Advertisement

Advertisement

Anlayın artık

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
26/06/2014


Arslan Menguç Arslan Menguç


Hiç bir aday kıvırtmasın.

KKTC’de en büyük düşmanının, halka yaşamı zehir eden, otopark sorunu olduğunu ve bunun belediyelerin apartmanların bodrum katları yapmamasından kaynaklandığının kabul edilmesi gerekir.

Lütfen açıklayabilir misiniz; neden Güney Lefkoşa’nın bütün apartmanlarında garaj bulunuyor da, kuzeyindeki konutlarda hemen hemen hiç yok? Yoksa bu konuda yasamız mı yok?

Doğru yanıt şöyle:

Belediye, evsahibinin bodrum için gerekli garaj parasını, az bir ücret karşılığı, cebine atıp “Biz size ileride otopark yapacağız; yeter ki bodrum için gerekli paranın sadece bir kısmını bize verin,” diye sorunu geçiştiriyor.

Yani belediyelerimiz bir zamanlar Türkiye’nin büyük kentlerinde yapılan uygulamayı örnek alarak, geçici nakit sıkıntısı sorununu çözüyor. Ama kentlerimizi otopark sıkıntısının çözülemez hale gelmesine sebep oluyor.

Bu zamana kadar belediyeler, hep otopark yapacağım, dedi. Halka bile bile yalan söyledi. Yoksa kırk yıl içinde epey otopark yapılmış olurdu.

***

Efendim, yerel yönetimle ilgilenen politikacıları işi zor.

Onlar halkın yaşam kalitesiyle ilgili sorunlarla bire bir karşılaşıyor. Buna karşılık yerel seçimler hakettiği ilgiyi ne seçmenden ne de siyasi partilerden buluyor. Yerel politikacılar sanki üvey evlat; olsa da olur, olmasa da, anlayışı bütün siyasi partilerde egemen.

Yerel yönetimlerin başkan adayları da sözde sorunları biliyormuşcasına her konunun çözüm anahtarının basına dağıttıkları renkli broşürlerde saklı olduğunu söylemeye getiriyor.

Oysa büyük belediye başkan adaylarının unuttukları bir gerçek var. O da, ülkemizin hızla beş belediyeye bölünüp “Büyükşehir” uygulamasına geçilmesi zorunluluğu.

Bu sosyo ekonomik bir gerçek.

Bu belki ilk anda gerçekleşmeyebilir. İlk aşamada 28 belediye azaltılarak, 12-13 nahiye belediyesine indirgenebilir. Sadece nahiye merkezlerinde belediyeler kurulur. İkinci aşamada nahiye belediyeleri kalkar ilçe merkezlerinde kalır. Bütün ilçeye tek belediye bakar.

Bu hizmeti artırır.

Bu siyasi partilerin istediklerini işe almalarını frenler.

Bu maliyeti düşürür.

Bu seçmen dalkavukluğunun sonu anlamına gelir.

***

Fellahoğlu, BES’ten çok korktuğu için DP ve UBP’li Cemal Başkan döneminde şişirilmiş belediye kadrolarını pohpohlamaktan hiç çekinmedi. Oysa Gazimağusa’daki mevkidaşı yaklaşık 300 kişilik bir kadroyla kendi belediyesini çevirebiliyordu.

TDP ve aşırı sol aliyansın adayı Harmancı dört renkli seçim broşüründe şöyle diyor.

“Geçtiğimiz dönemlerde yapılan kadro şişirilmesi ve intibaklarda yaşanan yanlışlıklar nedeniyle Belediye şu anda kapasitesinin çok üzerinde personele sahiptir. Emeği, bilgiyi ve beceriyi temel alan ve insan odaklı yaklaşımı ile çalışanların sendikal haklarına saygılı olan Harmancı ve Lefkoşa Ekibi, Belediye çalışanlarını yük değil Lefkoşa’nın sorunlarına çözüm üretmek ve hizmet sunmak için kaynak olarak görmektedir.”

Harmancı ve Lefkoşa ekibi de, tıpkı Fellahoğlu gibi popülizm yapıyor. Eğer 500 kişiye fazladan maaş ödemek kentin sorunlarını çözmek için bir özel bir “kaynak” ise neden Sümer Aygın ve Oktay Kayalp kendi hemşerilerini bunca yıl benzeri kaynaklar ve hizmetlerden yoksun bıraktı?

Ne yazık ki, Kemal Deniz Dana’ın “Bir dünya Başkenti Lefkoşa” palavrasında da Lefkoşa Türk Belediyesi’nin olanakları işe alınmış 904 kişinin maaşlarına gittiğini söyleyebilecek kadar açık yürekli değil. O da görmezden geldi.

***
Artık bir kompleksten kurtulmamız lazım.

“Bir dünya başkenti”…  Kulağa ne hoş geliyor?  Nereleri dünya başkenti acaba? Bursa, İzmir, Adana, Ankara…

Dünya başkenti olabilmek için önce bir “dünya şehri” olmak gerekiyor. Lefkoşa bu gerikalmışlığı ve vurdum duymaz yöneticileriyle KKTC ilçeleri arasında bile ilk üçe kolay kolasy giremez; nerede kaldı ki Kuzey Kibrıs’ın en önde gelen belediyesi olabilmek…

Buradan Kıbrıs’ın en önemli kenti olabilmek için, hep birlikte kaç birkaç fırın ekmek yememiz gerekeceğini siz hesaplayın?

Artık kim Lefkoşa’nın yeni başkanı olacaksa:

Al sana birkaç evödevi:

1.     Arasta-Lokmacı-Sarayönü çevresinde tam otomatik çalışan, yani kendi kendini yıkayan ve temizleyen birkaç tuvalet.

2.     Çöpleri yeraltında toplayan en az 10 adet yeraltı çöp konteyneri.

3.     Arasta-Lokmacı-Sarayönü bölgesindeki “panayır” havasına son vernek ve  caddelerin üstüne yelkeni anımsatan büyük tenteler gererek, kent sokaklarını tentelerden oluşen çadır havasından korumak.

***

Efendim içinizden kim kazanırsa, bu ev ödevlerini yapsın, halkın kendisini “Lefkoşa’nın fatihi” diye karşılayacağına emin olabilirsiniz. Yok, sadece “ben bildiğimi okurum” derseniz, okuruma söz veriyorum; size ezber bozduracak bir muhalefetle karşı karşıya bırakacağım.

Kimi seçerseniz seçin; ama Lefkoşa’ya hizmet verebilecek iki adaydan birini seçin. Üçüncüsünün önünde bir yılı aşkın çok uzun bir dönem vardı; onu hiç kullanamadı. Seçimlere bir ay kala bütün gösle görülür yolları delik deşik etti.  Yani insanları kuş beyinli sanıp tarafsız seçmenin güvenini kaybetti.

Efendim, saygılarımla!.. 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: arslan menguç
MANŞETLER

HK Arslan Menguç

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.