Kıbrıs Sovyetinin son çırpınışları
20/11/2013
Arslan Menguç
Kim ne derse desin, “Bizim sistemimizin eski Sovyetlerden farkı nedir?” sorusuna
verebileceğim tek yanıt şöyle olurdu:
“Sovyetlerde komünist parti diktatörlüğü vardı; bizde ise iktidar partisi
diktatörlüğü var.”
Her iki sistenin de özü aynı.
Şu veya bu şekilde iktidarı elinde tutan zümrenin bir parçası olursan, kollektif
diktatörlüğün parçası oluyorsun!
Bizdeki sistem öylesine kokuşmuş ki, eski başbakanlarımızdan ve CTP eski
Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer’e yakın olmak bile, CTP içinde artık “Soyerci”
damgasını yiyerek tu kaka ediliyor. Şimdiki iktidarın büyük ortağı olanlar, dün
Sayın Soyer’in iktidarda olduğu günlerde yönetime alınan müsteşarları sanki
vebalı gibi bir kenara itip, müşavirler ordusuna katıyor.
Lenin zamanında tepede olanları Stalin harcamıştı. Stalin’in yıldızlarını Kruçev
bozuk para gibi etrafa fırlatmıştı. Aynı uygulama Brejnev ve arkasından
Garbaçov döneminde de sürmiştü.
İşte, eski Sovyetlerdeki sistem bizde de geçerliğini koruyor. Geçenlerde
Sayın Soyer bu sistemden yakınıyordu. Hiç üzülmesin, nasıl olsa yakında
Yorgancıoğlu’nu koltuğundan kaldıracak olanlar, şimdilerde Yorgancıoğlu’nun
etrafında fırıldak gibi dönenleri kızağa çekecek.
O nedenle bizdeki sisten eski Sovyetlere benziyor. Yoksa, aynı partiden insanları
kızağa çekenler, partiden yoldaşı oldukları pek sayın müsteşarlarının maaşlarını
kendi ceplerinden ödedikleri gün, bu acılar hiç yaşanmayacak!
Dünkü gazetelerden birinin manşete taşıdığı konu Türkiye’den gelecek su
ve elektrik üzerine idi. Ekolojiden anlayan geçinenlerden biri, “Türkiye’den
gececek suyun, ülkemizin çölleşmekte olan ekolojik dengesini olumlu yönde
bozacağından endişe ediyordu. Yani çakma çevreci, su gelecek diye yas
tytuyordu. Şimdi bunlara başkaları eklendi.
Bugünlerde de elllerinden “Grev” oyuncağı elinden alınan bir başka sendika
Anadolu’dan gelecek elektriğe karşı.
Aslında onların kendilerini yabancı hissedeceği hiçbir şey yok.
Onlar herzaman ve heryerde, herşeye karşılar.
Onlar, kendi borularını öttürebilmek uğruna, size Suriye diktatörü Eset’ın ne
kadar demokratik bir lider olduğunu bile söyleyebilirler.
Efendim, Türkiye’den gelecek elektriğe sadece kilowatt/saat olarak bakmamak
lazım. Dünyada elektrik dağıtım ağlarının birbirlerine bağlandığı ve bunun
ani voltaj farklılıklarına karşı bir çeşit emniyet sübabı görevini üstlendiği
günümüzde, bizim “İstemezükcü” sendika yöneticileri bu ülkelerarası işbirliğine
de karşılar.
Çünkü onların amacı, halkı bir elektrik şalteri ile korkutup dilediklerini
yaptırabilmek.
Türkiye’den gelecek olan elektrik Kıb-Tek’e rakip değil; onu tamamlayan, hiç
beklenmedik bir kaza veya sıkıntı halinde devreye girebilecek bir can simidi.
Bir zamanlar Makarios Türkiye’den suyun gelmesine karşıydı. Şimdi su geliyor.
Üsteik, yanında da elektrik!
Kıb-Tek’deki elektrik teknisyeninin ne kadar para kazandığı BKP’li İzzet İzcan’ı
bile istan ettirtecek cinsten. Adamlar teknisyen değil, sanki bakan maaşı
alıyorlar. Durum böyle olunca da, Türkiye’den elektriğin gelmesine doğal olarak
karşı çıkarlar.
Allah’tan Türkiye’de bu tür siyasi manipülasyonlara boyun eğmeyecek bir iktidar
var. Erdoğan ve AKP iktidarı bu oyunlara boyun eğmez, diye düşünüyorum.
Bazılar, yani ülkemizin dağılması ve sonunda Güney’e ilhak olup yok olmasından
yana çevreler, elektrik konusunda Türkiye’nin Kıbrıs Türkü’nün görüşünü
almadığı ileri sürerek, konuyu eğemenliğin yok edildiğine getirmek istiyor.
Bir ülkede elektriğe %30 zam yapanlar halkın özgürlüğüne set çekmiyor da,
gelecek ucuz elektrik mi özgürlüğümüzü kısıtlayacak?
Varsın, kısıtlasın.
Yıllardır insanları evlerinde klima ile ısıstmaya mahkum edeceksin ve bir baca
bir koyturtmayacaksın; AB ülkelerinde olduğu gibi evlere “manto giydirme”
denilen ısı yalıtımını eski ve yeni evlere zorunlu hale getirmeyeceksin ve
ardından ülkemizin enerji bakanı gazetelerde manşete çıkan bir cevher
yumurtlayacak; “Elektrik nakil projesine rastlanmadı!”
Çapsız politikacıların deli dana gibi avanta peşinde koştuğu bir ortamda, biz
Kıbrıs Sovyetinin son çırpınışlarını görerek, Türkiye’den gelecek ucuz ve
kesintisiz elektriğin özlemini çekiyoruz. Bu böyle biline.
Efendim, saygılarımla!..














































































































































