Advertisement

Advertisement

Fidias’ın Tatar’la röportajı Rumları kızdırdığı için mi önemli?

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
09/07/2025


Ali Baturay Ali Baturay


 

   Kıbrıs Cumhuriyeti Bağımsız Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili, youtuber Fidias Panayiotou’nun Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile yaptığı röportaj dün yayınlandı.

   Bildiğiniz gibi Fidias Panayiotou’nun Cumhurbaşkanı Tatar ile makamında bir araya gelmesi, röportaj yapması Güney Kıbrıs’ta büyük tepki çekti. Genç AP milletvekili, ağır suçlamalara hatta hakaretlere maruz kaldı… Ancak Panayiotou, tepkilere aldırmadan röportajı yayınladı…

     Söz konusu röportajı hem Cumhurbaşkanı Tatar hem de Fidias Panayiotou açısından değerlendirmek istiyorum.

    Fidias Panayiotou, şahsına münhasır, kurallara uymayı sevmeyen, toplum değerlerine fazla aldırış etmeyen, en katı ve fanatik kesimlerin bile ne diyeceğine aldırmayan bir kişilik…

     O bir youtuber ve AP milletvekili olduktan sonra da değişmedi. Ele avuca sığmaz, kendi kuralları çerçevesinde hareket eden, dikkatleri bir şekilde üzerine çekmeyi başaran bir youtuber.

     Cumhurbaşkanı Tatar’dan röportaj koparmak da onun için bulunmaz bir nimetti, Güney Kıbrıs’ta tepki çekeceğini biliyordu. Bir youtuber için tepkileri üzerine çekerek tıklanmak, ondan nefret edenler tarafından da izleniyor olmak başarı sayılır. Beğenilerek, alkışlanarak tıklanmakla irite ederek tıklanmak, ilgi odağı olmak pek fark etmez onlar için.

     Bu çerçevede Tatar röportajıyla, tepki çekerek gerçekten de Güney Kıbrıs’ta ilgi odağı oldu… Fidias Panayiotou açısından bakacak olursak, Tatar ile kendi mesleği açısından başarılı bir iş çıkardı. Tatar’a istediklerini söyletti, röportaj yaptığın kişiyi, kendi kendini deşifre edecek duruma getirmek, normalde söylemeyeceği şeyleri dahi söyletmek elbette başarıdır…

    Ancak aynı şeyi Cumhurbaşkanı Tatar için söyleyemeyeceğim. Maalesef Fidias Panayiotou avcı, Cumhurbaşkanı Tatar da av konumuna düştü…

     Bana göre Cumhurbaşkanı Tatar’ın Fidias Panayiotou ile Cumhurbaşkanlığı makamında röportajı kabul etmesi doğru bir karar değildi.    

     Kıbrıslı Türklerin dünya nezdinde tek tanınan makamının bir youtubere malzeme edilmesine gerek yoktu.

    Hoşgörü, içtenlik, doğallık elbette güzel kavramlardır ama bir de “makamın ağırlığı” vardır. O ağırlığı korumak gerekir… Cumhurbaşkanlığı makamı sıradan bir makam değildir, ciddiyeti vardır, yalnızca ülkemizde değil, dünyanın her yerinde böyledir.

     Fidias Panayiotou, Cumhurbaşkanı Tatar’a sokak ağzıyla hitap etti. Bir cumhurbaşkanıyla değil de arkadaşıyla konuşuyor gibiydi.

     Bu bazılarına samimi gelebilir ama bir cumhurbaşkanıyla makamında böyle konuşulmaz. Çok samimi arkadaşınız, 40 yıllık dostunuz olsa bile cumhurbaşkanı makamına çıktığınızda uymanız gereken bir hitap ve davranış şekli vardır.   

    Seviye şaştığı için Panayiotou, cumhurbaşkanına “arkadaşım” diye seslendi, o da ona uyup genç milletvekiline “re” diye hitap etti… Tamam mı yani bunlar?

    Zamanımızın “rahatlık çağı” olduğunu, bazı değerlerin değiştiğini, artık bazı kurallara sıkı sıkıya bağlı kalınamayacağı söyleyenler çıkabilir ama yok, o kadar da uzun boylu değil.

    Alın işte, ciddiyet ortadan kalkınca Fidias Panayiotou, Tatar’a maaşını sordu. Maaş, kişinin özelidir… Panayiotou, cumhurbaşkanına hem de onu sınava tutar gibi bir tarzda ısrar ederek maaşının ne kadar olduğunu sordu. Tatar, cevap vermekte zorlandı, eveledi geveledi, sorudan kaçmak istedi ama kaçamadı. Panayiotou, haddini aşarak Tatar’a maaşını nerede nasıl harcadığı yönünde ısrarlı sorular yöneltti. Tatar, buna da tuhaf cevaplar verdi…

    2010 yılında o dönemin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Eski Başbakan rahmetli İrsen Küçük’e maaşını sormuştu ve ortalığı velveleye vermiştik. Birçok kişi bunu “aşağılama” diye nitelemişti, “saygı sınırlarını aşma” olarak değerlendirmişti. Yani bu durumda o zaman onlara haksız yere mi yüklenildi? Peki şimdi ne yapalım? O zaman şık durmadı da şimdi mi şık durdu? Normal mi karşılayalım bunu?

    Fidias Panayiotou’nun kıyafeti, hitap tarzı, oturuş şekli, el kol hareketleri, Cumhurbaşkanı Tatar’ın bazı cevaplarına sanki ağzından bir şey püskürtecekmiş gibi gülmesi normal mi sizce? Bir cumhurbaşkanlığı makamı için yakışır şeyler mi?

     Millet izleyip izleyip gülüyor… Buna mı ihtiyacımız var? Bu ihtiyacımızı cumhurbaşkanlığı makamı mı sağlayacak? Panayiotou başardı, avcı avını ağına düşürdü. Tatar’ın cevaplarda satır aralarına sıkışan ve “ifşa” niteliği taşıyan sözlerine hiç değinmiyorum bile…

    Türkiye’den makamına gelen muhalif gazetecileri daha birinci sorudan “Başımı derde sokacaksınız” diye kapı dışarı eden Sayın Cumhurbaşkanı, Fidias Panayiotou’da ne buldu ya da ona nasıl katlanabildi? Ne yani Güney Kıbrıs’tan Panayiotou’ya tepkiler gelecekti diye onunla röportaj yapmak makbul mu olur? Bu röportaj Rumları kızdırdığı için mi önemli? Sırf Rum yetkililer, Rum kamuoyu sinir olacak, küplere binecek, çıldıracak diye bir youtubere alet mi olunmalıydı?

     Bunları bir garezim olduğundan ya da sırf eleştiri olsun diye söylemiyorum, dostça ve samimi fikrimi ortaya koyuyorum...

    Bu ülkede zaten her şey birbirine karıştığı için insanlar doğrularla yanlışları seçmekte zorlanıyor. Her zaman her yerde her şeyin yapılabileceği sanılıyor…

    Ortaya tepkinizi koyunca da bazıları, “E ne oldu?”, “E ne olacak?”, “E ne zararı var?” gibi sözlerle anormal durumları normal görüyor, normalleştirmeye çalışıyorlar.  

   Sıradanlaşmaya bu kadar prim verilmemeli. Bayağılığı normalleştirince hiçbir şeyin değeri kalmıyor. Makamlarında övünerek oturduğunuz devletin bile….  

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: Ali Baturay, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Ali Baturay

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.