DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
22/06/2026
Ali Baturay
Hem genel seçimi hem de yerel seçimi bir arada yapmak… Doğrusunu isterseniz bunu istemek ve önermek akıl tutulması gibi bir şey…
UBP içerisinde bir kesim, iki seçimin aralık ayında aynı gün yapılmasını öneriyor ve ısrarla istiyormuş. Bu kesim, iki seçimin bir arada yapılmasının faydalı olduğuna önce parti içinde kendi arkadaşlarını inandırmaya çalışıyorlarmış ve bu konuda hayli mesafe kat etmişler. Sonra da toplumu inandırmak, ikna etmek için kolları sıvayacaklarmış…
Ancak toplumun buna inanıp inanmaması pek de umurlarında değil, çünkü “fayda” dedikleri şey “toplum faydasına” olan şey değil. Onlar, halk karşı çıksa da kafalarına koydukları şeyleri yapıyorlar.
Biz “akıl tutulması” diyoruz ama aslında iki seçimin bir arada yapılması önerisi, bir tür UBP’yi kurtarma operasyonuymuş, bunun üzerine hayli kafa patlatmışlar ve bir strateji yaratmışlar… Birkaç bacaklı bir analizin sonucuymuş bu…
Şaşırdınız mı? Zaten yaptıkları ve tepki çeken birçok şey toplumun faydasına değil. Tam tersine bir süreden beridir halkı rahatsız edici sözde icraatlar yapılıyor. İki seçimin bir arada yapılması işi de kendi doğrularının bir ürünüdür… Ancak bu iş tam bir deliliktir…
Yüksek Seçim Kurulu’nun “karma oy” ve “çarşaf liste” ile ilgili uyarıları ortadayken, geçen genel seçimde çarşaf listenin yarattığı sıkıntılar defalarca anlatılmışken, “bunun düzeltilmesi” defalarca talep edilmişken, şimdi yapılmak istenene bakın siz… UBP, talep edilenin tam tersini yapmak istiyor.
Yalnızca Yüksek Seçim Kurulu, eski ve yeni Yüksek Mahkeme Başkanları değil uyaran, mantıklı olan, durumu görebilen herkes bu “çarşaf liste” meselesinin ne kadar zahmet çıkardığını, zorluk yarattığını görebiliyor ve uyarı yapıyor. Herkes görüyor da bir tek UBP içindeki bir kesim mi göremiyor bunu? Ancak mesele gerçeği görememek değil, amaç kaostan fayda sağlamaktır… Gerçekleri göz ardı eden ve kaosa oynayan hükümetin büyük ortağı UBP’nin yaptığı pişkinlik ve saygısızlıktır.
Genel seçim sistemi mevcut haliyle sıkıntı yaratırken, seçmen için işkenceye dönüşüyorken, bir de bunun yerel seçimle birlikte yapıldığını düşünün. Tam bir kaos yaşanacak, oy vermek uzun süreler alacak, yine hatalar olacak, birçok seçmenin oyları geçersiz sayılacak, tüm seçim sonuçlarını açıklamak da günler sürecek. Ancak kaostan beslenmeyi adet edinen zihniyetten ne bekleyebilirsiniz ki?
UBP’li kurmaylar, iki seçimi bir arada yapmanın tasarruf sağlayacağını ve katılımı artıracağını iddia ediyor. Hükümette bulunduğu hiçbir dönem tasarruf yapmayan, yapamayan, bunu dert de edinmeyen, hatta israfla özdeşleşmiş, devlet olanaklarını partizanca dağıtan bir parti, işine gelince “tasarruf” gerekçesine sığınıyor. Tasarruftan kastınız nedir acaba? Siz sayımı uzun saatler, hatta günler sürecek bir seçim için seçim görevlisi bulabileceğinizi mi sandınız? Yani her zamanki görevli sayısıyla iki seçimin bir arada yapılabileceğini mi sanıyorsunuz? Bu işkenceyi kim çekmek ister sizce?
Seçime katılımın artacağı iddiası da doğru değildir. Tam tersine milletvekillerini, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini, muhtarları, azaları seçmek için beş farklı seçim pusulası ile uğraşmak zorunda kalacağını düşünen ve bu işkenceyi çekmek istemeyen birçok kişi oy vermeye gitmeyecek, gidenler de uzun süren oy verme işlemleri nedeniyle sırasının gelmesini beklerken sıkılacak, sinir olacak, oy vermeden kaçacaktır. Hatta vatandaşlar, oy verirken bunalıp, oy verme işlemini yarım bırakacaktır.
