Advertisement

Advertisement

Tarihsel gelişmeye direnmek niye

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
30/11/2013


Arslan Menguç Arslan Menguç


Nedense ben bu fotoğrafı daha önce de gördüm gibime geliyor.

Geçen ve evvelki yüzyılda, dünyanın dört bir tarafında toplumsal gelişmelere karşı ayak sürdüyen işçilerin makinaları yaktığı hep bilinir. İngiltere’de işçiler ekmeklerine ortak oluyor diye onları parçalamıştı.

Bir benzeri uygulamaya LTB’de tanık olduk. Şemi Bora döneminde alınan sokak süpürme makineleri nedense Kutlay Erk döneminde bozuldu. Yedek parçaları bulunmayınca, tamir edileceğine, yerine temizlik işçileri alınmıştı. Belki bir rastlantı, belki de bilinçli bir davranıştı; bilemiyorum. Ama bazı sol eğilimliler LTB’ye bu şekilde kapağı atmayı başarmıştı.

Şimdilerde de bir benzeri gelişme yaşanıyor.

Lefkoşa’da Büyükhan ve çevresi yayalaştırılıyor. Lefkoşa’da sınırdan ikiyüz metre uzakta, Rum kesimindeki insanlar ellerini kollarını sallayarak dolaşabilirken, dün sınırın Türk tarafındaki bazı dinazor kafalı esnaf çeşit çeşit eylemler yaparak tarihsel gelişimi durdurmak istedi.

Ünlü bir kahve fabrikasının herhalde sahibesi olan kişi, ağzından alevler çıkartarak sağa-sola çattı. Neymiş, insanlar nasıl gelecekmiş? Galiba bu dar görüşlüler ne Rum kesimindeki Uzunyol’a çıktı, ne de İstanbul’da İstiklal Caddesinde yürüdü.

Onların tek amaçları var; Lefkoşa böyle kalsın. Bir hilkat garibesi şeklinde yaşamını sürdürmeye devam etsin!

Neymiş bir hırdavatçı zamana karşı direnerek sokağa taşmış ürünleri, çapaları, kazmaları, orakları, el arabaları, cıvatalar, teller, tırmıklar arasında savaşan bir konumdan, aynı Rum kesiminde olduğu gibi, tavernalar, lokantalar, barlarla dolu bir cadde haline dönüşebilmeli engellemek istiyor.

Acaba, Rum kesimindeki eğlence yerleri patronları bizimkileri mi besliyor, diye sorasım geliyor. Çünkü, Lokmacı Barikatı sınır kapısından ülkemize gelen bir turist, ikiyüz metre uzaklıkta bir hırdavatçı dükkanıyla karşılaşmayı beklemiyor.

Zaten oraların marangozlar, kaporta boyacıları, tamircileri, demircileriyle dolu olması da gerekmiyor.

Belediye başkanı Sayın Kadri Fellahoğlu’nun en başarılı uygulaması sınıra en yakın bölgelerin yayalaştırılarak turizme açılması. Kanımca Fellahoğlu çıkan seslerden ve protestolardan etkilenmeden kendi bildiğini okuyabilmeli.

Surlariçinin yaşanılası, bir yer olması gerekli.

1963-74 döneminde, abluka altındaki Lefkoşa’nın acı hatırası olarak günümüze kadar gelmiş işyerlerinin bölgeden uzaklaştırırması gerekli. Oraları bir üniversite ülkesi olan KKTC’nin kalbinin attığı yer olması halinde, o mekanlarda turistler de kendilerine hoşca vakit geçirebilecekleri bir yer bulmuş olurlar, diye düşünüyorum.

***

Kanımca Sayın Fellahoğlu gerçek anlamıyla ilk kez başkanlık sınavından geçiyor. Bunu özellikle Kumsal-Dereboyu semtlerindeki “Tek Yol” uygulaması ile taçlandırabilirse güzel olur. Yoksa araçların kafa kafaya birbirine girdiği Kumsal bölgesinde yaşayanların, hayatı kendilerine zehir ettiği için Fellahoğlu’na diyeceklerini tahmin etmek zor değil.

Eski Başkan Bulutoğulları “Tek Yol” uygulaması için gerekli trafik direklerini yollara çakmış, ama kendinde yeteri kadar enerji ve şevk bulamadığı için tabelaları dikememişti.

Neymiş, halk tepki koyarmış!

Peki, şimdi araçlar kafa kafaya geldiğinde halk tepki koymuyor mu? Sövüp sayıyor bile!

Bütün dünyanın daracık sokakalarında hep “Tekyön” uygulaması yapılıyor. Gazimağusa’nın Oktay Kayalp’ı da yıllardır “Tekyön” uygulamasında başarılı oldu. Öyleyse bu korkaklık niye?

Bir ikinci korkakça uygulama, inşaat ruhsatı verilen apartmanlarda hala “Bordrum/sığınak” uygulamasının yapılmaması.

Bir üçüncü yanlış uygulama da Mahmutpaşa Kapalı Otoparkı’nın çok düşük kapasiteyle çalışması. Kimse kapalı otoparkın saatine 5 lira vermezdi. Nitekim vermedi de. Şimdilerde bu fiyat 3 kiraya indi; ama tüketicinin ağzı bir kere yanmaya görsün; oraya bir daha gitmiyor. Günde sadece ortalama 60 araç otoparka geliyor. Bir de Mahmutpaşa’nın sabahtan akşama kadar 90 araçlık abonesi var. Halbu ki, ucuz fakat dolu bir otopark çok daha fazla iş yapabilirdi. Üstelik Lefkoşa sokakllarındaki otopark sıkıntısı da hafiflerdi.

Herhalde “Sürümden kazannma” kavramını Mahmutpaşa’nın sahibi bilmiyor. Belediye de onlara yol gösteremiyor. Çok yazık!..

Son olarak, madem Büyükhan ve çevresi trafiğe kapandı. Oralara çok katlı yeni bir otopark gerekli, diye düşünüyorum.

Efendim, saygılarımla!..

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: arslan, menguc, köse, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Arslan Menguç

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.