ÇOCUK VE ŞİDDET
18/04/2026
Ayla Kahraman
Kendini ifade etmenin yolu, toplu veya şahsa yönelik katliamlar yapmak mı?
Bu hale nasıl geldik diye düşünürken, 18 yaş altı çocukların peş peşe yaptıkları katliamlar gündeme oturuverdi.
Kadın, çocuk cinayetleri derken, “münferit” diye adlandırılan olaylar, başrole geçiverdi. İşin enteresanı, politik yanıtların yersizliği. Ayrıntıda saklı olanı genelleştirmek ne kadar akılcı olur bilinmez ama görünen o ki, ölümüne katliam yapmaya hazır bir ordu çocuk yetişiyor.
Elbette yetişkin dünyasının çarpıklığının bu durumdaki etkisi büyük. Yetişkinlerin öncülüğündeki şiddet modası, güya akılcı yollarla adını beyaz kağıtlara yazdırma derdinde. Trafikte bile fırsatını bulan en azından kornaya basarak canını sıktığınızı iletiveriyor size. Arabasında zarar verici alet edevat taşıyanlar da çok. Bu kişilerin kendilerini anlamaları bile zorken, bir insana yönelik yok edici şiddetini nereye kadar anlayabilirsiniz?
Kendinizi korumak için susmak, hakkını aramamak, haklılığını savunmamak şiddeti durdurmaz. Sadece özgürleştirir.
Konumuz çocuklar. Yetişkin şiddetinin doğurduğu katil çocuklar.
Geçmişten bugüne, duygusal zekâ (EQ) ve şiddet eğilimi arasındaki ilişki sorgulanmaktadır. Başkalarını anlama becerisi düştükçe şiddet içeren davranışlar artar. Çocukların 5 yaşına kadar duygusal zekalarının gelişmesi beklenir. Ana babanın ilgi ve şefkati, ilk beş yılda daha önemli. Ana babadan uzun süreli ayrılıklar da çocuğun duygusal gelişimini bozacak güç taşıyabilir. Bununla birlikte, çocuklar empati kurmayı öğrenebilirler. Başkalarının ve kendilerinin duygusal dışavurumlarını anlayabilirler.
Ciddi bir sorun, çocukların boş zamanlarını TV, bilgisayar oyunları ve sanal alemlerdeki uygunsuz, insani değerlere ve ortak vicdan bilincine aykırı etkinliklerle doldurmalarıdır. İzledikleri her neyse, onun içine giriyorlar ve “düşmanı” yok ettikçe puan kazanıyorlar. Oyun devam ettikçe ölmüyorlar.
Bu şartlarda kendini tanımayan ve gölge kimliklere sığınan çocuk, başkalarının duygularını anlar mı?
Çocuklarımızı değerlendirmeye çalışırken, akran ilişkilerinin bize çok katkısı olur. akranları ile iyi geçinen, uyum yeteneği yüksek, kendi öz disiplinini kurabilmiş ve yaşama olumlu bakabilen, kendine-çevreye barışık çocuklar; başkalarına zarar vermezler. Silahı kapıp, katliam yapmazlar. Bu özelliklerin yokluğu, duygusal zekanın gelişmemiş olduğunu akla getirir. Bu durumda çocuk, şiddet içeren davranışlara başvurabilir.
Duygusal zekâ (EQ) bütün insanlık için hayatta kalmanın ilk yoludur. Şiddetin, saldırganlığın düşmanıdır. Sevgi, dostluk, sadakat, merhamet, vicdan, empati gibi değerlerin gelişmesi için gereken ilk basamaktır.
Saldırganlık içeren, zorbalığa kadar gidebilen davranışları ve nedenlerini haftaya konuşalım. Olası çözümlemeleri de elbette.
Hepinize barış ve huzur dolu yarınlar dilerim.
- YÜREK YAKAN BİR KONU: SEVİLENİN KAYBI
- ÇOCUKLARI ANLAMAK, KATEGORİLEŞTİRMELERİNİ ENGELLEYEBİLİR
- ÇOCUKLARDA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN PEK ÇOK NEDENİ OLABİLİR
- DÜŞSEL BİR DÜNYA KURMAK MÜMKÜNDÜR
- GÜNÜMÜZ İNSANI
- TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE YİTİRİLEN İNSANİ DEĞERLER
- AKIP GİDEN ZAMAN VE ÖNCELİKLERİMİZ
- ÖLÜMÜN KARŞISINDAKİ ÇARESİZLİK
- MÜKEMMEL EBEVEYNLİK BİR HAYAL MI?
- Gençlerde Şiddet İçeren Davranışlar Arttı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































