Ayla Kahraman yazdı: Sevgililer günü mü para harcama günü mü?
07/02/2026
Ayla Kahraman
Günümüzde gelinen noktada, tatil, akşam yemeği, maddi değeri yüksek tüketim ürünleri, sevgililer gününün anlamını değiştirmiş olabilir mi?
Özüne uygun biçimde, sevgimizi “sevgiyle, aşkla” göstermek yerine kuyumcuların yolunu mu tutmalı?
Sevgiyi gösterme biçimimiz ne kadar da değişti? Bizler ne zaman sevgimizi davranışlara dökmeyi unutup tüketen etiketini taşıyan ve etkileyici hediyeler arayan kişiler haline geldik?
Aslında kısaca “satın almak” sözcükleri ile binlerce yıllık “sevgililer günü” ilişkisinden, bir arada anılmasından hoşlanmadığımı fark ettim. Çarşıya bir çıkın, kuyumcudan, ayakkabıcıya kadar her vitrin kalplerle ve yönlendirici mesajlar ile dolu. Sanal medya daha beter. Romantik tatiller, hafta sonu sürprizleri…elbette parası olana. Olmayan ise bir anda üç beş kat pahalılaşan çiçeklerle yetinmek zorunda. Tam bir stres kaynağı. Ne dersiniz? Ben, bir noktada, sevgililer günü ve “satın alma eylemi” arasındaki ilişkinin zayıflaması gerektiğini düşünürüm. Pahalı hediye çok sevildiğinizi göstermiyor; sevgili veya eş. Hediyelerin, pahalı akşam yemeklerinin, tatillerin yerine başka bir şeyler düşünülmelidir. Sevgi ile ilgili. Sevginin kalbi ve beyni ile ilgili bir şeyler düşünülmeli, bence. Davranışlarımız ve düşüncelerimizin ürünü bir şeyler. Sevileni şaşırtacak, sevindirecek ve para ile alınmayan, hazır olmayan bir şeyler. Düşünün. Ben düşündüm bile. Arka bahçedeki zibil gibi görünen dağınıklık toparlansa ne güzel olur. Daha güzeli ilk dans ettiğimiz şarkıyı hatırlasa -hatırlamazsa ben hatırlatacağım- ve dans etsek. Sonra kıl payı ölümden döndüğünde sarılmalarımızı bir daha yaşasak ve şükretsek. Aklımda daha neler var ama ben sözü ve düşünceyi size bırakmayı yeğlerim.
Çiçek konusuna söz yok. Sevgilinin yetiştirdiği veya aldığı çiçek; aşkı dillendirir zaten. En pahalı buketi aramazsanız eğer kıymetlidir ama. Hele bir de sevgilinizin sevdiği çiçekse. Düşünün ki, eşinizin seçkin bir hobisi var. Geçim derdi falan, uzun zamandır uzak kalmış. Ona özel bu ayrıcalığı, belki biraz zorlanarak yerine getirdiniz. Ne bileyim 4-5 ay para biriktirdiniz ve o ağaç işleri takımını aldınız. Buna da lafım yok. Sözüm moda olanı ve prestij kazandıranı hedefleyerek plan yapanlara. Buna inananlar var. Bunu sevginin göstergesi olarak kabul edenler var. Oysaki sadece savurganlık.
Kuyumcuların ve diğer pahalı ürünlerin kârlı dönemlerini kıskandığımı sanmayın. Ben sadece duygularımızın, sevgimizin bize kılavuz olmasını diliyorum.
Hepiniz biliyorsunuz. Pahalı hediye yüksek, güçlü, doğru sevgiyi gösterme konusunda oldukça yetersizdir. Sevgilisinden, eşinden, hayat arkadaşından pahalı bir şeyler bekleyenler, bana kızmayın. Gerçek bir sevgi satın alınamayacak kadar değerlidir.
Sizinle paylaşmak istediğim bir konu da sevgililer günü her ne kadar, otoritenin yasakladığı aşk, sevda evliliklerine karşı bir başkaldırının hatırasını taşıyor olsa da sadece romantizm ile ilgili değildir. Bütün sevilenlerin; eş, dost, evlat…farkındalık günüdür. Belki cebinizden biraz para çıkar ama kalbiniz çok daha fazlasını söyler.
Nihayetinde bu bir eleştiri sohbeti değildir. Sevginin gösterimi ile ilgili sadece maddiyata dayalı bir bakışınız varsa, kadın veya erkek- sorun yok. Bu sizsiniz. Ama bir gerçek var ki, sevmek, sevgiyi ifade etmek, sevginin koruyucu güvenini yorgan yapmak; para ile sahip olunacak bir şey değildir. Sevginin maddi harcama ile kanıtlanacağı bir gerçeklik yoktur. Bu nedenle, sevgili kadın ve erkekler para baskısını aşk göstergesinden uzaklaştırmanızı dilerim. İnanıyorum ki aşk, sevgi kalıcılığının pusulası böyle daha iyi çalışacak ve önümüzü görebileceğiz.
Son olarak, romantizmin ticari çıkarların kölesi olduğu 21nci yüzyılda bazılarınız bugünü yalnız geçirecek. Sorun değil. Geçen yıl da başkaları yalnızdı. Mesele, zamanı aşan ilişkileri yaşama getirmekte. Üstelik sevgili yoksa; aile ve dostlar var.
- ÇOCUKLARI ANLAMAK, KATEGORİLEŞTİRMELERİNİ ENGELLEYEBİLİR
- ÇOCUKLARDA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN PEK ÇOK NEDENİ OLABİLİR
- DÜŞSEL BİR DÜNYA KURMAK MÜMKÜNDÜR
- GÜNÜMÜZ İNSANI
- TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE YİTİRİLEN İNSANİ DEĞERLER
- ÇOCUK VE ŞİDDET
- AKIP GİDEN ZAMAN VE ÖNCELİKLERİMİZ
- ÖLÜMÜN KARŞISINDAKİ ÇARESİZLİK
- MÜKEMMEL EBEVEYNLİK BİR HAYAL MI?
- Gençlerde Şiddet İçeren Davranışlar Arttı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































