Advertisement

Advertisement

Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
17/04/2026


Ali Baturay Ali Baturay


 

   Her türlü hayal kırıklığını yaşadık bu ülkede, yaşamaya da devam ediyoruz.  Ne yolsuzluklar bitti ne fiyaskolar ne başarısızlıklar ne kötülükler ne de çaresizlik…

    Kötülerin muteber sayıldığı, kötülüklerin normalleştirildiği bir ülkede hayır etmek mümkün müdür?

    Normalmiş gibi gösterilmeye çalışılıp, bize dayatılan ucube bir sistem (ya da düzen) var bu ülkede… Yavrularını yiyen bir mahlukat gibi yiyip bitiriyor bizi.

    Kötü yönetim nedeniyle devletimiz, sistemimiz sürekli çaresizlik üretiyor. Çaresizliğe boğuluyoruz, Kıbrıs’ın kuzeyi tam bir çaresizlikler ülkesidir…    Ancak bu düzenden nemalananlar, “Kötülüğe ve kötülere karşı mücadelede de çaresiz kalmaya başladık” hissi yaratmak, mücadeleyi, direnci kırmak istiyor.

     Buna aldanmamalıyız, çünkü bir taraftan kötülerin işbirlikçilerinin artması, diğer taraftan umutsuzluk, olumsuzlukları kanıksama, kaderine razı olma, “bu ülkede hiçbir şey değişmez” duygusu bizi yok oluşa sürükleyecektir.

     Kötüler dört bir yanımızı sarmışken halk olarak biz halen birbirimizi kıskanıyor, birbirimizle didişiyor, sen- ben kavgası yapıyoruz. Kötülere karşı birlik olacağımıza kendi içimizde kamplaşıyoruz, bölünüyoruz, tam da kötülerin istediği gibi…

     Kötülerin sınırı da yok durmaya niyeti de... Aklımızın ucuna bile gelmeyecek kötülüklerle karşımıza çıkıyorlar. Bizim aklımıza gelmesi ne? Şeytanın aklına bile gelmez bunların yaptığı…

      Yolsuzlukları, usulsüzlükleri, halka yönelik ihanetleri haber yapan, yorumlayan, web TV’lerdeki programlarda gündeme getiren gazetecileri, sosyal medyada kötüleri deşifre eden siyasileri, sivil toplum örgütü temsilcilerini ve vatandaşları hedef alıp bir şekilde sosyal medya hesaplarını askıya aldırabilecekleri, haberleri, köşe yazılarını, TV programlarını sildirebilecekleri kimin aklına gelirdi ki?

      Sosyal medya mecralarının yapay zekayla çalışan sistemlerinin açığını bulmuşlar, bunu bir saldırıya dönüştürmüşler.

      “Kimin aklına gelirdi?” derken, elbette bu alanın uzmanları bu durumu hep ihtimal dahilinde görüyor, üstelik bu işin uzmanı olmayanlar bile “siber saldırı” diye bir şey olduğunu ve bu tehdidin hep karşımızda durduğunu biliyordur.

      Çağımızın en önemli konularından birisinin siber saldırılara karşı güvenlik sistemleri oluşturmak, güvenlik duvarları kurmak olduğunu bilmeyen yoktur herhalde.

      Hepsi tamam da herhalde akıllara gelmeyen; belli bir kesimin skandallarını, fiyaskolarını, yolsuzluklarını, usulsüzlüklerini dijital ortamdan yok etmek için algoritma manipülasyonuyla spesifik bir savaş açılmasıydı…

      Bu ülkeye yaptıkları kötülükleri her kim ki gündeme getirdi her kim ki onlara muhalefet etti, eleştirdi, tümünü ortadan kaldırma operasyonu organize ettiler.

      Sosyal medya hesapları kapatılıyor, uzun yıllar sonucu oluşturulan medya birikimi, emekler, arşivler yok oluyor. Herkes şu sıralarda hesaplarını kurtarma derdinde, kurtaranlar da oldu, “yeniden gider mi korkusu” yaşayarak, algoritmanın yakalayacağı sözleri kullanmadan ama aynı anlama gelecek sözcükleri arayarak…

      Bu bir susturma operasyonudur… Bu bir tedirgin etme, korkutma çabasıdır… Bu komple kötülükle, basını, muhalefeti, sivil toplumu ya da duyarlı vatandaşları susturacaklarını, bu ülkeye verdikleri zararı unutturacaklarını sanıyorlar…

      Evet zarar verdiler, evet moral bozdular, evet tedirgin ettiler ama susturamayacaklar.

      Ceza yasalarını elleyerek bir tehdide dönüştürmek, ifade özgürlüğünü hapsetmek isteyenlerin işe dijital saldırı ile başladığını görebiliyoruz…

       Sosyal medya hesaplarına saldırı düzenlemekten şüpheli olanlar, okların kendisini gösterdiği kişiler ve o çevreler, şimdilerde yaptığı açıklamalarla “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali, kendilerini mağdur göstermeye çalışıyor.

      İddialarına göre, izlerken sizi ters köşe yapan sinema filmleri veya dizilerdeki gibi, bunları yapanlar hiç tahmin edilmeyen kişilermiş… Hatta bu ortamı fırsat bilip medya içinden birileri yapmış bunu. Bir tür kalleşçe rekabetin sonucuymuş bu…

     Öyle mi acaba? Gerçekten de at izi it izine mi karıştı? Hiç sanmıyorum, çünkü her şey apaçık ortada…

   Ha gerçekten de yarın kimin yaptığı bir şekilde ortaya çıkarsa ve isim ya da isimler siz ‘olağan şüpheliler’ olmazsanız bile bir şekilde sizin yarattığınız saadet zincirinden nemalanan ve dolaylı olarak size hizmet eden kişileri karşımızda bulacağız… Yani bir şekilde yine sizsiniz…

    Çaresizlik ülkesinde şimdilik dijital çaresizlik de yarattınız ama etrafa saçtığınız mikrop, toplumu zinde tutacak bir panzehre dönüşecektir.

   Bu halkı fazlasıyla yordunuz ama bunlar son çırpınışlarınızdır, kime kalmış bu saltanat, gideceksiniz ve gelecekte kötülüklerinizle anılacaksınız… Umarım yaptığınız hiçbir şey yanınıza kalmaz ve dilerim ki bundan sonra kötüler muteber sayılmasın, kötülükler de sıradanlaşmasın, normalleştirilmesin… 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.