Advertisement

Advertisement

Sonunda Savaş’ı kaybettik

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
11/11/2013


Arslan Menguç Arslan Menguç


Bugünlerde kaybettiklerimizin sayısı bir çığ gibi artıyor.

Tuncer Kurtiz dedik, Bilbay Eminoğlu, dedik. Önceki gün Özer Hatay’ı toprağa verdik. Dün de Savaş Ay’ın ölüm haberiyle sarsıldık.

Aslında Savaş’ın yıllardır gırtlak kanseriyle savaştığını biliyorduk.

Bilmediğimiz, Savaş’ın kanseriyle olan mücadelesini daha ne kadar sürdüreceğiydi. O da havluyu ondört yılın sonunda fırlattı.

Savaş’ın adını daha ondokuz yaşındayken duymuştum.

Aile dostumuz ve benim “yeğenim” olarak adlandırdığım İsveç’in en ünlü Kraliyet fotoğrafçısı Erhan Güner benimle buluşmak istediğini söyledi. Buluştuğumuzda, evden mektup aldığını, kardeşi Nurgün’ün Bakırköy Halkevindeki folklorculardan biriyle nişanlanmak arzusunda olduğunu, annesinin de bir ağabey olarak görüşünü almak istediği söyledi.

“Bu işe sen ne dersin Abi?”

O günlerde ben henüz ilk evliliğimi yapmamıştım. O nedenle bana göre Erhan’a çok genç olan Damat adayının ne iş yaptığını sordum.

“Gazeteciymiş!”

O günlerde kolunun altında bir tomar gazeteyi satana da, haberin mutfağında çalışanlara da aynı şey söyleniyor, ikisine de gazeteci deniyordu. O nedenle dayanamadan sordum.

“Nasıl yani? Haber mi yapıyor, yoksa gazete mi satıyor?”

Erhan bir an afalladı. Ardından kendini toplayıp “Hakiki gazeteci” dedi.

Ona verdiğim yanıtı bugün bile anımsıyorum.

“Oğlum, çektiği fotoğrafın veya yazının altında imzası yoksa ‘evet’ deme!..”

Aradan iki hafta kadar bir zaman geçti. Yeniden buluştuğumuzda Erhan masanın üzerine bir gazete fırlattı.

İlk sayfanın altında, sekiz sütun üzerinden fotoğraflı bir haber vardı. “Yenicami önünde ekmek savaşı” adlı haberde, güvercinlere atılmak üzere yem satan gençlerin birbirleriyle sille-tokat dövüştüklerini gösteren fotoğraflar yer alıyordu.

Haber, Dünya Gazetesi’nde yer alıyordu. Bir anda bizim damat adayına kanım kaynadı.

O zamanlar, 1974 yılının Dünya Gazetesi’nin, Basın İlân Kurumu’ndan aldığı reklâm paraları için çıkartılan kapalı devre bir gazete olduğunu bilmiyordum. Çünkü 1966’da Türkiye’den ayrılırken Dünya hatırı sayılır bir gazeteydi; şimdi de Türkiye’nin en prestijli gazetelerinin başında geliyor.

İşte, bizim kızla Savaş’ın söz kesilmesi Stockholm’den gelen “Evet” sonucu oldu. Bir yıl sonra Kasımpaşa Deniz Astsubay Orduevi’nde Nilgün ve Savaş Ay’ın nişanı yapıldı. Yaşar Kemal, eşi Rahmetli Tilda, Güneş ve Barbro Karabuda, Erhan ve eşi Jutta ile ben ve çocuklarımın annesi Leena nişanın şeref masasını paylaşıyorduk.

Bütün Bakırköy Halkevi folklorcuları ve Savaş’ın Fatih-Karagümrük semtinden arkadaşları, nişanda becerilerini sergilediler. Sabahın erken saatlerine kadar kurtlarını döktüler. Çok güzel bir nişan oldu.

***

Birkaç ay sonra Savaş Ay ve Coşkun Aral ile Cağaloğlu’nda buluştuğumuzda ben deneyimli bir savaş muhabiri olarak her iki genç gazeteci adayıyla yurtdışındaki deneyimlerimi paylaşıyordum. Zaman içinde Ayla bebeğimin babası olarak yurtdışı gezilerden vazgeçerken, her iki dostum giderek devleşen ünlere kavuştular.

Ne yalan söyleyeyim, hem zaman içinde üç çocuk sahibi olmak, hem de ekmek parası kazanmanın çok zor olacağını düşünmüştüm. Üstelik üne kavuşmuş bir gazeteci olmanın “baba” kimliği ile birlikte yürüyemeyeceğini erkenden fark etmiş, çocuklarımın babası olmayı, üne ve paraya tercih etmiştim.

Bu satırları yazarken, aklıma Savaş’la Kanal 6’da çalıştığım günlerde yaptığımız bir konuşma geliyor.

“Abi, benim programları nasıl buluyorsun?”

“Oğlum kamera hep seni gösteriyor; yanındakiler sanki figüran.”

“Biliyorum Abi, halk beni görmek istiyor!”

Savaş Ay, Türk Medya’sının sokak çocuğu olarak dışarıda, halkın arasında ve halkın sorunlarını dile getiren bir gazeteci kimliği ile haklı bir üne kavuştu.

Derken onun hastalanışına ve uzun yıllar süren yaşam mücadelesine tanık olduk.

Savaş, güle güle dostum. Gittiğin yerde nur içinde kal.

Efendim, son haftalarda yaşadığımız acıların daha da artmaması dileğiyle saygı ve sevgilerimi sunarım!.. 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: Sonunda Savaş’ı kaybettik, Arslan Mengüç, Savaş Ay, Özer Hatay, Bilbay Eminoğlu
MANŞETLER

HK Arslan Menguç

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.