MOBESE’nin eksikliği
12/01/2014
Arslan Menguç
Hemen hergün televizyonlarda MOBESE kameralarının ABD televizyon endüstrisince nasıl kullanıldığına tanık oluyoruz. Filimlerde artan suçluluğa karşı MOBESE kameraları suçlulara gözünü açtırmıyor.
Öte yandan, hemen hergün Türk polisi MOBESE kameraları sayesinde en akılalmaz suçları çözüyor. Zaten MOBESE’lerin bu kadar yaygın olduğuna İbrahim Tatlıses suikastı sırasında tanık olduk. Silahların patladığı sırada bir değil çok sayıda kameranın kayıtta olduğunu öğrendik. Sonunda olay MOBESE kameralarının yardımı, suçluların ortaya çıkmasında yardımcı olmuştu.
Efendim, ne hikmettense biz hem artan suçlarla yeterli mücadele edilemediğinden şikayet ediyoruz; ama MOBESE’lerin toplumsal huzur ve güvenliğimiz için olmazsa olmaz olduğunu kabul etmek istemiyoruz.
Hertürlü yazışmamızın, Yahoo, G.mail ve benzeri internet siteleri aracılığı ile ABD makamlarınca denetlediğini farkındayız.
Öyle ki, CIA kimin kimin arkadaşı olduğunu o kadar iyi biliyor ki; hiç sormayın. Hatta internet ortamında kıyıda köşede kalmış arkadaşlarımızı bile bulup çıkartıyor. O nedenle Amerikalıların “Big Brohter” dediği Büyük Ağabeyimiz bizi hep denetliyor. Durum böyle olunca MOBESE’lerin sokaklarımızı denetlemesinden neden çekiniyoruz?
MOBESE’lerin biz sıradan insanların can ve mal güvenliğine katkı koyabileceğini neden düşünmek istemiyoruz?
***
Artık birileri bazı şeyleri açıklamalı.
Ülkemizde neden dünyada eşi benzeri görülmemiş oranda radar hız kontrol sistemleri var?
Bu araçlar hızı mı dentliyor? Yoksa kesilen bolca cezanın Hollanda’ya transfer olmasına mı yardımcı oluyor?
Efendim söz konusu radarları Hollanda’dan kiralıyoruz. Yani başlangıçta devletimizin kasasından hiç para çıkmıyor. Ancak, ne hikmettense tanınmamış ülkeye büyük ilgi gösteren Hollanda şirketi, radarların parası ödendikçe yenisini takıyor. Böylece biz sürekli borç ödüyoruz. Tabii, bu arada birileri bu sistemin devamını öngörüyor. Büyük bir olasılıkla bu işten nemalanan, avantası olan da bulunabilir; hiç şaşmam!..
İşte, bu nedenle ülkemizdeki radar sayılarını çoğalıyor.
Buna karşılık caddelerde ve meydanlardaki trafiği ve can güveniğini debetleyecek MOBESE kameraları yok! Bu durumu anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum.
Türkiye’de çok sayıda MOBESE olduğundan, soygunlar, cinayetler ve hemen hertürlü suçu işleyenler hızla yakalanıyor. Üstelik MOBESE kameralarıyla trafik de denetleniyor.
Şimdi sorun şu:
• Neden MOBESE kameraları satın alınmıyor?
• Radarlar için Hollanda’ya ödenen para ayda 2 milyon TL’yi geçtiği söyleniyor. Bu doğru mu?
Son olarak, MOBESE kameralar trafik polisinin ortaya çıkan trafik kazalarına zamanında müdahale olanağı sağlıyor. Tabii, bu durum insanlarımızın yollarda daha az perişan olması anlamına geliyor.
Akla takılan birkaç soru:
• MOBESE’ler özellikle akşamları Dereboyu’nda spin atan, çevreye tehlike saçan sürücülerin kimliğinin hızla saptanmasını sağlayacağı için mi kullanılmıyor?
• MOBESE’ler villa bölgelerindeki soyguncuların hızla yakalanmaması için gündeme gelmiyor?
• MOBESE’ler trafikte karısından veya kocasından gizli kaçamaklar yapanların kimliğini korumak adına mı gündeme gelmiyor?
Efendim, şeytan alanı boş bulunca hiç durmaz, sorar da sorarmış! Üstelik içimizdeki şeytan, akıllara gelmeyen soruları yöneltiyor.
Acaba değerli okurlarım arasında ülkemizde MOBESE kameralarının bulunmamasının gerçek nedenini bilen var mı?
Biliyorum, bu konuda belki polisimizin açıklama yapmaması hiç beklemememiz gerekiyor. Ama, en azından, eksik de olsa, bilenler kucağındaki taşları dökerse iyi olur, diye düşünüyorum. Belki bu sayede neden çağımızın geriside kaldımızı anlamış oluruz.
Efendim, saygılarımla!..














































































































































