Advertisement

Advertisement

Uzun zaman sonra halk kendi iradesine sahip çıktı…

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
22/10/2025


Ali Baturay Ali Baturay


 

  Sevgili Mehmet Ekin Vaiz, önceki gün sosyal medya hesabından kısacık bir paylaşım yaptı.

   Paylaşımda şöyle bir şey yazıyordu: “Markette, okulda, sokakta insanların yüzünde sebepsiz bir tebessüm var. Sanki bütün memleket aynı anda âşık olmuş gibi… Demek hakiki demokrasi böyle bir şey...”

   Ben de aynı gözlemi yapmış, ben de benzer şeyleri düşünmüştüm.

   Mehmet sanki düşüncelerimi okumuş ve yazmış gibiydi…

   Evet, seçimden bir gün sonra, bazı işlerim nedeniyle dört- beş yere uğramıştım.

   Tam da Mehmet’in dediği gibi herkesin yüzünde bir gülümseme vardı. Hatta dahası da vardı; “kazandık” diyordu birçok kişi…

   Hani bir münhal için açılan zor bir sınavı kazanıp da mutlu olursunuz ya öyle… Ya da üniversitede mezuniyetten önceki son sınavlarda güzel notlar almış gibi…

    Zor bir organizasyonu alnının akıyla tamamlamış ve takdir almış olmanın mutluluğu sanki…

    Bir maratonu birinci bitirmiş, madalyaya ya da kupaya uzanmış gibi…

    Sevdiğin kişi, evlilik teklifine “evet” demişçesine…

    Evladın doğmuş ve hemşire onu kollarına verdiğinde duyduğun mutluluk misali…

     İnsanların yüzündeki tebessümden dolayı bir anda bunlar geldi aklıma.

     Yanlış anlamayın, cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarından romantizm yaratmak değil amacım. Ülkenin içinde bulunduğu durum bunu engelliyor zaten… Gereğinden fazla bir anlam yüklemeye çalışmıyorum.

     Ancak cumhurbaşkanlığı seçim sonucu çok sayıda insanı rahatlatmış, “oh be” dedirtmiştir. Hatta bunlar arasında kaybeden tarafta, oyunu Sayın Ersin Tatar’a vermiş olanlar bile var… Kaybederken kazandığını düşünen insan çok…

     Cumhurbaşkanlığı seçim sonucu, oradaki değişim, ülkede çok sayıda sorunu bitirecek değildir, birdenbire hayatımız değişmeyecek, yüzünde gülümseme olan vatandaşlar bunu biliyor.

     Yani o gülümsemeler, “her şey bir anda çok güzel olacak” düşüncesinden kaynaklı değil.

     Olan şudur; Cumhurbaşkanlığı seçimi sonucu, yani Tufan Erhürman’ın ezici bir üstünlükle seçimi kazanması, halkımızın öz güvenini kazanmasına neden oldu.

      Bu halk, artık “kendisine ne yapacağının söylenmesinden” bıktı…  Halkımız baskılardan, korkutulmaktan, “şunu yapmalısın, yapmazsan fena olur” denilmesinden, parti başkanı bile seçemez duruma gelmekten, seçtiğinin tasfiye edilmesinden, hak etmeyenlerin önemli yerlere gelmesinden, iradesinin elinden alınmasından usandı, bezdi artık…

      Eğri oturup doğru konuşalım, kimse de kusura bakmasın, gücenmesin, bu halk ülkenin en yüksek mertebesindeki iki kişinin hak ederek oraya gelmediğini, bir tür adı konulmamış atama/tayin gibi getirildiklerini biliyor ve bundan rahatsız. Ne ilginçtir ki bundan yalnızca bu kişilere muhalif olanlar değil, bu kişilerin taraftarları, sempatizanları da artık çok rahatsız, bu durum artık vicdanlarda sızlatıyor.

     Mehmet Ekin Vaiz, sosyal medya paylaşımında “insanların yüzünde sebepsiz bir tebessüm var” demişti, evet o an sebepsiz gibi ama aslında sebepsiz değil, sebebi var… Sebebi, uzun zamandan sonra halkın iradesine sahip çıkmasıdır, sebebi özgüveninin yerine gelmesidir, sebebi kendi istediği, inandığı kişiyi seçebilmiş olmasıdır, sebebi “yeter artık” diyebilme hürriyetidir.

     Gazete manşetlerine bakıyorum iki gündür, en hoşuma gideni, dijital gazete “Bugün Kıbrıs”ın dünkü “Bir halk gülüyorsa, korku kaybetmiştir” başlıklı manşetiydi ve aslında meseleyi çok güzel özetliyordu. Evet halk gülüyor ve her eşeye rağmen korku kaybetti…

     Evet ülkede sorunlarımız devam ediyor, kaos bitmiş değil ama halkın, vicdanının sesine kulak vermesi, korkunun kaybetmesi, insanımızın iradesine sahip çıkması ve öz güven kazanması da azımsanacak bir kazanım değil. Umarım devamı da gelir…

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.