Sabotaj değil, iflas eden sistemin yarattığı acı sonuçlardır bunlar…
18/08/2025
Ali Baturay
Güzelyurt Trafo Merkezi’nde geçen hafta meydana gelen patlama nedeniyle santraller devre dışı kaldı ve ülke genelinde elektrik kesintisi oldu.
Bir kişi bile buna şaşırdı mı?
“Aaaa nasıl olur da trafo patlar, nasıl olur da ülke genelinde elektrik kesilir?” dedi mi?
Hayır kimse buna şaşırmadı, çünkü bunlar hep oluyor, artık olmadığında şaşırıyoruz.
Patlamalar, çatlamalar, arızalar, dolayısıyla elektik kesintileri hiç eksik olmaz ki bu ülkede?
Santralde patlama, yer altı kablolarında patlama, orada arıza, burada arıza, bitmek bilmedi ki… Arada bir “Santralde akaryakıt bitti bitecek” meseleleri de sünnetçi korkusu gibi.
Hele de son üç- dört yıldır KIBTEK’te işler tam sarpa sardı.
Son yıllarda hangi yaz aylarında elektrik bakımından huzur bulduk ki?
Her yaz aynı çile, arızalar, patlamalar, uzun süreli kesintiler, Güney Kıbrıs’tan elektrik almalar…
Bu arada kış aylarında “yağmur yağdıydı, fırtına çıktıydı, şimşek çaktıydı, yıldırım düştüydü” meseleleriyle de elektrik kesintileri yaşamazsak olmaz tabii ki…
Her sene aynı hikâye, her sene aynı çile…
Bir taraftan Teknecik Elektrik Santrali’ne ya da aslında genel olarak kuruma karşı bir ilgisizlik, bir kayıtsızlık, bir kaderine terk meselesi var, diğer taraftan da usulsüzlükler, yolsuzluklar oralarda hiç bitmiyor.
Kurumu batırmaya yönelik bir çaba var sanki…
Şimdi kurum ve durum bu kadar berbatken, ülkeyi yönetenler hiçbir şeyi yönetemediği gibi elektrik meselesini yönetemiyorken, Güzelyurt Trafo Merkezi’ndeki patlamaya neden şaşıralım ki?
Şaşırmadık, korkuyla beklediğimiz şeyler bunlar.
Kimse şaşırmadı ama kurum yönetimi ile hükümet edenler şaşırdı, tarihte ilk defa böyle bir şeyle karşılaşmışız gibi “sabotaj” iddiasına sarıldılar.
Trafo merkezindeki patlama sabotajmış…
Aman da aman, bir ciddiyet, bir tavır, araştırma başlatılmış, uzmanlar görevlendirilmiş, ülkedeki uzmanlar da yetmemiş, Türkiye’den ekip gelip inceleyecekmiş.
Kimin yaptığı ortaya çıkarılırsa, en ağır şekilde cezalandırılacakmış, kimsenin gözünün yaşına bakılmayacakmış.
Her sıkıştıklarında “sabotaj” iddiasına sığınıyorlar, sözde ciddi ciddi açıklamalar yapıyorlar.
Birinin sabotaj yaptığı yoktur, iflas eden, dökülen sistemin yarattığı acı sonuçlardır bunlar.
Hükümet edenlerin eseridir bu patlama ve tüm ülkenin elektriksiz kalması.
Yönetememenin, başarısızlığın, beceriksizliğin, fiyaskoların, rantın, yiyip yutmaların toplamının ortaya çıkardığı bir felakettir.
Aslında onlar da biliyorlar böyle olduğunu, o nedene sabotaj yalanına sarılıyorlar.
20 yaşındaki bir genç, kurumun network ve bilgisayar sistemine girmiş, tespit edilmiş, tutuklanmış.
Uuuuuu kurum yönetiminde bir sevinç, bir sevinç sormayın.
Neredeyse göbek atacaklar, “Aha sabotaj kanıtlanmış, şüpheler doğrulanmış”, bakın iddia değil, gerçekmiş, kuruma siber saldırı yapılmış…
Anında açıklama yaptılar, defalarca söyledikleri sabotaj iddiası doğrulanmış…
Kendi kendinizi kandırıyor ve kendi kendinizi rezil ediyorsunuz.
Ne kanıtlandı? Polis açıklamasına göre, bu genç sisteme girmiş, çıkmış hiçbir şey yapmamış. Nerden biliyorsunuz patlama ile sisteme girmenin bir ilgisinin olduğunu, elinizde öyle bir kanıt olmadan kamuoyunu neden böyle yönlendirmeye çalışıyorsunuz? Velev ki böyle bir şey vardır, varsa da bu sizin ayıbınızdır…
Niye seviniyorsunuz ki? Bu bir zafiyettir, bu bir skandaldır. Gencin biri sisteminize girdi diye sevineceğinize oturup ağlasanız, hatta istifa etseniz daha iyi.
Sizin sisteminiz bu kadar savunmasızken, birileri kolayca oralara girebiliyorken, kendi kendinizi sorgulayacağınıza, utanacağınıza seviniyorsunuz.
Sabotajmış… Vazgeçin bu sabotaj masalından. Sabotajın ta kendisi sizsiniz… Sizden daha büyük sabotaj mı var bu kurumun da ülkenin de başında?
- DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- Rüşvet aşırı arttı ve ‘’Yeter Artık’’ dedirtti
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































