UBP kurultayına katılıp oy kullanan 6 bin 801 kişinin iradesi yok sayılmıştır
05/11/2020
Ali Baturay
Sürpriz bir şekilde Faiz Sucuoğlu ile Hasan Taçoy, UBP Başkan adaylığından çekildiklerini açıkladı.
Neden böyle oldu? Neden adaylıktan çekildiler? Gerçek nedeni öğrenmek istiyoruz.
Bu kadar basit midir bu iş, çocuk oyuncağı mıdır? Kurultayda 6 bin 800 kişi oy kullandı, öyle pat diye “biz vazgeçtik” diyerek bu insanların iradesini sıfırla çarpmaya ne hakkınız var?
Haftalarca başkan adaylarının söylediklerini dinleyeceğiz, neler yapacakları konusunda torbalarca lâfa katlanacağız sonra bize “çekildik” diyecekler… Basın toplantıları, televizyon programları, köy köy vatandaş ziyaretleri boşuna mıydı?
Kurultayın birinci turuna yaklaşık 6 bin 801 kişiyi neden getirttiniz? Covid-19 salgınına meydan okurcasına, yaşlısı, orta yaşlısı, genci neden risk alarak kurultaya geldi?
Gözümle gördüm, yürümekte zorlanan yaşlı insanlar vardı kurultayda, insanlar uzun kuyruklar oluşturmuştu, boşuna mıydı yani bu?
İnanılmaz bir trafik karmaşası olmuştu bölgede, insanlar beklerken fenalık geçirecek noktaya gelmişti, tüm bunlar bir hiç uğruna mıydı?
Sabahın saat 03.00’üne kadar sonuçların beklenmesi, sizin keyfi çekilmenizle yok mu sayılacak?
Siz üyenizi enayi yerine mi koyuyorsunuz, dalga mı geçiyorsunuz o kadar insanla?
Yalnızca kendi üyenizi de değil, tüm toplumu aptal yerine koydunuz, çünkü sizin yüzünüzden tüm toplum mağdur oluyor.
Önce kurultayı 10 ay ertelediklerini açıkladılar, sonra tüzük akıllarına geldi ve tüzük gereği 45 gün içinde kurultayın yapılması gerektiği anlaşıldı.
Peki, neden cumartesi değil de kurultay 45 gün sonra yapılacak?
UBP Genel Sekreteri Ersan Saner, “Parti içinde yaşanan yarıştan dolayı UBP’nin birliği için adaylar geri çekildi” dedi.
Bu gerekçe bize pek inandırıcı gelmedi ama gerçekten de adaylar “parti içi yarış” nedeniyle çekilmişse, bu yarışın ne olduğunu bize açıklasınlar.
Ne demektir, parti içi yarış? Herkes bakan olmak mı istiyor?
Eğer gerçekten herkes makam peşindeyse ve her iki adayı kilitlemişlerse de durum rezalet demektir.
Covid-19 salgınının etkileri devam ederken, üstüne bir de döviz süratle yükselirken, her şeyin fiyatı artarken, işyerleri kapanmaya devam ederken, işsiz insanlar çoğalırken, yani memleket yangın yeriyken, bir de ülke hükümetsizken, Bütçe Yasa Tasarısı meclise bile sunulamıyorken, UBP’li milletvekilleri bakanlık kavgası mı ediyor?
Eğer UBP’li milletvekilleri bakanlık hırsıyla partiyi darmadağın etmiş, bu yüzden Sucuoğlu ile Taçoy adaylıktan vazgeçmişse, çok yazık…
Böyle bir ortamda UBP milletvekilleri, ülkeyi değil de kendilerini düşünüyorlarsa tümüne yazıklar olsun…
Lider olma yolunda parti başkanlığına aday olan Faiz Sucuoğlu ile Hasan Taçoy da liderlik sergileyebileceğini ve bu krizi önleyeceklerini düşünemiyorlarsa, neden aday oldular ki?
Sucuoğlu ve Taçoy, daha adayken, liderlik yapamayacaklarını, partiyi toparlayamayacaklarını düşünüp de cesaretsizce geri çekiliyorlarsa, bilsinler ki bir daha aday olamayacaklar, olsalar da kazanamayacaklar, çünkü “bu gömlek onlara bol geldi” diye düşünecek üyeler.
Bu kargaşayı göğüsleyeceklerine inançları yoksa, buna cesaret edemiyorlarsa, boş yere kendilerini destekleyenleri oyalamışlar demektir. Cesaretsiz siyasetçi, lider olamaz, bu film Sucuoğlu ve Taçoy için bitmiştir. Kendilerine destek verenleri hayal kırıklığına uğrattılar…
Ha, gerekçe bu değil de başka bir şeyse, örneğin bir “müdahaleyse” de bunu çıkıp halka söylesinler.
Gerçekten müdahale varsa ve adaylar bunu da söyleyemiyorlarsa, bu nedenle sessiz sedasız köşelerine çekiliyorlarsa, yine bu siyasette işleri yok demektir. Bu tür sorunları göğüsleyemeyecek durumdaysalar zaten onlar için defter kapanmıştır.
Ne ilginç, UBP’de Türkiye’de yaşamını sürdüren Hüseyin Özgürgün’e çağrılar başladı, koskoca parti, bir başkan bulamıyor ve neredeyse “Özgürgün gel kurtar bizi” diyorlar.
Hesabına yatırılan yüklü paraların izahını yapamayıp kendini temize çıkaramayan, parlamentoda dokunulmazlığı kaldırılan, bir yılı aşkın bir süredir meclise gelip görevini yapmayan, Türkiye’de tatil hayatı yaşayıp gününü gün eden, hakkında başsavcılığın raporu bulunan, mahkemesi başladığı halde duruşmalara gelmeyen, milletvekilliğinden istifa ettiğini açıklayarak, bunu mecliste oylayacak olan partili arkadaşlarını zorda bırakan Hüseyin Özgürgün, UBP’nin kurtarıcısı olarak görülüyor… UBP için gerçekten üzüntü verici bir durum…
Gerekçe ne isterse olsun, kurultayın ikinci turunun iptal edilmesiyle, ilk turda bir karar veren 6 bin 801 kişinin iradesi yok sayılmıştır. 6 bin 801 kişinin iradesini yok saymaya hiç kimsenin hakkı yoktur.
Gerekçe ne isterse olsun UBP’nin bunu aşması ve ülkeyi kilitleyip, kaosa sürüklememesi gerekir.
Umarız bundan sonra bize “yok artık” dedirtecek yeni olaylara tanık olmak zorunda kalmayız…
- Gerçeğin peşinden korkusuzca koştu, Kıbrıs'ın vicdanı oldu…
- DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































