Advertisement

Advertisement

İskele babası

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
05/09/2014


Arslan Menguç Arslan Menguç


Biliyorum, uzatmayacağım. Tarihin tozlanmış raflarından söz etmeyeceğim. Mackintosh ilk laptopu Macintosh PowerBook 140 piyasaya sürdüğünde yıl 1991 idi. Cep telefonuna ise 1994 yılında kavuştuk. Yani sadece yirmi yıllık bir geçmişi var.

Bu kadar hızla değişen dünyamızda değişmeyen bazı kavramlar da var. Örneğin bir metre hep bir metre. Türkiye’nin demirbaş partisi CHP de geçen yüzyıla ait altı oklu logosunu taşıyor.

Değişen toplumların sorunlarına yanıt arayan günümüz siyasi partileri, değişen dünya koşullarında, sloganlarını bile değiştirmeden, birer iskele babası gibi tarihin akışına diklenemez.

Oysa bugün Ankara’da toplanacak olan CHP Kurultay’ında kimse CHP’nin altıokunu sorgulamayacak.

İşin düşündürücü yanı, CHP liderliği tam dokuz seçimdir, neden kaybettiğini sorgulayacağı yerde, Sayın İnce’nin meydan okumalarından etkileniyor.

Kimi gelecek dönemde olmasa bile, en geç, 2019’da iktidara gelme sözü veren İnce’ye bir şans vermek istiyor. Diğerleri çiğnenen büyük lokmaların yutulamayacağını düşünüyor.

Bu arada Atatürk’ün kurduğu parti olarak haklı bir gurura sahip olan CHP yönetimindekiler, partilerindeki en ufak bir değişime bile izin vermek istemiyorlar.

Parti tüzüğü, parti sloganları ve parti politikaların neden çağımıza uyum sağlamasına karşı çıkıyorlar? Semavi dinlerde bile yorum farklılıklarına, yani farklı mezheplere, farklı tarikatlara raslanırken, CHP neden halkın partisi olmama yolunda ayak sürüyor?

***

Bana kalsa, CHP içinde bulunduğumuz yüzyılı da, geçmişin değerlerine bakarak boş yere harcayabilir.

Ancak Türkiye’nin önünde iki temel sorun olduğunu düşünüyorum. Birincisi, Çözüm Süreci adıyla tanınan Kürt Meselesi’nin çözümü, diğeri de üzerinde Türkiye vatandaşlarının anlaşabileceği bir “Vatandaşlık sözleşmesine” yani yeni bir Anayasa’ya sahip olabilme konusu. Bir başka deyişle Anayasa Sorunu!

Aslında bu iki sorun da birbirinin içine geçmiş durumda. Ancak bu iki sorunun çözüme kavuşabilmesi için Türkiye’nin asıl temel çelişkisi üzerinde karar vermesi gerekiyor.

O da nasıl bir Türkiye istiyoruz?

Küçük, kolay lokma olabilecek, ama milli geliri oldukça yüksek bir Türkiye mi?

Yoksa Türkiye, kendi interlandında yaşayan diğer halklarla birlikte güçlü bir ülke mi olmak istiyor?

ABD, AB ve Rusya gibi ülkeler varlıklarını aslında federasyon olarak sürdürürken bir dünya devi olmayı da başarıyorlar. Peki, Türkiye nasıl bir yolda ilerleyecek? Küçülerek mi homojen ve güçlü olacağız, yoksa yüzyıllardır birarada yaşayan imparatorluk hakları gibi birlikten güç doğar ilkesini yaşatacağız?

İşte bu yol ayrımında, nereye gideceğimizi belirleyebilirsek, bundan sonrasında gideceğimiz yolu da bilirleyebiliriz, diye düşünüyorum.

***

Bugün olağanüstü Kurultayını toplayan CHP anamuhalefet partisi olarak, önce yolayrımı ardından da nasıl bir anayasa ve Kürt Sorunu’nu nasıl çözülecek gibi Türkiye’nin yaşamsal konularında katkı koyması gerekir.

Ne var ki, CHP yıllardan beri hiçbir konuda kendini geliştirebilme ve Türkiye’nin 21. yüzyıldaki sorunlarını kucalayabilme şansı olmadığından kamu oyunun yeterince ilgisini çekemiyor.

Ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen aldığı oy, ağırlıklı olarak Türkiye’de var olan Erdoğan Karşıtlığı’ndan geliyor.

İşte CHP, bu kısır döngüyü kırabildiği sürece bir Türkiye partisi olabilir, diye düşünüyorum. Yoksa, zaman içinde giderek güçsüzleşecek, sadece “Atatürk’ün kurduğu parti” olarak, Türkiye’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya bile layık olamayan bir siyasi parti olarak varlığını sürdürceğe benziyor. Tıpkı gemilerin gelip geçtiği bir iskelede ,kımıldamadan duran İskele babası gibi.

Efendim, saygılarımla!..

 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: arslan menguc
MANŞETLER

HK Arslan Menguç

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.