Advertisement

Advertisement

Bu küçücük ülkede çetelerin at koşturmasını engelleyin…

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
11/11/2025


Ali Baturay Ali Baturay


Ülkemize dadanan tetikçiler, ciddi endişeye neden oluyor. Onca   sorunumuz yetmezmiş gibi bir de tetikçi tehdidi çıktı başımıza.   

   Bir değil, iki değil, birçok benzer olayın yaşanması doğal olarak vatandaşa, “Neler oluyor, bu kadar kolay mı tetikçilerin ülkemize gelmesi? Çete üyeleri elini kolunu sallayarak ülkemize gelmeye devam mı edecek?” sorularını sorduruyor.

   Vatandaşlarımızda, iç güvenlikte ciddi zafiyet olduğu endişesi hâkim.

   Türkiye’den çete üyeleri ülkemize çok rahat geliyor ve burada onlara silah da temin ediliyor.

   Kimisi öldürmek için geliyor, kimisi haraç vermeyi reddedenleri tehdit etmek, korkutmak için… Ülkemiz ithal tetikçi cennetine dönüştü…

   Sosyal medyadaki bazı tartışmalara bakıyorum da “Bir hesabı, husumeti olmayan niye korksun? Bir işlere karışan korku çeksin” diye yorumlar yapılıyor.

   Olur mu öyle şey? Memlekette birilerinin peşine düşmüş silahlı kişiler dolaşacak ve biz bunun için “Burnunu usulsüz işlere sokan, belaya bulaşan korksun” deyip duyarsız mı kalacağız?

   Bazılarımız kanunsuzluğa, kiralık katillere, tetikçilere kayıtsız kalacak kadar kendinden geçmiş, duyarsızlaşmışsa vay halimize…

   Hem sonra kurşun adres mi sorar? Çevremizde, sokaklarımızda, mahallelerimizde tetikçiler dolaşıp kurşun yağdırırken, o kurşunlara bizim de hedef olmayacağımızı, belki bir kaza kurşununun kurbanı olmayacağımızı kim söyleyebilir ki?

   “Turizm adası” ya da “eğitim adası” KKTC’nin tetikçilerle/ kiralık katillerle anılması iyi bir referans mıdır?  

   Evet tetikçilerin genellikle aynı meslek grubunu hedef alması kafa karıştırıcıdır, birçok insanda soru işareti yaratır, mesela “Neden hedefte daha çok oto galericiler var?” diye sormak kadar doğal bir şey olamaz.

   Elbette polisimiz, yargımız, ülke yöneticilerimiz buna da baksın… Buralara tetikçi gönderen kişilerle bazı oto galericilerin bir münasebeti mi var? Tetikçileri oto galericilere çeken nedir? Olayın bu yönü havada kalmasın. Birkaç da başka meslek grubu var, onlara da bakılsın.

   Eğer tetikçilerin ülkemize akın etmesine vesile olacak karanlık işlere bulaşanlar varsa onlar da sorgulansın, onlar da cezasını çeksin. Bu anlamda itirazı olanlara, soru işaretlerinin aydınlatılmasını isteyenlere hak veriyorum ama “Mesele onların meselesidir, bırak birbirlerini yesinler” yaklaşımı doğru değildir.

   Olaya bu kadar basit bakamayız. Evet, “Tekçileri ülkemize çeken nedir?” Bu önemli bir sorudur ve cevabı bulunmalıdır ama tetikçilerin ülkemize bu kadar rahat girmesinin ve bu kadar rahat silaha ulaşmasının da önüne geçilmelidir.

   Eğer ta uzaklardan hiç alakaları olmayan işyerlerini ve iş insanlarını seçip, onlardan haraç isteniyor ve kabul ettirmek için tetikçi gönderiliyorsa, bu daha dehşet verici bir durumdur. Demek ki tehdit çok büyüktür.  “Köpeksiz köy bulmuşlar da değneksiz geziyorlar” deyimi tam da buraya oturuyor… Maalesef uzaktan bakanlar, ülkemizde her kanunsuz şeyin rahatça yapabileceği izlenimine sahiptir. Ülkemizin kanunsuz işlerle anılıyor olması üzüntü vericidir.

   Bazı suçlular mahkemede yargılanırken, ülkemize sırf suç işlemek için geldiğini ve bunu kolayca yapabileceğini düşündüğünü çok kez itiraf etmiştir…

   Tüm olumsuzluklara rağmen polisin bu konudaki hakkını vermeliyim… Artan suçlara rağmen, polis iyi çalışıyor. Ancak iş polisle bitmiyor, zaten polisin yükü çok ağır, hükümet edenlerin de tedbir alması gerekiyor. Mesele şu ki, suç makinelerinin bu ülkeye girişi engellenmeli. Bu hızla ülkeye kriminal tipler akın ettikçe, baş etmek mümkün değildir. Bu arada polisin eksilikleri, ihtiyaçları da zamanında karşılanmalı.

    Polisin istihbaratı ve zamanında müdahaleleri sayesinde can kaybı yaşanmadı, tetikçiler ve buralarda onlara yardımcı olanlar yakalandı ama bu kadar sıklıkla tetikçiler gelmeye devam ederse yarın can kaybı olmayacağını kim söyleyebilir?

    19- 20 yaşlarındaki gencecik insanları tetikçiye dönüştürüp ülkemize gönderiyorlar. Tetikçileri konuşuyoruz ama daha birçok kanunsuz işlerle uğraşan, suç makinesine dönüşen kişiler var bu ülkede. Karanlık kişiler, çeteler ülkemizde at koşturuyorken, yönetenlerimiz bunlara tedbir almak için bu kadar mı acizdir? Bu küçücük ülke için tedbir alamayacak durumda mıyız? Kirli ilişkileri ortaya çıkarmaya kararlı mıyız? Mesele budur? Dış tehditler için güvenlik ve garantiler istiyoruz da iç güvenliğimiz Allah’a mı emanet?

     Olaylar artış gösterince ve hükümete eleştiriler artınca Başbakan Ünal Üstel, geçen gün iç güvenlik toplantısı düzenledi. Başbakanın başkanlığındaki toplantıya, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Polis Genel Müdürü Ali Adalıer ve diğer bazı yetkililer katıldı… İyi, güzel de toplantı yapmak değil, o toplantıdan sonuç çıkacak kararlar almak önemlidir.

    Maalesef son dönemlerde hükümet edenlerin ne yaptığı toplantılar sonuç verdi ne de verdikleri sözler tutuldu. Her şey bir şovdan ibaret… Bir de Başbakan toplantı sonrası yaptığı açıklamada, “KKTC, huzurun, güvenin ve istikrarın ülkesi olmaya devam edecek” demeseydi keşke. Başbakanın bu sözleri halktan büyük tepki gördü. Ülkede huzur, güven ve istikrar mı kaldı ki Sayın Başbakan bunun devam edeceğini söylüyor. Bu sözler, aslında “kötü olan hiçbir şey değişmeyecek” diye algılandı. Haksız mı böyle düşünenler?

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.