Advertisement

Advertisement

Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
06/04/2026


Ali Baturay Ali Baturay


 

   Vatandaşına düşman bir hükümetimiz var… Evet halkının aleyhine çalışan, insanını rahatsız eden ülke yöneticileri…

    Hükümet edenler, uzunca bir süreden beridir ülke insanına istemediği, endişe duyduğu, zarar göreceğinden korktuğu şeyleri dayatıyor, itirazları dinlemiyor, endişeleri dikkate almıyor.

    Despot bir tavırları var, “ben yaparım olur” tavrıyla hareket ediyorlar.

    Ne etik, ahlak dertleri var ne de Anayasayı, yasaları takıyorlar.

    Kararları, icraatları, kanun hükmünde kararnameleri defalarca yargıdan döndüğü halde yanlışta ısrar ediyorlar.

    Yalanlar, çelişkili açıklamalar, palavralar, gerginlik yaratma politikaları bitmek bilmiyor.

     Hükümetin başarısızlığı, beceriksizliği, iş bilmezliği, kamu maliyesini batırmış olması bir yana, devlet hiçbir dönem bu kadar yolsuzluk, usulsüzlük, yasa dışığın içine batmamıştı.

     Akıl almaz işler oluyor, Başbakanlık Müsteşarı ve Merkezi İhale Komisyonu Başkanı yolsuzluktan, rüşvetten tutuklandı.

    Daha birçok üst düzey kişinin ismi yolsuzlukla, rüşvetle, insan ticaretiyle anılıyor. Cypruvex’i bile insan ticareti meselelerine bulaştırıp, zor duruma soktular.     

     Yine bu hükümetin büyük ortağı UBP’nin odağında olduğu bir diploma yolsuzluğu var ki kamunun içini kaplamış bir virüs gibi yayıldıkça yayıldı… Tam bir çürüme örneği…

     Hükümet edenlerin şımartmasıyla, hükümet dışı odaklar, fazla imtiyazlı kişiler, devlet işlerine karışır oldu, her işin içinde bu insanlar, akıl alamaz işler yapıyorlar… Bunlar da bir dert…

     Hayati sorunlara çözüm bulamayan hükümet, öte yandan rahat durmuyor, insanına rahat vermiyor… Bir dayatma bitmeden diğeri geliyor.

     Herkesten gizlenerek, şeffaflıktan uzak imzalanan, ülke menfaatlerini, yerli yatırımcıyı dışlayan, Telekomünikasyon Dairesini hiçleştiren Fiberoptik Protokolü… Binlerce dönümlük alçak orman arazisinin bir üniversiteye peşkeşi… Düşünce ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmak için Ceza Yasası’nda değişiklik yapma girişimi… KKTC’deki üniversitelerde eğitim alan öğrencilere yönelik tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık için Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’nı (TUS) veya merkezi sınavı kaldırma girişimi… Hayat pahalılığı ödeneğini yılın ilk üç ayı verip, dokuz ay dondurma amaçlı yasal düzenleme…

    Bitmek bilmiyor, dayanılacak gibi değil, yordular bu toplumu, canından bezdirdiler. 

    Halka hizmet edeceği, sorunları çözeceği, daha iyi yaşam koşulları sunacağı vaadiyle seçilen ve ülke yönetimine gelen UBP-DP-YDP Hükümeti tam tersine ülke insanının kâbusu haline geldi.

   Sözde “halkın hizmetçisi” olacaklardı ama yetkileri ellerine geçirince “halkın patronu” oluverdiler. Despot, yasa, kural tanımaz, halkının hassasiyetlerini dikkate almaz bir anlayışları var…    

     Yaptıkları acayip işleri bir de Ortadoğu’daki savaşa bağlamazlar mı? Yahu siz kamu maliyesini çok önceden batırdınız, aylardır kamu çalışanlarının maaşlarını borçlanarak ödüyorsunuz, borç gittikçe katlanıyor.

      Hükümet edenler, yanlışları ve beceriksizlikleri nedeniyle çıkmaza girdiler, bu nedenle tuttular hayat pahalılığıyla oynadılar. Bu yalnızca kamu çalışanlarının hayat pahalılığı meselesi değil, asgari ücret artışı da yılın ilk üç ayı için verilecek, özel sektör çalışanı da dokuz ay asgari ücret artışı alamayacak.

     Öte yandan birçok işveren isyanda, tüm planlarını ilk altı ay için yaptıklarını, daha son asgari ücret artışına adapte olamamışken, kısa sürede gelen artışla zora gireceklerini söylüyor.

     Yani hükümetin hayat pahalılığı ödeneğinin ellemesine kimse sıcak bakmıyor, kimse memnun değil.

    Ancak hükümet illaki yaptığı yasa tasarısını geçirecek. Bu nedenle Meclis önünde eylemler oldu, polisle eylemciler karşı karşıya geldi, arbede yaşandı.

     Bunun üzerine Başbakan Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’la görüştü, Cumhurbaşkanı Erhürman sendikacılarla bir araya geldi, mecliste sendikacılarla hükümet temsilcileri görüştü, komite kurulmasından falan söz edildi. Amaç ne? Sözde diyalog kurulacak, bir ara yol bulunacak… Meclis açıldı, kapandı, Meclis Başkanı, Meclisin bir sonraki pazartesine kadar açılmayacağını, diyalog kurulması için fırsat tanınacağını söyledi.

     Meğerse tümü de aldatmacaymış, meğerse tümü de palavraymış… Tüm bu sözde diyalog çalışmaları devam ederken onlar aynı gün saat 14.00’te hayat pahalılığı değişikliği için kanun hükmünde kararname yapmışlar.  

     Herkesle dalga geçtiler ve yapacaklarını yaptılar… Böylesine bir yalan deryası içinde kanun hükmünde kararname yapıp, bir de pişkince bunu savundular. Neymiş? Yasa çalışması nisan ayına sarkarsa, o ayı da ödemek zorunda kalacaklarmış, o nedenle kanun hükmüne kararname ile kendilerini sağlama almışlar.

    Cumhurbaşkanı da dahil, herkesi kandırmak, sonra da kanun hükmünde kararname yapmak masum bir şey midir? Şaşırıyorum Başbakanın ve Hükümetin yaptığının akıllıca ve güzel bir taktik olduğunu söyleyenlere. Ne akıllılığı ne taktiği? Bu düpedüz yalancılıktır, saygısızlıktır, pişkinliktir… Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?

    Cumhurbaşkanı bu duruma tepki gösterince de Başbakan açıklama yapıp, Cumhurbaşkanını “ciddiyete”, “hukukun üstünlüğüne saygıya”, “güven bunalımı yaratmamaya” çağırıyor.

     Dünya ters dönmüş sanki. Başbakan çağrı yaptığı her şeyi aslında kendisi ihlal ediyor. Hem de yalnızca son olayda değil… Hem kendisi hem de hükümet bu dediklerinden sabıkalıdır.

    Neler yaşıyoruz böyle? Yalan dolan, palavra, saygısızlık içinde bir de ciddi ciddi yaptıklarının doğru olduğunu anlatmaya çalışıyorlar… Gideceklerini kendileri de biliyor ama gitmeden önce taş üstünde taş bırakmamaya yemin etmişler anlaşılan… Üzücü olan şu ki; bu ekibe inanmasa, güvenmese de halkın büyük çoğunluğunun kayıtsız, tepkisiz kalması… Daha ne olması gerekiyor merak ediyorum?    

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.