HABER KIBRIS

Bıkıp Usandık Bu Müzakerelerden!

ads
04/05/2018


Eşref Çetinel


Tarih 5 Nisan 2018. Yüzünü Güney’e dönerek diyor ki Sn. Akıncı, “Yol ayırımına geldiğimiz açık ve nettir!”

Tarih 8 Nisan 2018. Anastasiadis’le bir yemekli toplantıda buluşacağına ilişkin açıklamasında diyor ki Sn. Akıncı, “16 Nisan’da asıl konuşulması gerekenler konuşulacak!

Tarih 9 Nisan: Sn. Akıncı yemekli toplantıya ilişkin bir soruya, “Rum liderle durum tespiti niteliğindedir” cevabını veriyor.

Tarih 12 Nisan: Sn. Akıncı, “doğal zenginlikler sadece kendilerine aitmiş gibi (Rum tarafı) bölgede (inadına) tek yanlı faaliyet yürütmeleri tarihi hatadır” dedi.

Tarih 13 Nisan: Sn. Akıncı Özgürgün’ün katılmadığı Parti Başkanlarıyla yaptığı toplantıda “Bundan sonra ucu açık müzakere söz konusu değildir” dedi!

Tarih 16 Nisan: Sn. Akıncı ile Anastasiadis arasındaki yemekli toplantı gerçekleşti. Akşam yemekten sonra 23.45’de şu açıklamayı yaptı. (özetle)

“Bundan sonrasını nasıl gördüğümüzü değerlendirme fırsatı bulduk… Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olamaz…Yöntem olarak ayni yöntemlerin içine kapanmak gibi bir niyetimiz yoktur… Müzakerelerin ucu açık olamaz… Guterres bu konuda bir girişim yapar mı yapmaz mı?.. (Doğal gaz konusunda da uyarılarda bulunduğunu söyledi…) Rum tarafının Aplıç ve Derinya kapıları konusunda tarih verdiğini söyledi…”

(Anastasiadis ise iki tarafın da tezlerini ortaya koyduklarını ve bunlar üzerinde ısrar ettiklerini açıkladı.) Kısaca Sn. Akıncı “yeni bir şey yok” dedi!

Tarih 20 Nisan: Sn. Akıncı ve TC dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile siyasi parti liderleri toplandılar son durumu değerlendirdiler… Ağırlıklı siyasi görüş, bundan sonrası alternatif çözümün iki devletli yada konfedral sistem olması…

Tarih 30 Nisan: (Ansızın) Sn. Akıncı Rum tarafına dönüp, “Guterres belgesini sulandırmadan ve çarpıtmadan kabul etmesi çağrısında bulundu! Ayrıca ekledi: “Sunulduğu şekliyle!” Ve şunu teklif etti: “Stratejik belge olarak kabul edelim…”

YUKARIDA Sn Akıncı’nın Kıbrıs siyasi sorununa ilişkin 25 günlük zaman dilimine sıkıştırdığı zikzaklı yürüyüşü sırasında söylediklerinin kısa özetlerini verdim! Son günlerde “olanlara” hiç değinmiyorum! Sadece diyorum ki “çözüm arayışları” kulpu takılan ve 1974’lerden beridir devam eden bu ilkesiz ve çelişkili siyasetlerin liderleri tarafından boynumuza geçirilen yularlarıyla çekiştirilip yönlendirilmekten bir KKTC yurttaşı olarak artık bıktım usandım!

**********

DÖRT PARTİLİ KOALİSYON DA YETMEDİ!

“Siyaset cephemiz” şah da sosyoekonomik yanımız mı şahmaran? Şimdilerde al birini vur ötekine! Deve gibi dengi dengine kalkmaktalar!

BUNA karşın gönlümüz, iktidarı zar zor devralan bu dörtlü koalisyon hükümetini “vur abalıya gitsin” tutumunda eleştirmeye elvermiyor!

Fakat CTP ve tabi Sol ağırlıklı bu “Koalisyonun” çok ötelerden gelen bir huyunu da unutamıyoruz. Şöyle ki: Aslında yok birbirlerinden farkları.. Ama UBP iktidarları devleti borca harca sokar fakat ne yapar eyler alamadığı vergilere karşılık bonkörce ve popülizm kokulu  bir tutumda önüne gelene paralar, araziler, teşvikler dağıtır, sonra da tamtakır kuru bakır kalmış hazineyle beraber devleti bir erken seçim bahanesiyle CTP ağırlıklı koalisyon hükümetine devreder!

HA CTP ağırlıklı hükümetler ne yapar? Önce enkaz devraldıklarını söylerler! Sonra borçları harçları ödeyeceğiz hayaline kapılırlar, fakat bunu başaramadıklarında da  “alamadıkları direkt vergilere karşın yüklenirler dolaylı vergilere!” Ve ne olurlar CTP ağırlıklı hükümetler? “Zam hükümetleri!”

NEYSE ki öncesi koalisyonun “hazinedarlığından” intikal eden Serdar Denktaş gibi bir kurt görevine devam ediyor da memurun sigortalının maaşları gününde ödenebiliyor… Ki gene Erhürman hükümeti adına insafla yazalım, TC ile mali protokol daha geçen gün imzalandı, bu nedenle nemalanıp bereketini görmemiz, Serdar Denktaş’ın açıklamasına göre Mayıs ayı sonunda görülecek..

Eee o zamana kadar ne yapılacaktı? Her zaman yapılan: “Gelsin elektriğe, gelsin akaryakıta zam…”

LAF dörtlü koalisyonumuzdan açılmışken, sohbete doyum olmaz, hadi biraz daha laflayalım.

Tabi bu döviz vurgunu içinde büyük icraatlar beklemiyoruz! Hatta koordinatörümüz Akdağ’ın “size sağlık sisteminizi kurmanızda yardımcı olurum” teklifine bile dönüp bakmamasını yadırgamıyoruz artık! Çünkü “büyük icraat hayalleri çoktan söndü!

MESELA şimdilerde bakanlarımız Pazar günleri festivallerden festivallere dolaşırlarken, diğer günlerde de sanki bu memleketin bilinmedik sorunu kalmamış gibi kahve kulüp gezip “halkın sorunlarını” diniyorlar! Çeler de hızını alamamış şantiye ustası gibi inşaatlara çıkıp denetimlerde bulunup direktifler veriyor!

VESSELAMI kelam şimdilik işler (bir kitapta okudum) çayırda otladığı halde çayırın ne olduğunu bilmeyen tavşan misali, hükümetimiz anlatıyor ki bize bu ülkeyi yönetmek için dört siyasi partili koalisyon da yetmiyor!

**********

KISACA TAKILDIĞIM: (AÇIKLAYIN GİTSİN!)

Mevcut hükümetin “Allahı var” dediğimiz sözlerinden birini geçen gün Havadis gazetesini ziyaretle öğle yemeğine katılan (bize hiç nasip kısmet olmadı) Başbakan ve Dışişleri Bakanı yardımcısı Kudret Özersay bir kez daha yineledi. “Vekillerin mal beyanlarında bulunmaları!”

Seçimlerden önce “propagandaların” şah damarında atıyordu bu konu. Seçimden sonra da Başbakan Erhürman daha ilk Cuma günkü Basın toplantısında hükümet programına değinirken “mal bildirimini” yine hatırlattıydı..

Şimdi “bu da nereden çıktı” diyebilir misiniz? Kaldı ki zaten herkesin hayatı kadar malı da ortada. Açıklayın gitsin diyoruz…

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Bıkıp Usandık Bu Müzakerelerden!, Eşref Çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.