HABER KIBRIS

Deneyin: (Bakalım Kim Kimin Ardında Koşturacak!)

ads
12/04/2018


Eşref Çetinel


Bu adada onca mücadeleye, savaşlara, göçlere karşın tesellisini bulduğumuz “talihimiz” oldu. Mesela  Suriye olmadık! İsrail’in yamacındaki Filistin olmadık! Ve Doğu Guta olmadık..

Evet kıyıldık, doğrandık, soykırıma uğradık ama ne  sinir gazlarıyla yakıldık ne   kimyasal silah saldırılarıyla  yok edilmek istendik…

BU “toplumsal talihi” yaşam tesellimiz yaptık ama şunu hiç unutmadık:

Yarım asırdır önce İngilizin ardından AB’nin Rumlara yönelik destek ve yardımları sayesinde bir gün bile rahat huzur görmedik!

Siyasi sorunun sürgit esiri olmaktan kurtulamadık!                Sosyoekonomik yönden toparlanamadık!        Ambargolardan kurtulamadık!

TUTUN ki her gün vücudumuzdan bir uzvumuzu  kopardılar!

Her gün bir yerimizi kanattılar!

Her gün bir olayla ağlattılar, bağırttılar, isyan ettirdiler!..

Hem de “keyifle, sadistçe çözüm pazarlıklarıyla! İntikam duyguları düşmanlıkla!

BİZSE yıllardır  tüm bu Rum zulümlerine  nasıl karşılık veriyoruz ama? “Müzakereler başlasın yakarışlarıyla!” Yeni sınır kapıları açılsın  istekleriyle!

Çocuklarımız Rumca eğitim görsün, sirtaki oynamasını öğrensin önerileriyle!

Ve Türkiye gitsin Rum gelsin hezeyanlarıyla!

       İŞTE onlar işte biz! Gene de Tanrıya şükürler olsun. Ya maazallah Doğu Guta’da olduğu gibi bizi kimyasal silahlarla, saldırılarla yakıp kavursaydılar! Kurutsaydılar neslimizi!

ÇOK yazık olacaktı değil mi? Ne sınır kapıları açmaktan söz edebilecektik ne sirtaki öğrenmekten! Ne Türk askeri çekip gitsin diyebilecektik ne suyu ile elektriğine muhtaç olacaktık!  Zaten adada “olmayacaktık”  ki  “var olalımdı!..”

HA ne diyecektik asıl: Artık şu Güney’i boşayın gitsin! Vurun kıçına bir tekme Erdoğanvari bir söylemle deyin ki “cehenneme kadar yolun var!”

Bakalım  kim kimin ardında koşturacak sonra!

**********

KOALİSYON HÜKÜMETİ ZORDA!

Ne zaman CTP ağırlıklı koalisyon hükümetleriyle müşerref olsak biliriz ki “zamlar dönemi” başlamakta!  Nitekim  üçüncüdür akaryakıta zam yapılmakta! Nedeni tabi ki dövizin sürekli yukarı dikilmesi.

Ne var ki hükümet dövize karşı kendi ödemeler dengesini korurken halkın ödemeler dengesini bozmakta! Çünkü çok iyi biliniyor:

Akaryakıta zam demek iğneden ipliğe her bir emtianın, ulaşımın, emeğin pahalılanması demektir! Sonuçta da  şöyle bir mantık açmazına düşülmektedir: “Hükümetler halk için değil, halk hükümetler için vardır!”

ŞAKA  yapmıyoruz! Çünkü “halkların devletleri için var olduğu gerçeği” bizatihi “devletçiliğin” kendisidir! Bu nedenle yıllardır “TC-KKTC mali ve ekonomik protokollerinin” uygulanması savsaklanmaktadır!

Kurumlar sürekli zarar ederlerken devlete sıkı sıkıya bağlılıkları kopmasın diye elde tutulmaktadırlar!

