Advertisement

Advertisement

Güneşten neden yararlanamıyoruz?

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
04/11/2013


Arslan Menguç Arslan Menguç


Ne yazam toplumun hedeflerini ileri taşımak istesek, hep birileri çıkıp maydanoz oluyor.

Düşünebiliyor musunuz, bütün dünyada güneş enerjisinden yararlanma hızla gelişirken, bizde hala tık yok.

Biliyorsunuz, uzun uğraşılardan sonra güneş enerjisinden elektrik elde etme konusunda bir yasa çıkmıştı. Ne var ki, hemen hemen her konuda olduğu gibi, yasayla ilgili yönetmelik yaşama geçmediği için, güneş enerjisinden yararlanma yaygınlaşamıyor.

Bu konuda Sayın Hasan Özbaflı’nın Amerikalılarla işbirliği yaparak ürettiği projelere bile yanıt verilmiyor.

Adamlar lağım suyundan 14 cente enerji üretelim, diyorlar; hükümetler susuyor.

Adamlar fabrikaların çatılarına güneş panelleri koyalım, diyor. Yetkililer üç maymunu oynuyor.

Öte yandan kamuda çalışan bazı arkadaşlar da sürdürülebilir enerji kaynakları konusunda hala şüpheci.

Oysa AB yöneticilerinin, üye ülkelerin sürdürülebilir enerji kullanmaları hakkında kesin talimatları var.

“2014 yılına kadar sürdürülebilir enerji kaynaklarından ende edilen enerjinin payı %20 olacak!”

AB yönetimi, üye ülkelere rica etmiyor. Lütfen, denmiyor.

Kullandığınız enerjinin %20’si güneş ve rüzgardan olacak, direktifi veriliyor.

Bunun Türkçe karşılığını şöyle okumak gerek:

Demek bu solar veya rüzgar enerjilerinden yararlanılıyor.

Demek bu tür enerji kaynakları bireye ve/veya kamuya büyük yarar sağlıyor.

AB parlementosu kemerlerin iyice sıkıldığı bu dönemde “Artık Ortadoğu ülkelerine bol keseden para ödemeyin. Avromuz cebinizde kalsın, demeye getiriyor.

***

LTB’den bir okurum şöyle yazıyor:

“Sevgili Arslan Mengüç değindiğin konu güzel, fakat teknik arkadaşlardan edindiğim bilgilerle, güneş enerjisi tam anlamı ile verimli bir sistem değildir. Bunun daha güçlüleri rüzgar enerjisidir ki Rum tarafı bunu denedi. Söylenene göre ani rüzgar durmalarını veya yavaşlamaları sistemde salınma denilen değişimler yaratıyor bu da destek verdiği santrallere daha fazla zarar veriyor.

Sonuç olarak bu sistemi devlet katkısı olarak bireysel çözümlere dökmeleri daha verimli olacağı kanaatine vardım. Eğer sizin araştırmalarınızda paylaşırsanız benim sonucumun ne kadar doğru olacağını görecem. En son teknoloji deniz dalgasıydı bunu halen merak ederim.”

***

Efendim, genç, elinin altında bilgisayar olan bir okurum, açıp bu konuyu araştıracağına, söylentilere daha fazla önem veriyor.

Facebook’ta yazdığımı buradan da yineleyeyim.

Acaba ısrarla güneş enerjisinden yararlanmamak istemekle, elektrik santrallerine yakıt taşıyanlar kuruluşlar arasında organik bir bağ var mı?

Birileri kendi çıkarları, ülkemizin çağdaş bir enerji politikasına kavuşmasının önünde engel mi?

Kısaca, neden halkımızın güneş enerjisinden yararlanmasının önüne set çekiliyor?

Neden konuya ilişkin yönetmelik yaşama geçirilmiyor?

***

Bütün bu olumsuzluklara rağmen zararın neresinden dönsek, kardır diyenler de var. Ülkemizde Mis yoğurtları fabrikanın çatısına yerleştirilen güneş panelleri sayesinde fabrika kendi elektriğini kendi üretiyor. Enerji fazlasını KIB-TEK’e veriyor.

Dünyadaki çağdaş uygulama ise şöyle:

Evine ve/veya fabrikasına, işyerine böyle solar enerji sisitemleri yükleyenlere devlet banka garantisi veriyor.

Bir örnek verilmek istenirse, Rum tarafındaki uygulamaya göre Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti üretilen enerjiyi 41 centten satın alma sözü veriyor.

Bu söze dayanarak banka, tesisi için gerekli firmalara kredi açıyor.

Üretilen enerjinin fazlası ulusal elektrik şebekesine satılıyor. Ancak, solar enerjinin üretimde olamadığı akşam saatlerinde ve geceleri bu tür tesislere sahip olanlar, devletten 28 centten enerji satın alıyor. Aradaki fark 13 cent. Yani tesis sahibi, devlete elektrik enerjisi satmaktan dolayı her kilowatt/saat için 13 cent kazanıyor. Bir başka deyişle, devlet halkın kendi elektrik enerjisini üretmesi için teşvik ediyor.

Özetle: Bütün AB ülkelerinde sürdürülebilir enerji kaynakların kullanılması devlet tarafından teşvik ediliyor.

Bizde ise devlet, elektriği yeni yeni zamlar peşinde.

Allah akıl, fikir vermiş. Biz ısrarla, halkımızı terleten, yakan güneş enerjisinden yararlanmıyoruz. Oysa kızım Elin’in Stockholm’de çalıştığı Water Front Hotel’de, camlardan içeri giren güneş enerjisinden kışları ısınmak, yazları serinlemek için yararlanıyorlar.

Yılda sadece 60 gün güneşli havası olan İsveç solar enerjiden yararlanıyor. Biz yararlanmamakta ısrar ediyoruz.

Sayın Enerji Bakanı bize bu konuda inandırıcı bir yanıt verebilecek misiniz?

Efendim, saygılarımla!..

 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: arslan menguc
MANŞETLER

HK Arslan Menguç

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.