Biz bu ülkeden vazgeçtik…
10/06/2026
Hüseyin Ekmekci
BİZ BU ÜLKEDEN VAZGEÇTİK… MEMUR OLMAK VE MAAŞ ALMAK HEDEFLERİ DIŞINDA ÜLKEDEN BİR BEKLENTİ YOK… GİDEREK DAHA KİRLİ, DAHA PLANSIZ, DAHA DAĞINIK
OYSA KÜÇÜK ÜLKEYİ YÖNETMEK DAHA KOLAYDIR.. YÜZÜMÜZÜ LEFKOŞA’YA DÖNSEK, İYİ OLACAK.. KÖKLERİMİZDEN, GELENEK VE DEĞERLERİMİZDEN KOPTUK…
Tekrar ediyorum. Biz bu ülkeden vazgeçtik. Belki de yaşadığımız birçok sorunun özeti budur. Çünkü hayatımız, memur olmak isteyenlerle memur maaşını eksiksiz almak isteyenler arasında geçip gidiyor. İnce ipliğe döndü hayat, ha koptu ha kopacak. .Yaşamı ıskalıyoruz. Ülkemizi ıskalıyoruz.
Geçtiğimiz günlerde İtalya’daydım. Küçük kasabaları gördüm. Beş bin kişinin yaşadığı yerler gördüm. Altı bin kişinin yaşadığı yerler gördüm. Sekiz bin kişinin yaşadığı yerler gördüm. Ama o küçücük kasabaların sokaklarında on binlerce turist vardı. Neden?
Çünkü tarihlerini korumuşlar. Doğallıklarını korumuşlar. Müzelerine sahip çıkmışlar. Kültürlerini korumuşlar. İnsanlar da bunları görmek için dünyanın dört bir yanından geliyor. Bu kadar basit aslında. Sevmişler. Kollamışlar, yaşatmışlar, sokakların ruhunu öldürmemişler
Sonra dönüp kendi ülkemize bakıyorum. Mağusa Suriçi var. Lefkoşa Suriçi var. Girne Antik Limanı var. Ama sokakları dolduran turistleri göremiyorum. Cıvıl cıvıl meydanları göremiyorum. Esnafın yüzünü güldüren hareketliliği göremiyorum. Çünkü biz ülkemizi boş vermişiz.
Daha da kötüsü, ülke insanından da vazgeçmişiz. Ama buna rağmen sanki her şey yolundaymış gibi devam eden bir hayat var. Derdimiz ne? Maaşımız. Maaşı alalım. Yılda iki üç kez yurt dışına tatile gidelim. Çocuklarımızı yurt dışında okutalım. Sonra da dönüp onlara, “Sakın bu memlekete gelmeyin” diyelim.
“Sizin geleceğiniz burada değil” diyelim. Yıllardır kendi çocuklarımızın bilinçaltına bunu işliyoruz. “Bu memleketten bir şey olmaz” diyoruz. Sonra da dönüp neden gençler gidiyor diye üzülüyoruz. Maalesef gerçek budur. Kendi konfor alanlarımızda, ülkemizi boşvermişiz…
Kendi ülkemizden vazgeçtik. Kültürümüzden vazgeçtik. Doğamızdan vazgeçtik. Köklerimizden vazgeçtik. Bizi biz yapan değerlerden vazgeçtik. Yeşilden vazgeçtik, betona teslim olduk. Çevreden vazgeçtik, çöpe teslim olduk. Sahillerimizden vazgeçtik…
Halbuki küçük bir ülkeyi yönetmek zor değildir. Küçük bir nüfusu yönetmek zor değildir. Tam tersine, dünyadaki en kolay işlerden biri olmalıdır. Ama biz Kıbrıslı olmayı ve Kıbrıs’ta yaşamayı kısa sürede dünyanın en zor işlerinden biri haline getirdik.
Maaşımız kadar derdimiz kaldı bu ülkeye. Ama maaşın karşılığını veren de yok. Devlet her ay milyarlarca lira maaş ödüyor. Kamu büyüyor. Harcamalar büyüyor. Ama hizmet büyümüyor. Verimlilik büyümüyor. Üretim büyümüyor. Peki büyüyen ne? Sorunlar.
Bugün bu ülkede üretim sektörü can çekişiyor. Sanayici ayakta kalma mücadelesi veriyor. Yerli üretici korunmuyor. Haksız rekabet denetlenmiyor. Kaçak iş gücü ekonomiyi ve çalışma hayatını alt üst ediyor. Kurallar var ama uygulayan yok. Yasalar var ama denetleyen yok.
15-16 yaşındaki çocukların gece hayatının içinde rahatlıkla dolaşabildiği bir düzenden söz ediyoruz. İçki satışına ilişkin kurallar var. Yaş sınırlamaları var. Ama kontrol eden yok. Sonra dönüp gençleri suçluyoruz.
Turizme bakalım... Rakamlar ortada. Yıllarca Kuzey Kıbrıs’ın en büyük avantajı Avrupa pazarındaki görünürlüğüydü. Özellikle İngiliz turist bu ülke için çok önemliydi. Bugün geldiğimiz noktada turist profili değişti. Turizmin niteliği değişti. Turizmin yönü değişti.
Çünkü plan yok. Vizyon yok. Uzun vadeli hedef yok. Oysa bu ada tarihidir. Bu ada kültürdür. Bu ada güneştir. Bu ada doğadır. Bu ada turizmdir. Bu ada eğitimdir. Elimizde dünyanın birçok ülkesinin sahip olmadığı imkânlar var. Ama biz elimizde olanı değerlendirmek yerine tüketmeyi seçtik.
Tekrar ediyorum. Biz bu ülkeden vazgeçtik. Asıl sorun da budur. Çünkü bir ülke önce yönetenlerin gözünde değerini kaybeder. Sonra toplumun gözünde. Sonra da çocuklarının gözünde. Ve bir gün gelir, herkes gitmenin yollarını arar. İşte benim korkum tam da budur.
- Ülkede ciddi şekilde gençlik politikalarına ihtiyaç var…
- Bu resmen iflas…
- Başarılar Çocuklar, Başarılar Milli Takım!
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































