HABER KIBRIS

Bugün, 'gün' çocukların günüdür

ads
23/04/2018


ads

Eşref Çetinel


Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır. Dün bu “köşemde” öğretmeniyle öğrencilerini konuştum. Ben sordum onlar  yanıtladı..                                                                          

23 Nisanlarla, ötesi ulusal günlerle büyüyen çocukların, “vatan millet” sevgisiyle  yoğruldukları sonucuna varırken, “vatan devlet-devlet vatandır” dedikti hep birlikte.

“İnsan vatanını sever” der büyük şair Nazım Hikmet.. Vatan milletsiz, millet devletsiz olmaz ama..

YARIN dallarında açan çiçekler gibi büyüyecek 23 Nisan çocuklarına seslenmek istiyorum “köşemden..”

Doğup büyüdüğünüz vatanınızı sevin.. Milletinizi sevdiğiniz gibi.. Çünkü “Atatürk tarafından size armağan edilen bu gün yalnız 23 Nisan Çocuk Bayramı değildir. “Egemenliktir” de. Egemenlik hakkı vatansız olmaz. Vatan ise devletsiz olmaz..

“Vatan, millet, memleket” (Yurt-Ulus-KKTC) diyen, “egemenliklerine devletlerine sahip çıkmak isteyenlere  “ırkçı” yaftasını yapıştırmaya çalışanlara  yer vermeyin yanınızda..

Çünkü “Vatansız devletsiz” uluslar  “aşiretten” başka bir topluluklar değiller..

TÜRK halkını  “Rum’a yedirmeye” çalışan “gaflet, delalet ve hıyanet içinde olanlar” vardır! Her devrede vardı zaten.                               

Bu nedenle savunmaktadırlar “vatansızlığı” birleşik Kıbrıs’ı. Bu nedenle koparmaya çalışmaktadırlar  Kıbrıs Türk halkının usundan, gönlünden, yüreğinden KKTC’i..

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramdır. Siz “yurdunuza, ulusunuza, devletinize sahip çıkacak  yarının büyükleri, Gününüz  kutlu olsun..


GEÇEN HAFTAYA BAKTIK..                         Eskiden “geçen haftalara” “Köşemden” ben bakardım!”  Şimdi daha hafta kapanmadan ve Cuma’dan, rutin basın toplantısıyla Başbakan Erhürman bakmaya başladı! Doğrusu ya “işimizi” de kolaylaştırdı! Aç kulaklarını, dinle Erhürmanı, işte geçen haftanın hükümet icraatları..”

TABİ ve kuşkusuz artık fasit bir daire içinde dönbaba olurken, sorunların ve değişiklik yasalarının teferruatı içinde bunalmaya başlayan hükümete nazire geçen haftanın asıl önemli olayı Sn.Akıncı ile Anastasiadis’in yemekli toplantısıydı.

Bir yılı aşkın süre iki lider müzakerelerden müzakerelere koşar, İsviçrelere kadar uçar, bir sonuç alamazlarken… Baktık bizim cephede umutlu bir beklenti! Sadece yeniden başlama olasılığında yeni bir  müzakere masasının kurulması değil, çözüm umudunu da yeşerterek! Tabi bir kez daha  bu umutlar da  öncekiler gibi  sukûta uğradı!

Geride ise bir merak kaldı:  “Baş başa görüşmede” neler acaba konuşuldu? Hâlâ bilmiyoruz! Ki bu  “bilgilendirme” sorunu  “bilgisizlikle”  devam ediyor! Nitekim Sn. Akıncı da yemekli toplantı öncesindeki açıklamalarıyla yetindi, sonrasında “yeni bir şey yok” dedi!

Anladığımız “yeni müzakere masası kurulmasının artık  o kadar kolay olmadığı!”

