İki yanlış bir doğru etmez, hiçbir zaman etmeyecek…
04/09/2025
Ali Baturay
Beş Rumun Kuzey Kıbrıs’ta tutuklanmasını, günlerdir de tutuklu yargılanmasını doğru bulmadığımı daha önce yazmıştım.
Polisin ve savcılığın, beş Rumu tutuklanma gerekçeleri gerçekçi değil, toplumun büyük bir kesimi de bu gerekçelere inanmıyor… Zaten mahkeme aşamasında iddiaları kanıtlayacak güçlü belge olmadığı da ortaya çıktı.
Beş Rumun tutuklanmasının ve tutuklu yargılanmasının, iş insanı Simon Aykut’un Güney Kıbrıs’ta tutuklu yargılanmasına karşılık bir misilleme olduğunu herkes biliyor. Bu çok belli…
Simon Aykut’un Güney Kıbrıs’ta tutuklu yargılanması ne kadar yanlışsa, beş Rumun Kuzey Kıbrıs’ta tutuklu yargılanması o kadar yanlıştır.
Mahkeme aşamasında ortaya çıkıyor ki casusluk suçlamasını destekleyecek belge bile yok polisin elinde. Haftalar sonra geçen gün mahkemede, yargıcın sorusu üzerine ortaya çıktı ki, “casusluk belgesi” denilen şeyler, tutuklu bir Rumun kendi mallarının koçanıydı.
Polis ve savcılık kaç oturum geçtiği halde mahkemede bunu söylemedi… Yargıç bunu bilmediklerini, bunun yeni bir bilgi olduğunu söyledi, yani buna şaşırdı…
Kişinin kendi malının koçanlarını “casusluk belgesi” diye tanımlamak ve mahkemeye eksik bilgi vermek, yargıcı yanıltmaya çalışmak da nedir? Tabii ki bu insanların zorlama gerekçelerle tutuklandığının göstergesidir. Üstelik bu Rum, Taşınmaz Mal Komisyonu’na da başvurmuş bir kişidir…
Zaten “aynı otomobil içinde beş kişiden dördü Kuzey Kıbrıs’a geçerken kimlik kartını gösterdi, biri göstermedi, suç işlendi” iddiası tam bir fiyaskodur. Defalarca Kuzey Kıbrıs’a geçen birisi, durup dururken kimlik kartını göstermeden kuzeye neden girsin? Belli ki ortada bir hata, bir yanlışlık var. Ancak bölgedeki kamera görüntüleri incelenemiyor çünkü şu işe bakın ki o sınır kapısında kameralar bozukmuş…
Mahkemenin başından beri polis önyargılı ve çelişkili konuşuyor. Bu tutukluluklar zorlama, bu tutukluluklar misillemedir…
Bu konu ülkede çok sayıda insanın vicdanını yaralarken ve “Yapmayın bunu, mahkemeyi böyle şeylere alet etmeyin” derken, dün başka bir gelişme yaşandı. Bu kez de bu insanların Kıbrıslı Türk avukatı, Murat Metin Hakkı tutuklandı.
Ben bu yazıyı yazarken Murat Metin Hakkı’nın tam olarak tutuklanma gerekçesini bilmiyorduk, henüz açıklanmamıştı ama bu tutuklama da toplum vicdanında yer bulmadı. Maalesef toplumun büyük bir bölümü yanlışa yeni yanlışlar eklendiğine inanıyor.
Bu toplumun çok sevilen, mesleğinde çok başarılı bir avukatını yurt dışından dönerken apar topar tutuklamak, evinde, otomobilinde arama yapmak ve sanki de Rum yönetiminin mülkiyetle ilgili yaptığı tutuklamaların ve bu konuda aldığı diğer kararların sorumlusuymuş gibi davranmak doğru değildir.
Ülkeyi yönetenlerin mülkiyet konusunda yaptığı hatalar ne olacak acaba? Konuyu masaya götüremeyen, diyalog yolunu açamayanlar, bu konuda diplomatik girişimler, ataklar yapamayanlara ne demeli?
Uyduruk gerekçelerle beş Rumu ve bir Kıbrıslı Türk avukatı tutuklayınca sorun çözülecek mi? Çözdünüz mü sorunu, Rum lider Nikos Hristodulidis’i dize mi getirdiniz? Yapmayın, yargıyı da bu işe alet etmeyin.
Uyduruk gerekçelerle yapılan tutuklamalar, ortada doğru dürüst delil olmadığı halde tutuklu yargılamanın devam etmesi güven dağlarını da yıkıyor. Rumların kuzeye bakışındaki güvensizlikten öte biz Kıbrıslı Türklerin polisimize, başsavcılığımıza ama en önemlisi de mahkemelerimize karşı duymaya başladığımız güvensizlik ve beraberinde gelen bir hayal kırıklığı var.
Yere göğe sığdıramadığımız ve sığınacağımız tek kale olarak gördüğümüz mahkemelerimiz, bugün Rumların ve onların avukatının uyduruk gerekçelerle tutuklanmasını sağlarsa, bu çerçevede kararlar alırsa, “yarın bizim için ya da herkes için bunu yapar mı?” diye endişe etmez miyiz? Adaletin siyasete boyun eğdiği izlenimi sizi endişelendirmiyor mu?
Bakın bir avukatın ofisi, arabası polis tarafından arandı, ona suçlu muamelesi yapıldı. Avukat ile müvekkili arasındaki gizlilik ihlal edildi, oradaki belgeler belki de deşifre edilecek, bu basit bir olay değildir, bu bir insan hakkı ihlalidir. Neler oluyor görüyor musunuz?
Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurmak için dosyalanan belgelerin “suç emaresi” muamelesi görmesi, bundan sonra komisyona başvuruları da olumsuz etkileyecektir. Güven dağlarının yıkıldığı yerde Taşınmaz Mal Komisyonu da önemini yitirecek. Zaten Rum Hükümeti, bir fon yaratarak, kuzeyde malı kalan vatandaşlarına “Gidip de Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurma, gel sana paranı ben ödeyim” diyebileceği bir çalışma üzerinde uğraşıyor. Siz tam da onların istediğini yapıyorsunuz, verdikleri uğraşa adeta katkı koyuyorsunuz, Taşınmaz Mal Komisyonu’nu kendi elinizle öldürüyorsunuz.
Bu misilleme, bir çaresizliğin göstergesidir… Çare üretemeyen, panikle yanlış işler yapar… Şu anda tanık olduğumuz şeyler tam da budur.
Masaya çekemediğiniz, diyalog kuramadığınız, farklı diplomatik kanallardan durduramadığınız Rum lider Nikos Hristodulidis, bu misilleme ile daha da hırçınlaştı, o da sınır kapılarında uyduruk gerekçelerle insanlara eziyet ediyor. Pamuk iğliğine bağlı toplumlararası güven de yara alıyor…
Yönetenlerin didişmesi, misillemeleri, halklarını mağdur ediyor, şu anda yaşananlar da böyle bir şeydir… Halkların huzur bulmaması için her şeyi yapıyorlar. Belki de her iki taraftaki yönetenlerin istediği budur, ayrılığı kalıcılaştırmak, gerginliği artırmak, düşmanlığı körüklemek ama halkların istediği bu değildir, hele de her zaman en çok mağdur taraf olan Kıbrıs Türk halkı bunu hiç istemiyor…
- DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- Rüşvet aşırı arttı ve ‘’Yeter Artık’’ dedirtti
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































