Yaptığınız işe de halka da saygınız yok…
17/09/2025
Ali Baturay
Bu köşede sürekli olarak sorunlara, sıkıntılara değindiğimiz, olumsuzlukları eleştirdiğimiz için bazen “sen de hiçbir şeyi beğenmiyorsun” derler.
Olumsuz olanı, yanlış olanı, sorunları görmemiz, bunları gündeme getirmemiz “hiçbir şeyi beğenmediğimiz” anlamına gelmez.
Ülkede kötü olan, hatta çok kötü olan o kadar çok şey var ki vasat olana şükredecek hale geldi çok sayıda insan…
Ancak iyi olmayana da “iyi” ya da güzel diyemezsiniz, diyemiyoruz…
Bugün yazacağım şey için bana “aslında bu ülkedeki sorunlar sıralamasına koysan sorun bile sayılmaz artık” diyebilirsiniz.
Yani o kadar çok ve büyük sorun, sıkıntı var ki bazı sıkıntıları es geçiyoruz.
Ancak kötü olan, güzel olmayan, yanlış olan şeyleri kanıksadıkça, birileri hiçbir şeyi umursamaz hale geliyor.
Sonuçta ne oluyor biliyor musunuz?
Saygı denen bir şey kalmıyor ve topyekûn kalitesizliğe zemin hazırlanıyor.
Saygı beklediğinizde de tuhaf bakıyorlar size, “abartıyorsun” diyorlar.
Neyse, uzatmadan meseleye geleyim; ehliyetimin süresi bitti ve uzatmak için gidip parasını ödedim.
15 gün sonra da gidip teslim aldım…
Bana uzatılan ehliyete baktığım zaman, almayıp geri vermek geldi içimden.
Renkleri solmuş, yazıları kaymış, harflerin yarısı gri, yarısı siyah, plastik kart tuhaf şekilde kesilmiş…
“Adı- soyadı”, “sürüş ehliyet no”, “geçerlilik süresi”, “verildiği tarih” diye sıralanan yazılar var ya neredeyse okunamayacak durumda.
Bu teknolojide bir ilkokul çocuğuna “bana bir ehliyet yap” desen, yemin ederim daha iyisini yapar.
Oradaki görevliye, “Neden bu ehliyet böyle solgun?” diye sordum.
O görevli de bana, ehliyet için son alınan malzemenin farklı olduğundan böyle bir durum ortaya çıktığını söyledi.
Durup da onunla tartışmadım, başka bir şey demedim, “Sonuçta onun suçu değil ki, niye onun canını sıkayım, onu kırayım?” dedim kendi kendime ve ehliyeti alıp ayrıldım.
Kapıyı çıkarken, dönüp ilgili müdürle konuşayım, “Nedir bu ucube? Devlet böyle bozuk, kalitesiz ehliyet mi verir?” diye sorayım diye düşündüm ama vazgeçtim. O gün keyfimi bozmak istemedim.
Hem bu konuşmanın bir işe yaramayacağı kanaatine vardım.
Ancak cebimdeki bu ehliyete baktıkça da canım sıkılıyor.
Yahu, her birkaç yılda bir para ödeyip ehliyet yeniliyoruz ve siz bana yazıları kaymış, harfleri iki renge dönüşmüş, tamamı solgun, üstelik kesimi bile hatalı bir plastik kart veriyorsunuz.
Polisler yollarda durdurup ehliyet soruyor, acaba diyorum, polise verdiğimde bunu “sahte ehliyet” zanneder mi?
Hade bizim ülkenin polisleri alışmıştır böyle şeylere ama vallahi yurt dışında bunu birine göster, sahte olduğunu sanacak, “bu nedir, bunu sen mi yaptın?” diyecek…
Hani bir şeyi cebinizde unutursunuz da çamaşır makinesinde yıkanır ve solar ya, işte öyle solgun bir plastik kart verdiler bana.
Herhalde yalnızca benim ehliyetim öyle değil, zaten oğlum da ehliyetini aldı ve baktık onunki de benim ehliyetim gibi solgun.
Yani ehliyet üzerinde her şey kaymış, hiç olmazsa düzgün kesin.
Bir taraftan siyah çizgi üzerinden kesmişler, diğer taraftan koca bir boşluk kalmış.
Yok artık ama yahu… Biraz saygı lütfen… Yaptığın işe saygın olsun, bu ehliyeti vereceğin insanlara saygın olsun…
Bu yapılan tek kelimeyle saygısızlıktır.
Yaptıkları işe ve insanlara saygıları olsaydı, o bozuk ehliyetlerin çıkmasına neden olan malzemeyi aldıkları yere iade ederler, halka böyle eciş bücüş ehliyetler vermezlerdi.
“Eeeee ne olacak? İşte cebinde ya da arabanın torpido gözünde duracak bir plastik kart için niye feveran ediyorsun?” diyecek birileri.
İşte böyle böyle bozuluyor her şey, böyle böyle kalitesizleşiyor.
Çatır çatır parasını ödüyorsunuz, size maskaralık bir şey veriliyor ve “boş ver” diyorlar.
Resmen saygısızlık ediliyor, “Boş ver, o kadar sorun içinde, bu sorun mu?” diye akıl da veriyorlar size.
“Ona boş ver, buna boş ver, o sorundan daha önemlisi var, bu sorundan daha mühimi var” diye diye çirkinliğin, kalitesizliğin içine gömüldük, hatta bunlar içinde boğulduk…
Basitliğe, kalitesizliğe, kötülüğe, çirkinliğe alışmak çürümeye neden olur, bugün “ehliyet parçası öldürmez ya seni” dersiniz ama bir bakmışsınız ki o kalitesizlik başka bir alanda mesela trafikte, mesela sağlık alanında hayatınıza mal olmuş.
Kalitesizliğe, özensizliğe alışmayalım, alışılmasına izin vermeyelim, bunları kanıksamayalım. Kar topu gibi büyüyen bu kalitesizlik bizi öldürecek…
- DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- Rüşvet aşırı arttı ve ‘’Yeter Artık’’ dedirtti
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































