Advertisement

Advertisement

Mali tablo berbat, bizim geleceği kurtarmamız lazım

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
21/04/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


SİLİNMEDEN OKUYUN

BU TABLOYU GÖRMEZDEN GELEN, KRİZİ YÖNETEMEZ… VE KRİZİ SADECE İKTİDAR DEĞİL; TOPLUM OLARAK YÖNETMEMİZ GEREKİYOR. MALİ TABLO BERBAT VE BİZİM GELECEĞİ KURTARMAMIZ LAZIM.

Her ay 3 milyar TL açık. Yıl sonuna kadar en az 30 milyar TL ihtiyaç. Bu en iyimser senaryo.
Altını çizeyim de, siz unutmayın; “En iyimser.”
Yani gerçek tablo muhtemelen daha ağır. Ve herkes şunu bilmeli: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

2026’nın ikinci yarısını konuşuyoruz, ödenmesi gereken borçlar, enflasyon… 2027’yi hayal bile edemiyorum. Çünkü gidişat sürdürülebilir değil. Bir tarafta kontrolsüz giderler. Diğer tarafta zayıflayan gelirler. Şişen maaş bordrosu… Ortada ise ciddi bir yönetim krizi var.

Peki çözüm ne? Önce aynaya bakarak başlamak gerekiyor. Ama o aynaya bakacak irade lazım. Tasarruf tedbirleri konuşuluyor. Doğru, tasarrufla başlamalı… Ama kimden başlıyor? Vatandaştan… Çalışandan… Emekçiden… Orada dur. Sıra vatandaşa, çalışana, emekliye gelene kadar… 

İşte tam da burada sorun başlıyor. Çünkü bu toplum her şeyi görüyor. Gereksiz istihdamları görüyor. İşe gitmeden maaş alanları biliyor. Hak etmediği makamda oturanları tanıyor. Vekil ve üst kademe yöneticilerinin abartılı maaşlarını, savurganlığı izliyor.

Çok basit bir örnek vereyim, yola öyle devam edelim. Bir önceki mecliste ortalama vekil maaşı 1800-2 bin sterlin civarıydı. Mevcut meclis göreve başlarken maaşlar 2 bin 500 sterlin civarıydı. Bu beş yılda vekil maaşlarının geldiği nokta? 6 bin sterlin civarı… 

Ve sonra ne oluyor? Hiçbir şey olmamış gibi… Sorumluluk alınmadan… Fatura dönüp dolaşıp çalışana kesiliyor. Bu kabul görmez. Bu adil değil. 
Her ay 3 milyar TL açık varsa… Önce hükümet kemer sıkacak. Önce kamudaki savurganlık bitecek. Önce israf bitecek… Sonra emekçi… 

Nereden başlanmalı mesela?  Öğrenci taşımacılığı… Sağlık sevkleri… İlaç harcamaları… verimliliği artırmayan teşvikler… Gereksiz ek mesailer… kamudaki izaz ikrama ayrışan kaynaklar, kalabalık yurt dışı geziler bir çırpıda aklıma gelenler… 

Ama en önemlisi ne biliyor musunuz? Sistemin kendisi. Bu ülkenin giderlerini azaltırken, gelirlerini de artırmak mümkün. Şu zırt pırt gündeme gelen vergi aflarına bir son verilmeli. Verimsizlik. Plansızlık. Denetimsizlik. İşte asıl yük burada. İsrafı önlerken, kamu yönetimi de önemli… 

Gerçek şu ki, bu tabloyu yaratan iktidar. Bu iktidar dönemindeki kötü yönetim. Topu yeni başlayan savaşa atmak en kolayı. Bu halk bunu yer mi? 
Üstelik hiçbir sorumluluk almadan çalışanın maaşıyla tasarrufa başlamak, akıl işi mi?  Bu yöntem baştan yanlış. Nitekim başarılı olamadı.
Buradan sonra yol belli: Önce kamu yönetimi üzerine düşeni yapacak. Tasarruf edecek. Giderleri kısacak. Verimliliği artıracak. Gelirleri büyütecek. Sonra bu ülkenin insanına dönecek. Fedakârlık isteyecek. İsteyebilir mi? Evet, isteyebilir. Bu halk fedakârlık yapar. Defalarca yaptı. Yine yapar. 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.