ÇÜNKÜ:  Devlet yada devre devre yönetim erkini elinde tutan “yönetimler”   elden çıkacak “kurumların” yerine   hâlâ neyi ikame edeceklerini bilemiyorlar!  “Öyle geldi böyle gider” diyerek vaziyetleri idare ederlerken “sistemi” değiştirmektense sürdürüp götürmeyi yeğliyor bu nedenle de sittin senedir  liberal ekonomiye geçilemiyor!

GEÇEMEZ de! Çünkü “Devlet Kurumları” her devrede gelip giden hükümetlerin sağmal inekleri  gibi “hem vergi gelirlerinin hem siyasi yönden sandıktan bekledikleri  oyların  kaynakları oldular!

Artık gazetelerde de yayınlanan “kim ne kadar vergi verdi” listelerine bakın! Devlet kurumları hep başı çekerken, özel sektör “zararlar” hanesinde heyamola çekmiyor mu?

Oysa asıl zararda olan her zaman devletin kurumları değil midir?

ÖTESİNE gelince:  Belki dörtlü koalisyon hükümeti, artık devletin tam da palamarlarını çözüp  deli dolu batışa geçtiği çok talihsiz bir dönemde iktidar oldu! Ancak hükümeti oluşturan dört siyasi partiden  hiçbiri de UBP’den fazla oy almayı başaramadıydı!  Ki koalisyonu kurabilmek için dördünün bir yere gelmesi gerekti!

BUNA karşın UBP’nin de devletle birlikte batacağı gerçeklerinde,  bu dört parti “bırakalım gideceği yere kadar gitsin” demediler! “Bu memleketi biz kurtaracağız” iddiası ile iktidara talip oldular! Halk hâlâ bunu bekliyor ama gördüğü ne oluyor?

Başbakan diyor ki “müşavirliği külliyen kaldırmamız mümkün değildir…” Seçim öncesi kaldıracağız diyordunuz ama!

ÖTE yandan seçim öncesi kıyasıya eleştirilen UBP yönetimindeki Sağlık kurumları şimdilerde doktorlara 2. iş yasağı getirilmesine karşın ne oldu? Cevabını TIP-İŞ başkanı Dr. Ahmet Barış’ın açıklamasında bulursunuz. Diyor ki   “Sağlıkta takvimlendirme yapılmaz, personel altyapısı ve yasal eksiklikleri ivedilikle giderilmezse daha ciddi sorunlar yaşanacaktır!”

Demek ki neymiş? 2. İş değilmiş sorun!

NE diyelim? Allah Erhürman hükümetine kolaylık versin!                                                                                     **********

KISACA TAKILDIĞIM: (ALIŞTIRA ALIŞTIRA!)

Hoca Nasrettin karar vermiş eşeğini açlığa alıştıracak! Başlamış her gün hayvana verdiği yeminden arpasından biraz kısmaya, biraz daha azaltmaya!..

Tabi zavallı havyan açığa dayanamamış cartayı çekmiş. Ve hoca büyük hayıflar içinde demiş ki “tam bizim eşek  açlığa alışıyordu  ölüverdi zavallı!”

Hükümeti alîleri de iktidar olalı beridir üçüncüdür akaryakıta zam yapıyor! Bu gidişle dördü beşi de göreceğiz. Çünkü (Tabi ki hoca gibi hayvanı açlığa alıştırmak için yiyecekten kısmak formülü değilse bile) mantık  şu olmalı:

“Memleketteki trafik felaketini önlemek için “yeni yollar yapamayız! Trafiği yeniden düzenleyip daha güvenli hale getiremeyiz! Akşamları yolları aydınlatamaz, istenilen oranda denetim yapamayız!”

“O halde ne yapalım? Akaryakıta zam! Yine devam ediyorsa trafik kazaları yine zam… Sonunda sürücülerin büyük bölümü akaryakıt alamayacak duruma geldikte, trafik sorunu da kendiliğinden çözülecek!”

Her zaman yazarım: Akıl akıldan üstündür diye!

ads
Bu habere tepkiniz:
TAGS: Deneyin: (Bakalım Kim Kimin Ardında Koşturacak!), Eşref Çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems