Advertisement

Advertisement

Ergen Yalnızlığı

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
18/10/2025


Ayla Kahraman Ayla Kahraman


      Gençlerin bir taraftan geleceklerini kurma gayreti içinde dersten kursa koşuşturmaları diğer taraftan sosyal alanda seçkin olmalarını sağlayan becerilerle donatılmaları yalnızlıklarına çözüm değil kanaatindeyim.

     “Ama tabletleri, telefonları, bilgisayarları ve kendilerine ait ayrı bir dünyaları var” dediğinizi duyar gibiyim. Üstelik o sanal dünyada oyunlar oynuyorlar, yeniklik veya zafer duygusunu da yaşıyorlar. Dışardan gördüğümüz bu.

      Bilim dünyasından aldığımız haberlere göre, son dönemlerde, her yaştan insanda kaygı bozuklukları arttı. Ne yazık ki depresif çöküntüler ve yapıcı olmaktan uzak stres yükü çocuk ve gençleri her zamankinden daha fazla hedef almaktadır.

      Yani, iyi bir eğitim, özel dersler ve geliştirici etkinliklerin ardından çocuğun, ergenin odasında hak ettiği sanal dünyaya koşması; ona kendini iyi hissettirmeye yetmiyor. Yalnız hissetmesini engellemiyor.

      “Yalnız hissetmek” her yaş dönemindeki insan için tedirgin edicidir. Kişi kendini dışlanmış, işe yaramaz biri gibi algılar. Başarı hedefleri anlamını yitirir. Pek çok yetişkinin yaşadığı çöküntüde bu duygunun izleri vardır.

      Genç insanın kaçtığı sanal dünya, zamanı tüketip, biraz rahatlamasını sağlamaktan öteye gitmez. Hafif bir sakinleştirici gibi. Yalnız hissetmek giderek artar ve kendilik değerini düşürür. Bir anlamsızlık genç insanı sarıverir. Yüksek notlar, falanca okula kabul edilmesi falan beklenen memnuniyeti yaratmaz. Dışarıdan çok şanslı görünebilir ama o kendini bitmiş, tükenmiş ve tez zamanda hayattan emekli olması gerekliymiş gibi duyumsar.

      Yukarıdaki karamsar paragrafı ben de sevmedim. Yazmak da istemezdim. Ancak bilmeliyiz ki bütçemizi, zamanımızı, ilgimizi, sevgimizi vermekten kaçınmadığımız çocuklarımızın dünyasında bunlar sandığımız kadar işe yaramıyor. Ebeveyn sevgi ve şefkatinin vazgeçilmez değerini unutmayarak bunları yazıyorum. En başta ve daima ebeveyn sevgisi, şefkati ve kabulü gelir. Yargılamayan, evladına karşı görevlerini yaparken onu borçlu çıkarmayan ebeveyn. “Sen her şeyden, her başarıdan daha değerli ve önemlisin” diyen ebeveyn.

      Bunlar gerekli fakat görünen o ki artık yeterli değil. Yalnızlık özellikle ergen genç için bu yüzyılın ciddi bir çıkmazıdır. Yalnızlığın en etkili ilacı da ait hissetmektir.

      “Ait hissetmek” derken; öncelikle sanal olmayan gerçek akran grubu ilişkilerinden söz ediyorum. Sosyal hayatın her yönünü deneyimlediği ve genci yetişkinliğe hazırlayan akran ilişkileri çok kıymetlidir. Sanal olmayan yaşamda, gündelik hayatın içinde ve gelişimsel beklentilere uygun olarak elbette. Yani, arkadaşlarıyla can ciğer iken, sorunlar yaşayacak çözecek mesela. Sevgilisinin bir derdi var diye fizik sınavına yeterince çalışmayacak ve notunu düşük alırken, sevdikleriyle görevleri arasındaki dengeyi kurması gerektiğini fark edecek. Eve bazen güçlü, aydınlık bir duygudurumla gelecek, bir başka gün yüzünden düşen bin parça olacak. Mümkünse, dersler, kurslar, arkadaş buluşmaları dışında yaşamı tanıyabileceği bazı görevleri olacak. Bazı tatillerde kendini ve ne istediğini anlamak için çalışacak. Kazandığı parayı özgürce harcayacak.

      Toplumsal yaşamın dinamikleri ergen için daha hızlı bir akış içinde olmalıdır. Ergenin kendi varoluş değerlerini besleyip geliştirdiği sosyal yaşamın yollarını açmanın, sanal aleme ve yarattığı yalnızlığa karşı güçlü bir seçenek olduğunu düşünürüm.  

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ayla Kahraman

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.