“Gerekli Dersleri Aldık” Klişesine İnanmayın
23/10/2025
Ali Baturay
Siyasette duymaya alıştığınız klişe sözlerden en meşhuru, en çok söyleneni nedir? Tabii ki seçimlerden başarısızlıkla çıkan partilerin başkanlarının ya da diğer yetkililerinin, “Bu başarısız sonuçtan ders çıkaracağız” klişe sözüdür…
Bunun başka versiyonları da var; “Sandıktan çıkaracağımız dersler var” ya da “Halkın verdiği mesajı aldık” gibi…
Biliyorsunuz futbol maçlarından sonra mağlup olan takımların teknik direktörleri de bu “ders çıkaracağız” klişe sözüne sarılıyor. Söyleyecek sözü olmayanların, soru yöneltenleri idare etme durumu yani…
Biz yine seçimlere dönelim… Tabii ki kazanan tarafın söyleyecek çok sözü vardır da kaybeden ne desin değil mi?
Aslında kaybedenin ağzını bıçak açmaz da medyaya, kamuoyuna bir şeyler söylemek de zorunludur.
Kamuoyuna, “Berbat bir sonuç aldık, batırdık” diyemeyeceklerine göre, “Bu başarısız sonuçtan ders çıkacağız” klişesine sarılırlar…
Öyle ders falan çıkarılacağı da yoktur aslında, yüzde 90 ders de çıkarmazlar. Amaçları ya da hedefleri gerçekten ders çıkarmak ya da mesaj almak değildir. Yapılan; kötü sonuçla ilgili konuşurken bir şey söyleyebilmektir. O şey de “ders çıkardık” ya da “mesajı aldık” olur.
UBP, son üç seçimden birinci parti çıkamadı… 2022 yerel seçimlerinde ve 2023 ara seçiminde birinci parti gelemeyen UBP, 2025 cumhurbaşkanlığı seçiminde ise ağır bir yenilgi aldı.
2022 yerel seçimlerinde en fazla belediye başkanı çıkaran parti CTP oldu, 2023 ara seçimini CTP kazanarak Sami Özuslu’yu meclise soktu. 2025’te ise CTP’nin adayı Tufan Erhürman büyük bir farkla cumhurbaşkanı seçildi.
Her seçim sonrası ders çıkaracağını, halkın mesajını aldığını söyleyen UBP Genel Başkanı Ünal Üstel ve kurmayları nasıl bir ders çıkarıyor ki her defasında durum daha kötü oluyor?
Demek ki ders çıkarıldığı ya da mesaj aldıkları falan yoktur. “Ders çıkarma” ve “mesaj alma” laftan öteye bir şey değil.
Özellikle 2023 ara seçiminde UBP’ye halktan ve üstelik kendi partililerinden de bir tepki olduğu apaçık ortadaydı.
Halk onlara tepkili… Peki UBP milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, örgüt başkanları onlar istekli, şevkli mi? Canı yürekten çalışıyorlar mı? Hayır, motivasyonları yok.
Hatırlarsanız 2023 ara seçiminde de “yeterince çalışılmadığı” ve UBP adayı Ali Başman’ın yalnız bırakıldığı söyleniyor, tartışılıyordu.
2025 Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası da “yeterince çalışılmadığı” tartışmaları yapılıyor, günah keçisi aranıyor.
Peki ders çıkarmış bir parti üç seçimde de arka arka aynı şeyleri yaşayıp, kendini aynı tartışma içinde bulursa, ders çıkarmış mı sayılır?
Bence Sayın Ünal Üstel, boşuna günah keçisi aramasın, üç seçimde de UBP’nin birinci parti olamamasının, son iki seçimde ağır yenilgi almasının baş sorumlusu Genel Başkan olarak kendisidir. Sonraki suçlu da Üstel’in hiç değişmeyen ülkeyi yönetme tarzına ses çıkaramayan diğer parti yetkilileridir… Birkaç cılız sesin dışında fazla direnemeyen, olan biteni seyreden milletvekilleri de bunun içindedir. (Bu arada tabii ki Cumhurbaşkanı adayı Sayın Ersin Tatar’ın hataları da var ama o konu bu yazının konusu değil.)
Cumhurbaşkanlığı seçimi ağır yenilgisi sonrası, olağanüstü genel kurul çağrısı yapan UBP’nin iki kadın milletvekili; Resmiye Eroğlu Canaltay ve İzlem Gürçağ Altuğra’yı, partiyi perde gerisinden yönettiği iddia edilen UBP Girne Kadın Kolları Başkanı Fatoş Hanım’ın tehdit ettiği, onları kınasın, sosyal medyada linçe etsin diye partilileri harekete geçirdiği haberleri yer aldı medyada.
Ders çıkarma, mesaj alma bu mudur? Başbakanın yakınındaki bazı kişilerin yarattığı kaos görmezden gelindikçe ders alınmış sayılmaz.
Kulislerden gelen haberlere göre, Başbakan kendisini kurtarmak için bazı kelleler almayı düşünüyormuş. Başbakanın Mağusa’daki dört bakandan ikisini görevden alacağı, bazı kurumların başındaki kişileri değiştireceği bilgileri sızıyor.
Bu hamleleri hiçbir fayda etmeyecek, çünkü ülkeyi yönetme tarzı ve çevresindeki kişilerin yarattığı sıkıntı sürdükçe UBP’de hiçbir şey değişmez. Ülkenin berbat hali de tabii ki…
Cumhurbaşkanlığı seçiminde UBP’deki herkes ve koalisyon ortaklarındakiler yüzde yüz çalışsaydı da seçimi Sayın Tufan Erhürman kazanacaktı, hem de kazanma yüzdesi hemen hemen aynı olacaktı, belki birkaç puan altta olurdu. Neden biliyor musunuz? Çünkü bu hükümet halkı bezdirdi, yordu, perişan etti. Çünkü Sayın Ünal Üstel’in partiyi ve ülkeyi yönetme tarzı başarısızlık vaat ediyor, zaten UBP-DP- YDP Koalisyon Hükümeti de çok başarısızdır. Türkiye Hükümeti’nin yaptığı projelerin arkasına sığınarak nereye kadar gidecekler ki?
Gerçekleri göremeyen, onca başarısızlığa, fiyaskoya rağmen kendini başarılı sayan, hayal aleminde yüzen, kendine yakın kişilerin yarattığı huzursuzluğa göz yuman zihniyet ders almaz, kendisiyle birlikte herkesi uçuruma sürükler, olan budur.
Başbakan, kelle almak için kurban arayacağına kendi kendisinin kellesini almalıdır, kendi kendini tasfiye etmelidir. Yani olağanüstü genel kurul ve başkan değişimi şarttır. Yaratılan tahribat o kadar büyüktür ki parti başkanı ve parti yönetimi değişse bile uzun süre parti kendine gelemeyecektir.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde görüldü ki halk korkularını yenmiştir, sıra UBP’de, şimdi orada da korkusunu yenecek kişiler artmalıdır…
- DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- Rüşvet aşırı arttı ve ‘’Yeter Artık’’ dedirtti
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































