşteriyi kaçırıyor. Müşteri azalınca gelir düşüyor. Gelir düşünce maliyetler daha fazla hissediliyor. Maliyet arttıkça fiyat yeniden yükseliyor. Ve aynı döngünün içine tekrar giriyoruz.
Bugün sormamız gereken soru basit: Kuzey Kıbrıs nasıl oldu da Türk Lirası kullanılan bir ekonomi olmasına rağmen, Euro kullanan Güney’e göre cazibesini kaybetmeye başladı? Sorun güneşte değil. Sorun denizde değil. Sorun bu ülkenin güzelliğinde hiç değil.
Sorun, plansızlıkta… Sorun, kontrol edilemeyen maliyetlerde… Sorun, üretmeden pahalılaşan bir ekonomik yapıda. Eğer bu gidişat değişmezse, kaybettiğimiz sadece turist olmayacak. Bugün gelen Rumlar azalacak, yarın esnafı kaybedeceğiz, devamında sektörler çökecek
- Gençler adalet istiyor, fırsat eşitliği istiyorKONTROLSÜZ NÜFUS ARTIŞI… PLANSIZ VERİLEN VATANDAŞLIKLAR… ARTAN SUÇ ORANLARI… BOZULAN SOSYAL YAPI… GENÇLERİN AİDİYET DUYGUSU HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA YARA ALIYOR. GENÇLER ADALET İSTİYOR. FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYOR. GELECEK İSTİYOR. ŞU AN EN BÜYÜK KAYIP, GENÇLERİN BU ÜLKEDE KALIP DA ARTIK O ÜLKEYE İNANMAMASI. ÇÜNKÜ BİR ÜLKEYİ CANIN KADAR SEVMEK DE TEK BAŞINA YETMİYOR Kıbrıslı Türk genç olmak zor… Hem de çok zor. Bugünün gençleri, kendilerinin yaratmadığı sorunların bedelini ödüyor. Yılların biriktirdiği çözümsüzlük… Dünyanın uyguladığı izolasyon… Ekonomik çıkmazlar… Plansızlık… Ve en kötüsü de umutsuzluk… Hepsi bugünün gençlerinin omuzlarında. Bir tarafta enflasyon… Diğer tarafta dövizin altında ezilen hayatlar… Kira sterlin… Ev fiyatı sterlin… Eğitim pahalı… Yaşam pahalı… Gelir ise bu yarışın çok gerisinde. Ailesinden destek alamayan bir gencin bugün kendi ayakları üzerinde durması neredeyse imkânsız hale geldi. Bir ev sahibi olmak artık hayal… Kendi işini kurmak büyük cesaret… Ertelenen hayaller… “Gelmeyin bu memlekete” tavsiyeleri arasında karışan kafalar… Gelecek planı yapmak ne mümkün… Kendi ülkesinde adeta yabancı gibi yaşayan Onbinler… Üstelik mesele sadece ekonomi değil. Kıbrıslı Türk gençleri dünyadaki yaşıtları gibi özgür hareket edemiyor. Doğrudan uçuş hakkı yok. Uluslararası alanda önü kapalı. Kimi fırsatlara ulaşmak için hep daha fazla mücadele etmek zorunda. Bu sorunları bugünün gençleri yaratmadı. Ama bedelini en ağır onlar ödüyor. Kendi ülkesinde de tablo kolay değil. Kontrolsüz nüfus artışı… Plansız verilen vatandaşlıklar… Artan suç oranları Bozulan sosyal yapı… Gençlerin aidiyet duygusu her geçen gün biraz daha yara alıyor. Bir de liyakat meselesi var… Çalışmanın, üretmenin, başarının önüne parti ilişkileri geçerse; gençler bu ülkeye nasıl inanacak? “Okuyun, çalışın, kendinizi geliştirin” dediğimiz gençler, karşılarında adil bir sistem bulamazsa ne yapacak? Bugünün gençleri devraldıkları sorunları çözmeyi bırakın, o sorunların ağırlığı altında eziliyor. Devletin ise gençlere yönelik gerçekçi ve sürdürülebilir bir politikası yok. Genç istihdamını artıracak… İlk evini almasını kolaylaştıracak… Kendi köyünde tarım yapmasını, hayvancılık yapmasını, üretime katılmasını sağlayacak modeller yaratılmalıydı. Tarım Lisesi gibi, daha bilinçli, toprağıma, köyüne sahip çıkacak gençleri yetiştirmek, devamında yatırım yapmalarını teşvik edecek bir sistem için hiç kafa yorulmadı Bu ülkenin gençleri sadece iş istemiyor. Partizanlığın ve adam kayırmanın, partili olmanın en büyük istihdam kapısı olduğu bu ülkede… Adalet istiyor. Fırsat eşitliği istiyor. Gelecek istiyor. Şu an en büyük kayıp, gençlerinin kalıp da artık o ülkeye inanmamasıdır
- Konut piyasası büyüyor ama ülkenin gençleri ev alamıyor
- Siyasetin çözmesi gereken tarihi bir meseleyi bireylerin üzerine yıkarak adalet sağlanamaz
- Kıbrıs’ta sadece diplomasi değil, dengeler de değişiyor…
- Bu Kaçak Mallar Kimin İçin Geldi?
- Tek bir gerçeğimiz var; bilet fiyatları çok pahalı
- Kalıcı barış, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinden geçer
- “Çalışırsam ev alırım” duygusu hızla yok oluyor
- Bakan Çavuşoğlu, yüksek mahkeme kararı ile adeta "ortada kalan" gençler için bir formül arayışında olduğunu reddetmiyor
- Siyaset, kendi eliyle ve adil bir yöntemle seçmediği gençleri geçici öğretmen yapıyor
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































