Geçmişte büyük mücadele verenler, bugün büyük hayal kırıklığı yaşıyor…
01/10/2025
Ali Baturay
Orta yaşın üzerindeki insanlarımızın özellikle söylediği, “Biz bu günleri görmek için mi savaştık, bu günleri görmek için mi var olma mücadelesi verdik?” sözü, sık söylendiği için bazı kesimlerce “klişe bir söz” olarak nitelense de ben aynı kanıda değilim.
Bu söz çok yerinde ve çok doğru bir sözdür…
“Bu günleri görmek için mi?” vurgusu, bu günlerin çok kötü olduğunu, hayal kırıklığı yarattığını anlatmak için yapılıyor.
Onca zorluğu çekip de güzel günlere varmak, çocukları, torunları için yaşanabilir bir ülkeye kavuşmak arzusunun tam da yerine gelmediğini vurgulamak için söyleniyor bu söz.
Bu serzenişi dost sohbetlerinde duyduğumuz gibi, gazeteler, televizyonlar için yapılan vatandaş röportajlarda da okuyoruz ya da duyuyoruz.
Bu toplum çok zorluklar çekti, şehitler verdi, halen “kayıplar” listesinde olup da bulunamayan insanımız var.
Ne için verildi bu mücadele? Kıbrıs Türk halkı güzel günlere varabilsin, bir daha o zorlukları, o kötü günleri yaşamasın diye.
Ancak bugüne baktığımızda, o zor günler geride bırakıldı, devlet de kuruldu ama başka sorunlar baş gösterdi.
Ülke çok kötü yönetildiği için arzu edilen noktaya gelinemedi.
İnsanımız, gençlerimiz göç ediyor, başa ülkelerde hayat kurmaya çalışıyor.
Bir ülkede olmaması gereken ne varsa ülkemizde yaşanıyor, her şey her gün daha kötüye gidiyor. İnsanımızı canından bezdirdiler.
Bu ülkeyi yönettiği iddiasında olanlar ve onlara destek verenler, milliyetçilik, bayrak, şehitler üzerinden propaganda yapıyor, başka kesimlere de bunlar üzerinden saldırıyor ya, aslında samimi değildirler.
Onların milliyetçiliği ve bayrak sevgisi bile sahtedir, bunlar üzerinden istismarlarını sürdürüyorlar.
Başarısızlıklarını, usulsüzlükleri, istismarları, partizanlıkları bayrakla, hamaset dolu sözlerle örtmeye çalışıyorlar.
Alın size onların samimi olmadığını gösteren bir örnek; Kıbrıs Türk halkının var oluş mücadelesinde önemli bir yer tutan, savaşın kötülüğünün en bariz göstergesi, tarihimizin en acı olayı; Muratağa, Sandallar ve Atlılar köyündeki katliamlar değil midir?
Dolayısıyla Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerindeki şehitliklerin önemsenmesi gerekmez mi? O köylere gözümüz gibi bakmalıyız değil mi?
Peki öyle mi? Tabii ki hayır… Tam tersi oluyor, unutuluyorlar, ihmal ediliyorlar.
Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerindeki şehitlikler ve müze, ülke yöneticilerinin ihmali nedeniyle kapılarına kilit vurmak zorunda kaldı.
Lâfa gelince var oluş mücadelesine sarılıyorlar, büyük büyük laflar ediyorlar, en büyük milliyetçi, en büyük vatansever onlar… İşleri güçleri hamasi nutuk almak…
Ancak gelin görün ki böylesine önemli şehitlikleri önemsemiyorlar.
Muratağa Atlılar Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği ilgisizliğe isyan etti. Dernek tarafından hazırlanan ve şehitliklerin girişine asılan bir yazıda; “Maddi nedenlerden ve devletin istihdam yapmamasından dolayı müzemiz kapalıdır. Ayrıca şehitliklerimizin bakım ve temizliği yapılmamaktadır” ifadeleri yer aldı.
Görüyor musunuz neler oluyor?
Yıldönümlerinde gelip burada coşuyorlar, nutuk atıyor ama sonra anında unutuyorlar…
Bir müzeyi hizmete açacak personel istihdam edemiyor mu devlet? Edemiyorlar… Onlarca partizanca istihdam yapıyorlar ama şehitlik müzesine istihdam yapacak birini ya da birilerini bulamıyorlar.
Şehitliğin bakımı, temizliği için bir organizasyon yapamıyorlar mı? Onu da yapamıyorlar…
Her yere para bulabilen, her türlü savurganlığı yapan hükümet, şehitlik için bulamıyor mu?
Müzelerden, şehitliklerden sorumlu bakanlar ya da tümden hükümet, ilgili belediye olan Yeniboğaziçi Belediyesi, ne iş yapıyorsunuz?
Burada yakınları yatan, acısı hiç dinmeyen aileleri üzmeye ne hakkınız var?
Buraları ziyaret edenlere bakımsız bir şehitlik, kapısı kapalı bir müze mi layık görüyorsunuz?
Övündüğünüzde bir harmanlık yer istersiniz de şehitlikleri korumak, temizlemek için para mı bulamıyorsunuz?
Bu bir samimiyet testidir ve siz bu testten geçemediniz, sınıfta kaldınız… İnsanlarımız boşuna mı “Biz bu günleri görmek için mi var oluş mücadelesi verdik?” diye serzenişte bulunuyor?
- DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- Rüşvet aşırı arttı ve ‘’Yeter Artık’’ dedirtti
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