Üstelik birçok kişinin, “seçimin güvenliği” konusunda endişesi vardır. Uzun sürecek oy sayımında, yorulacak kişilerin hata yapma riskinin artacağından korkuluyor. Uzun sürecek, ertesi güne sarkacak, yorgunluk nedeniyle ara verilecek durumlarda oy sandıklarıyla ilgili istismarda bulunmak isteyenlerin olabileceği, şeffaflığın ortadan kalkacağı, flu bir ortamın yaratılacağı da ihtimaller arasında gösteriliyor. Mutlaka Yüksek Seçim Kurulu alacağı tedbirlerle sandıkların ve oyların güvenliğini sağlayacaktır ama insanların aklına sandıkların güvenliğinin kaybolacağı ihtimallerinin gelmesi bile psikolojik olarak onları sandığa gitmekten alıkoyacaktır.
Tabii tüm bunlar UBP’li kurmayların umurunda değil. Kendilerine yönelik halk desteğinin azaldığını görebiliyorlar. Her seçimde devlet olanaklarını kullanarak menfaat dağıtıyorlar ve artık işleri daha zor, daha fazla seçim rüşveti vermeleri gerekiyor. 200’ü aşkın kişiyi partizanca istihdam edecekleri söyleniyor. İki seçimde ayrı ayrı menfaat dağıtmak onlar için zor olacak. O nedenle iki seçim için bir defa seçim rüşveti dağıtmak istiyorlar.
Üstelik yaratılacak kaos ortamının kendilerine yarayacağına, seçime katılımın düşmesinin de kendi lehlerine olacağına inanıyorlar. UBP’liler, iki büyük parti dışındaki diğer partilerin, özellikle benzer kitleye hitap ettikleri sağ kesimdeki diğer partilerin aynı anda seçim pusulalarında yer alacak hem yeterli “milletvekili adaylarını” hem de “belediye başkanı” ile “belediye meclis üyesi” adaylarını bulmakta zorlanacağını, bu sorunlarla uğraşırken konsantre sorunu yaşayacaklarını hesap ediyorlar.
Biliyorsunuz, bazı partiler seçim pusulalarındaki kişi sayısını doldurabilmek için hem yerel seçimlerde hem de genel seçimde aynı kişileri aday gösteriyor. Ancak iki seçim aynı gün yapıldığında bunu yapmak imkânsız olacak. UBP’liler bunu çok iyi biliyor ve buradan kendine avantaj yaratmak istiyor.
Kimi zaman hükümetin başarısızlığını örtmek için başarılı UBP belediye başkanları üzerinden propaganda yapma hesapları da var…
Yani diyeceğim o ki iki seçimi bir arada yapmak, halkın desteğini kaybetmiş UBP’nin bir tür kurtuluş planıdır. Hiç olmazsa kayıpları bir nebze önlemek istiyorlar. Bu hesap tutar mı bilemeyiz ama “parti çıkarı” üzerinden tüm toplumu perişan etmek doğru değildir. Yapılmak istenen halka ve siyasi rakiplerine karşı saygısızlıktır.
Bu arada DP ve YDP, her iki seçimin aynı gün yapılmasına karşıymış. Genel seçimin ekimde yapılmasını istiyorlarmış… Gerçekten bu iki parti karşıysa, “iki seçim bir arada yapılamaz” diyorsa, tavırları sözde kalmasın. Bu iki partinin toplam milletvekili sayısı 4’tür (Hasan Tosunoğlu DP’den istifa ettiği için 5’ten 4’e düştüler). CTP’nin milletvekili sayısı 18’dir… Bağımsız milletvekili sayısı da 4’tür. Bunları topladığımızda 26 ediyor. Yani UBP, bağımsızlardan destek almadığı sürece (ki üçü kesin destek vermiyor) iki seçimi bir arada yapacak yasal değişiklik için mecliste yeterli sayıya ulaşamayacak demektir.
Ancak DP ile YDP birçok konuda o kadar zigzag çizdi, o kadar çok “yapmam” dediği birçok şeyi yaptı ki, insan onlara güvenemiyor. Yalancı çoban konumundaki DP ve YDP sağlam durursa iki seçim bir arada yapılamaz, bu tartışmalar da gereksiz kalır. Peki siz DP ve YDP’ye güveniyor musunuz? Sizi bilmem ama ben güvenmiyorum… Başbakan Ünal Üstel aylardır erken seçim olmayacağını, genel seçimin aralık veya ocakta yapılacağını söylüyor. Niye sesinizi çıkarmadınız da şimdi “genel seçim ekim ayında olsun” diyorsunuz? Onlara hiç güvenmiyorum ama inşallah bu kez beni şaşırtırlar…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- Rüşvet aşırı arttı ve ‘’Yeter Artık’’ dedirtti
- 20 gün önceki akaryakıt zammına yönelik tepkileri dikkate almadılar…
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































