Önceden bilgi verilmedi, çünkü bu, üstü örtük bir misillemeydi…
27/08/2025
Ali Baturay
Sınır kapılarında, kuzeyden güneye geçmek isteyenlere yönelik bazı sıkıntılar çıkarıldığı, Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartı değil de KKTC kimlik kartı gösteren bazı kişilerin güneye geçirilmediği, bazılarıyla sert tartışmalar yaşandığı ne yalandır ne de uydurma…
Bunları bizzat yaşayan, gerçekten de KKTC kimlik kartıyla güneye sokulmayan insanlar oldu. Bu kişiler arasında hem arkadaşlarımız hem de bizi arayan başka insanlar var…
Birkaç gündür KKTC kimlik kartı ile güneye girememe, taciz edilme ve Rum görevlilerce yeterince bilgilendirilmeme olayı gerçektir.
Örneğin bizzat tanıdığım bir kişi, yaya olarak bir grup arkadaşıyla Lokmacı kapsından güneye KKTC kimlik kartıyla geçmeye çalıştı, çünkü Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartını evinde unutmuştu.
Onu güneye sokmadılar, tüm ısrarlarına rağmen Rum görevli yumuşamadı, “artık KKTC kimlik kartıyla güneye geçilemeyecek” dedi. Hatta o sırada bir grup İspanyol turist güneye geçiyordu, sinirlenen o arkadaşımız, “İspanyollar güneye geçiyor ama ülkemin diğer tarafına beni sokmuyorsun” diye görevliye isyan etti, aralarında ağız dalaşı oldu.
Mesela dün oğlumuzu Larnaka Havaalanı’na götürmek için güneye geçtik ama maalesef geçene kadar, yaklaşık bir buçuk saat araç kuyruğunda bekledik. Neden biliyor musunuz? Çünkü Rum görevliler, KKTC kimlik kartı veren herkesle tartıştı, dakikalar süren tartışmalar oldu ve uzun süren kayıt işlemi yaptılar.
İnanmayacaksınız, sınır kapısında önümde iki araç kalmışken tam 18 dakika bekledik. Çünkü en önceki aracın içindeki kişilerle Rum görevlilerin el kol hareketleri, tartışmaları bitmek bilmedi, mesele yine bu KKTC kimlik kartı meselesi, beklerken canımız çıkacakmış gibi olduk. Bir ara uçağı kaçıracağız hissine kapıldık…
Demek istediğim, medyaya yansıyan “KKTC kimlikleriyle güneye geçilemiyor iddiası”, yalan değildi, uydurma değildi, çünkü Rum görevliler “geçemezsiniz” diyor, gerekli açıklamayı yapmıyordu.
Zaten güneyde çalışanlar da benzer sıkıntılar yaşadı, yaşamasalar niye bu konuya değinsinler, açıklama yapsınlar değil mi?
Dün önce Rum polisi iki açıklama yaptı, ardından Rum Lider Nikos Hristodulidis konuyla ilgili açıklamada bulundu ve iddiaları yalanladılar. Ancak onların yalanlama yapması, sınırlarda sorunlar yaşandığı gerçeği ortadan kalkmıyor.
Neymiş efendim, bilişim sistemi güncellenmiyormuş, Kıbrıslı Türkler ve aile bireylerinin bilgileri yenileniyormuş… Gecikme bundanmış… Çünkü sistemdeki eksik veya hatalı veri tespit edildiğinde bilgiler tamamlanıyor ve düzeltiliyormuş…
Peki Rum görevliler, sınır kapılarında insanlara bu şekilde açıklama yapsa, gecikmenin nedeninin bu olduğunu söylese daha iyi olmaz mıydı? Söylemediler, tam tersine yeni bir uygulama olduğunu ve artık KKTC kimlik kartıyla güneye girilemeyeceğini belirttiler. Bunda ısrarcı oldular, kişilerle tartıştılar.
Sınır kapılarında yeni uygulamayı bahane edip, insanları saatlerce kuyrukta beklettiler…
Kim ne derse desin, kim ne açıklama yaparsa yapsın, sınır kapılarında Kıbrıslı Türklere çıkarlan zorluklar, işlemlerin ve dolayısıyla araç kuyruklarının uzaması bir misillemedir.
Kuzey Kıbrıs’ta tutuklu bulunan beş Kıbrıslı Rum için Rum tarafı çok ustalıklı bir misilleme yapıyor. Hem bunun bir misilleme olduğunun anlaşılmasını sağlıyorlar hem de ardından açıklama yapıp olan biteni yalanlıyorlar.
Bana göre zaten bu bilişim sistemi güncellemesi bahanedir, zorluk yaşatılsın diye yaratılan bir durumdur. Ancak biz yine de iyi niyetli düşünecek olursak; mademki böyle bir çalışma var, önceden açıklama yapılıp güneye geçecek herkes uyarılamaz mıydı?
Rum yönetimi tarafından “Sistem güncellemesi olacak, bilgiler yenilenecek, bu nedenle sınır kapılarında gecikmeler olabilir” diye açıklama yapılabilirdi. Bu bilginin Rum medyasına verilmedi bile yeterdi, onların yapacağı haberleri, anında Kıbrıs Türk medyası zaten iktibas edecekti.
Hatta Rum yönetimi, sınır kapılarına Türkçe bilen ve sınırdan geçen Kıbrıslı Türklere bilgi verecek görevliler koyamaz mıydı? Bu görevliler, İngilizce ve Rumca (Yunanca) bilmeyen Kıbrıslı Türklerle, kapıdaki görevlilerin birbirini anlamasına da yardımcı olabilirdi.
Bunlar yapılmadı, çünkü yapılmak istenmedi, çünkü Kıbrıslı Türklerin taciz olmasını istediler, zaten dönem dönem sınır kapılarında yavaşlatma yapılıyordu, şimdi buna gerekçe de bulundu.
Kıbrıs Türk medyasında yer alan bu konudaki haberlerin bilgi eksikliğinden kaynaklandığı söylendi ama bu bilgi eksikliğinin sorunlusu Rum yöneticilerdir. Başka biri değil. Bu yapılan aslında üstü örtük bir misillemeydi…
Kıbrıs’ın her iki tarafındaki yöneticiler, benimsedikleri misilleme oyunundan derhal vazgeçmelidir. Ne Simon Aykut’un güneydeki tutukluluğunun sürmesi doğrudur ne de ona misilleme olarak kuzeyde beş Kıbrıslı Rumun doğru dürüst gerekçe bile ortaya koyulamadan tutukluluğunun devam etmesi.
Beş Kıbrıslı Rum kuzeyde tutukludur diye Rum yöneticilerin sınır kapıları üzerinden yaptığı eziyet de yanlıştır, yarın Kıbrıslı Türklerin muhtemel yaratacağı başka bir misilleme de…
İnsanların ülkesinin bir tarafından diğerine geçmesi bu kadar işkenceye dönüşmemeli. Çözümden zaten uzaksınız, güven artıcı önlem bile alamıyorsunuz, bir- iki yeni kapı açamıyorsunuz, mevcut geçişleri biraz olsun rahatlatamıyorsunuz, şimdi hepsi bitti eziyete eziyet mi katacaksınız? Yeter artık, bıktırdınız…
- DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- Rüşvet aşırı arttı ve ‘’Yeter Artık’’ dedirtti
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































