Advertisement

Advertisement

 Aşırı kâr hırsı, keyfilik, saygısızlık ve denetimsizlik…   

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
23/09/2025


Ali Baturay Ali Baturay


 

  KKTC çok pahalı bir ülke değil mi? Evet son yılların en büyük sorunu pahalılık.

   Yalnızca pahalılık da değil, ölçüsüz pahalılık var bu ülkede. Kimi zaman

insafsızlığa vardığını düşündüğünüz aşırı pahalılıkla karşılaşıyorsunuz.

   Hükümet edenler hayatın ucuzlaması için tedbirler almıyor, alamıyor. Üstelik denetim de yapmıyor…

    Düşünebiliyor musunuz? Dövizin sürekli yükseldiği bir ortamda bile Kıbrıslı Türkler Güney Kıbrıs’ta daha ucuz ürünler bulabiliyor…

    Yaklaşık altı yıldır aynı partilerden oluşan hükümetler iktidarda. Bu hükûmetler pahalılığı dert edinmedi, bunun için bir şeyler yapmadı, yapmak istemedi, son yıllarda pahalılık daha da arttı, dayanılmaz hale geldi.

     İnsanlara bir şekilde aşırı pahalılık dayatılıyor, “Pahalılıkla yaşamaya alışacaksın, dönüşü yok” demeye getiriliyor.

    Halk pahalılığa dayanabilmek için birçok şeyden feragat ediyor, yaşam kalitesi düşüyor…

    İş o kadar çığırından çıktı ki bu ülkede kalitesizlik de aşırı pahalı satılıyor.

    Evet kalitesizliğin bu kadar pahalı olduğu başka bir ülke yoktur herhalde.

    Bunu anlayabilesiniz diye en basitinden, en kolayından başlayayım; kalitesizliğin pahalı satıldığını en bariz olarak meyve- sebze reyonlarında görüyoruz.

    Hayvanlara atsan yemeyeceği domatesleri bize 120 TL’ye 140 TL’ye satıyorlar.

    Erimiş mi istersin, delik deşik mi istersin, rengi beyaza dönüşmüş mü istersin? Her türlü kalitesiz domates var. Değil yemek, elini sürmeye çekindiğin domatesin fiyatı 140 TL… Ayıp değil mi yahu?

     Formoza erik erimiş, dokununca parmağın içine giriyor fiyatı 110 TL.

     Bir süre önce fiyatı 600 TL- 700 TL olan kirazlar vardı, hem küçük, minnacık, hem erimiş, seçmekte zorlanıyorsun, alıp eve getirdiklerinin de bir bölümünü atıyorsun…

     Satın alacağımdan değil ama ejder meyvesi gördüm, tanesi 199.99 TL… Peki nasıl? Tabii ki solmuş, yumuşamış, çaput gibi… Yahu tanesi bu kadar pahalı bir meyveyi o berbat haliyle niye tutarsın orada?

     Taneyle satılan pahalı mango, avokado gibi meyvelerin de hali halden çıkmış…

     Marula gözüm kayıyor, 98.99 TL… E yok artık, marulun fiyatına bakar mısınız? Peki aldığınız bu üründen memnun kalıyor musunuz kesinlikle hayır, salata yaparken yarısı kalmıyor…

     Biber hep pahalı, 99 TL’den 140 TL’ye- 160 TL’ye kadar biber var, erimiş, solmuş, salataya koyacak olsan, o kadar yumuşak ki bıçak kesmez…

      Bakıyorsunuz benzer durum üzümde de var, elmada da var, armutta da var…

      Yahu bu kadar pahalı ürünlerin çürüklerini, erimişlerini, solmuşlarını tutmayın o raflarda, bu duruma sinir oluyoruz.

      İnsan yiyecek onları… Hayvana versen yemeyeceği meyveyi, sebzeyi insana satmaya çalışıyorsunuz hem de fahiş fiyata.

     Koymayın rafa onları, boş kalsın. Bilelim ki o ürün yoktur ama siz ne yapıyorsunuz? Baskın pahaya kalitesiz ürün satmaya çalışıyorsunuz bize.

     O kötü ürünü orada tutmak, üzerine de üç haneli fahiş fiyat biçmek, tüketiciye saygısızlıktır. Yapmayın, saygılı davranın müşterinize.

     Bu arada bu aralar nispeten ucuz olan, aslında ucuz da değil ama başka ürünlere göre ucuz kalan salatalıklara da değinmeden geçemeyeceğim.

     Canım kardeşim, sapsarı salatalığı insanlara satıyorsunuz. Gençlik yıllarımda bu sarı salatalıkları koyunlara, tavuklara atardık. Kuşlarım vardı, bu sararmış, şişmiş, çekirdekleri büyümüş salatalıklara bayılırlardı, çatır çatır yerlerdi.

     Olacak şey değil, eskiden kuşlarıma yedirdiğim sapsarı salatalıkları şimdi mecburen biz yiyoruz. Mecburen diyorum, çünkü başka bulamıyoruz…

     Sonra da “İnsanlar neden Güney Kıbrıs’tan gidip meyve- sebze satın alıyor?” diye soruyorlar. İşte bunun için…

     Yapmayın, erimiş, solmuş, sararmış ürünleri tüketicinin önüne fahiş fiyatlarla koymayın. Kalitesizliği bize pahalıya satmayın…

     Ben bugün meyve- sebzede kalitesizliğin bize pahalı satıldığını anlattım ama KKTC’de birçok kalitesizliği bize pahalı satıyorlar. Birçok alanda fazla para ödeyip, memnun kalmıyoruz.

    Hatta devlet hizmetlerinde bile, mesela seyrüsefer ücretleri. Ödediğiniz pahalı seyrüseferin karşılığını altyapıda görebiliyor muyuz? Delik, deşik bozuk yollara mahkûm oluyoruz…

     Mesela elektrik, çok pahalı değil mi? Ancak bu pahalı ürün ya da hizmet, sıkça elektrik kesintisiyle bizi mağdur ediyor.

     Mesela dünya kadar para verip, çocuğunuzu özel okulda okutuyorsunuz ama dönüp bir de üzerine özel ders aldırıyorsunuz. Kalitesizlik işte böyle pahalı satın alınıyor.

     Bazı özel hastane veya kliniğe yatıp da torbayla para ödeyen bazı insanlar üstüne bir de memnun kalmıyor, eğer o hasta ağırlaşırsa da devlet hastanesine kaldırılıyor.

     Neredeyse hayatın her alanında kalitesiz pahalılık önümüze çıkıyor. Aşırı kâr hırsının, keyfiliğin, umursamazlığın, saygısızlığın, yüzsüzlüğün ve denetimsizliğin olduğu bir yerde tabii ki size kalitesizliği pahalı satarlar.   

     

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: Ali Baturay, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Ali Baturay

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.