Advertisement

Advertisement

Nereden nereye

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
29/12/2013


Arslan Menguç Arslan Menguç


Bir haftadır memleketten uzaktayım. Caddeler, alış-veriş merkezleri İsveçlilerin "Jul" adını verdiği noel heyecanıyla doluydu. Bereket versin Avrupalılar için 24 Aralık, Amerikalılar için 25 Aralık günü çoktan ardımızda kaldı. Noellerde bir histeri haline gelen armağan alma merakı artık yerini "Ucuzluk" günlerine bıraktı. Noel öncesi istediklerini alamayanlara artık gün doğdu. Toplumun yoksul kesimi veya dar gelirlileri için bayram bugünlerde başlıyor; yılbaşına kadar sürecek.

Noel, Hz. İsa'nın dünyaya geliş tarihi bile, Hristiyan dünyasında farklı farklı günlerde kutlanıyor. Ortodokslar için sözkonusu tarih 24Aralık'tan 13 gün sonra. hoş Müslümanlar arasında da Ramazan ayının ne zaman başlaması gerektiği konusunda farklı yorumlar var. Arapların bayramı nedense Türklerinkinden bir gün sonra!..

Türkiye'den gelen haberler buradaki haber bültenlerinin alt sıralarında yer buldu. Ama Amerkan basını Erdoğan-Gülen Cemaati arasındaki gerginliği önemsiyor. Ne de olsa Amerikalılar Gülen Cemaatine "Bizim çocuklar" şeklinde yaklaşıyor; tıpkı Kenan Evren ve arkadaşlarının yaptığı askeri müdahaleye verdikleri ad gibi.

O nedenle Sayın Erdoğan'ın yıldızı AB başkentlerinde gittikçe sönükleşiyor. Oysa Erdoğan, iki yıl öncesine kadar ışıltısı fazla bir politikacıydı.

Erdoğan, daha başbakanlık koltuğuna oturmadan Beyaz Saray'ın yolunu bulabilen sayılı politikacılardan biriydi. Ama çabuk parlayan yıldızların çabuk söndüğü de biliniyor. O nedenle bir yanlış anlaşılmaya fırsat vermemek adına hemen belirteyim ki, Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde Türkiye çok yol aldı. Hem reform hem de toplumsal yapılanmada önemli işler yapıldı. O nedenle Erdoğan'ın ve AK Parti'nin yoluna devam edebilmesi gerekiğine inananlardanım. Ancak bu desteğimin asıl nedeni Türkiye'deki asıl muhalefetin AK Partinin içinden çıkması gerktiğine inanmamdan kaynaklanıyor. Şöyle ki, CHP ve Kılıçtaroğlu Türkiye'in sorunlarına çözüm bulabilecek birikim ve iradeye sahip değil.

CHP liderinin Amerika'ya gitmesi ile Türkiye'nin başbakanı olabilmesi arasında çok büyük fark var. Son hükümet değişiklikleri aslında AK parti içinde güçlü kadroların olduğunu gösteriyor. Birazcık da part içi demekrasi geleneği çalışabilse, AK Parti içinde baş sallayan ve elini kaldırmaktan başka işlevi olmayan, çekincelerini seslendiremeyenlerin çoğunluğu, Sayın Erdağan'ın iyiliğine olmadı.

Evet, Sayın Erdoğan "One minute" dedi. Filistinlilerin sorunlarına da sahip çıktı. Ancak, Meydan-ı Tahrir'de kürsülere çıkmanın ne anlamı vardı?

Sayın Erdoğan o hataları yapmakla kalmadı, başka hatalar da yaptı. Fas Kralı'nın uyarısını niye kaale almadı? Bu olay, Fas Kralı'nın Türkiye Başbakanı'nı kabul bile etmemesi olayını Türk Medyası görmezden geldi.

Israrla rabia işareti yapmak, ısrarla BM Güvenlik Konseyi'nin yapısını değiştirmek istemek, seçimle iktidara gelmiş bir başbakan olmakla birlikte, kendinde dünyaya veya bölgeye hükmetmek gibi bir yanlışın içine düşmek, Kürt Meselesi'nin çözümü ile sandıkdan eksilecek oyları Kürt seçmenden toplarım hesabı yapmak alınması çok tehlikeli zor kararlar olmalı diye düşünüyorum.

İşte Gülen Cemaati ile başlatılan masum savaş, aslında Batı Dünyası'nın Sayın Erdoğan'ı o makamda görmek istememesinden kaynaklanıyor.

***

Öte yandan CHP AK Parti karşısında içine düştüğü aczi, yıllar önce rüşvet aldığı belirlenmiş ve partiden atılmış bir politikacıdan medet ummaklla sergiliyor. Ne demişler "Denize düşen yılana sarılır" diye. Yüzmesini bilmeyip keni canını kurtarabilmek için yılana sarılanların ne kendilerine ne de ülkeye bir hayrı dokunamaz. Onlar en fazla Ordu'yu gıdıklayarak askeri darba meraklılarına prim verebilir.

CHP başarısızlıklarını ve yetersizliklerini askeri darbe beklentileriyle maskeleyemez.

Bu arada Sayın Erdoğan'ın hızla kaybetmekte olduğu prestiji yeniden kazanabilmesi başkanlık seçimi konusundaki ısrarından vazgeçip bütün partilerin katılımıyla hazırlanacak bir sivil anayasa hazırlayabilmesine bağlıdır, diye düşünüyorum.

Devlet başkanlığı konusunda atılacak adım da sadece Sayın Gül ile karşılıklı görev değişikliği şeklinde olursa, AK Parti içine düşüğü krizden kurtulabileceğine inanıyorum.

İnsan ne oldum değil, ne olacağım diyebildiği ölçüde bağlı bulunduğu topluma esenlikler getirebileceğine olan düşüncelerimle sizlere saygılarımı sunuyorun, efendim!.. 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: arslan menguc
MANŞETLER

HK Arslan Menguç

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.