Advertisement

Advertisement

Boş düş

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
19/09/2014


Arslan Menguç Arslan Menguç


 Artık kıvırmaya gerek yok.

Kimin heybesinde ne varsa ortaya çıkmalı.

Söyleyeceğini söylemeli. Şapkasını çıkartıp, karşı tarafın dediklerini dinlemeli.

Türkiye Başbakanı Sayın Davutoğlu’nun dediklerini hepimiz duyduk.

Her geçen günün boşa harcandığını vurguladıktan sonra tarafları masaya çağırdı.

Nitekim görüşmelere başlanıyor.

Sizce nasıl bir sonuca ulaşılacak?

Mustafa Akıncı,Maraş’ın verilmesini istiyor. Hem de bu dileğini Türk medyası karşısında değil, Rum basınına açıklıyor. Sanki Rumlar gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bizimle birlikte oy kullanacaklar!

Acaba Güney Kıbrıs,Girne’yi istemekle yetinecek mi?

Acaba Güney’deki üvey kardeşlerimiz, bize Beşparmakların deniz görmeyen yamaçları dışında otlak verecek mi?

Acaba bir zamanlar Türk kardeşlerine yaşama hakkı tanıyan Rum Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis Cikko Manastırı’nın telkinleri sonucu Türklere ne oranda yaşama hakkı tanıyacak?

***

Kıbrıs Sorunu’yla yeni tanışanlar, Kuzey’deki Türklerin Rumların topraklarını işgal ettiğini sanabilir. Ancak dörtyüz küsür yıldır kendi topraklarına bağlı olarak yaşayan Türklerin Güney’de bıraktığı hiç toprağı yok muydu?

En azından Özkan Yorgancıoğlu, Lemba (Çıralı) köyünde doğup büyüdüğüne yemin edebilir.

Vedat Çelik, Taner Derviş ve Tuncer Arifoğlu ve daha niceleri de Tera köyünden geldiğine tanıklık edebilir.

Ayanni’nin (Aydın) Türk köyü olduğunu Filiz Besim de çok iyi bilir, İltek Kırmızı da.

Baf’ın Melandra köyünün de bizim köyümüz olduğuna YDÜ’nün kurucu rektörü Suat Günsel yemin edebilir.

Baba Tekin Birinci de, Ayios Nikolaos’daki (Esentepe) baba ocağını Rumların Türklerin Kuzey’e göç ettiği gün yıkıldığını söyleyebilir.

Yukarı Lefkara’nın (Aşağı Lefkara’dan 1.600m. uzakta) da Türk köyü olduğunu hem Hasan Kahveci hem de CTP milletvekili Mehmet Çağlar’ın köy imamının kızı olan annesi söyleyebilir.

Ressam Emin Çizenel babasının Malya’da yaptığı şarapları çok iyi bilir.

Yialia (Yayla) köyünden Lütfi Özter, Civisil (Cevizli) köyünden Emine Sütçü veya Yılmaz Çuırakoğlu da köylerinin saf Türk köyü olduğuna tanıklık edebilir.

Eğer köyleri haritadan silinmeseydi, Vroşa’dan (Yağmuralan) Cavit Atalar ve arkadaşları AİHM’ye başvurmazlardı.

Örnekler çoğaltılabilir. Ancak konuyu toparlarsak, Rum tarafında Türklerin düşünemeyeceğiniz kadar çok köyü kaldı. Peki, Kuzey’e göç edenler, bıraktıkları köy karşılığında, bir köy bulabildi mi? Yanıt; Hayır!

Ama Kıbrıs Cumhuriyeti yetkilileri, Kuzey’deki Türk topraklarını “Benim” diye geri isterken, Türklerin Güney’de bıraktığı mal varlığını bilmezden geliyor.

Zaten o nedenle Rum politikacılar Kıbrıs’ta barışı engelliyor.

Rumlar yeniden birleşmek istemediklerinden ipe un seriyorlar. Bu bağlamda ben, Rumları haklı buluyorum. Bireylerin evlenmek kadar boşanma hakkı olduğu gibi, halkların da kendi kaderlerini tayin hakkı var. Rumlar bizimle bir arada yaşamak istemiyorsa, zorla güzellik de olmaz. Türklerle yeniden biraraya gelmemek Rumların hakkı.

O nedenle, kırk küsur yıldır “Görüşmecilik” oyunu oynayacağımıza, bizim elbirliği ile kendi devletimizi güçlendirecek adımlar atmamız gerektiğini düşünüyorum.

Artık boş düşlerle yıllarımızı yitirmenin zamanı çoktan geçti.

Efendim, saygılarımla!..

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: arslan menguc
MANŞETLER

HK Arslan Menguç

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.