****

       MÜŞAVİRLER sorunu: Geçen hafta Hükümet çomağı yılların müzmin derdi “müşavirler kovanına” soktu ve beklendiği gibi hesap Bağdat’tan değilse de Meclis’ten döndü. UBP’nin Kamu Görevlileri Değişiklik Yasa” önerisi  Komitede ivedilikle görüşülsün dendi  ama tezkere Mecliste oy çokluğuyla reddedildi.. Çok kısaca olay “geriye dönük işlem yapılamayacağı, müşavirlerin özlük haklarına dokunulamayacağı…”

Doğru mu doğru! Verilen hakları geri alıp sorun çözme yolu açılırsa, tek bir kamu görevlisi ayakta kalmaz!  Ki sorun “müşavirlik” müessesi değildirç  Gelip giden hükümetlerle “müşavirlerin de bakanlarıyla gide gele koskoca bir işsizliler ordusu haline gelmeleridir… Çare bulunacak elbet!                                           ****

DÖVİZ vurgunu geçen haftanın da  en büyük çığlığıydı!.. Bu konuda Cuma toplantısında açıklama yapan Erhürman “dört konuda tedbir aldıklarını” söyledi.

Geçen hafta da yazdımdı. Para ile oyun olmaz! Şimdi ithalatta dövizi sabitlemek yada devletin döviz üzerinden elde ettiği geliri TL’e döndürmek, yahut dövizle borçlananların sıkıntılarını yeniden yapılandırmayla izale etmeye çalışmak; belki hükümet için “alınmış tedbirlerdir” ama uygulamada tutmayacak dualardır,  sonucu cifozdur!

İYİ kararlar da çıktı geçen hafta. Mesela Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami Ankara’da Bilim Sanayi ve Teknoloji bakanı Nihat Zeybekçi ile görüşmesinde, “TC-KKTC ikili ticarette TL’yi zorunlu hale getireceklerinin sözünü verdilerdi, bakalım başaracaklar mı?”                                                                              *****

BET ofisler, gece kulüpleri de geçen hafta hükümetin gündemindeydi.. Doğrusu ya KKTC’de bayağı bir Pazar oluşturmuşlar! “Gidi para” diyorum ben! Yeter ki akacak mecrasını bulsun,  kaynağının  “pislik rezillik” olması önemli değildir.

HA “Kapıcılar” geçen hafta da sınır kapılarının  açılmasını konuştular! Onlar kapılar açıldıkça Türk çarşısının Rum müşterilerle dolacağını, esnafın ihya olacağını söyleyedursunlar ayni sıralarda medya şu haberi yayıyordu:

2018 yılının ilk 3 ayında Rumlar Kuzey’de kredi kartlarıyla 2.4 milyon euro harcadı. (Her halde kumarhanelerde.)

Türkler ise ayni dönemde Güney’de kredi kartlarıyla 5.2 milyon euro harcadı. Hem de temizinden alışveriş merkezleriyle konfeksiyon mağazalarında.. (Rum’un iki katından fazla hem de yarı nüfusumuzla!) İşte “açılsın” denen kapılar gerçeği!

Kısaca  leylek gibi lâk lâk ederken, geçen haftayı da savdık…


KISACA TAKILDIĞIM: (YEREL SEÇİMLER)

       Yerel seçimler hazırlıkları başladı.   Geçmişte hemen her seçimde adaylar önce “ben sen diye köşe kapmaca oynarlardı.”

Bu kez öyle olmadı: CTP  de UBP, TDP,  DP de yeni koalisyon hükümeti oluşumundan yorgun düşmüş olmalılar,  mevcut belediye başkanlarını yerlerinde tutarak “yola devam” dediler..

Doğrusu iyi yaptılar! Çünkü gelecek olanlara “gidenlerin” arkalarında bıraktıkları borçla harcı kaldırmak için dört yıl da yetmeyecekti!

Şimdi işler daha kolay. Başarı ve başarısızlıklarının tüm sevap ve günahı  boyunlarına kalacak! Tabi eğer yine seçilirlerse…

Bu habere tepkiniz:
TAGS: eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems