Sorunlara boğulmuş sağlık sisteminin neresi yeni vizyon?
11/09/2025
Ali Baturay
Ülke tarihinin en başarısız, en fazla fiyaskolara imza atan, halkı en çok hayal kırıklığına uğratan hükümetiyle karşı karşıyayız. Halkı canından bezdiren ülke yöneticileri, tüm olumsuzluklara, başarısızlıklara, ihmallere, istismarlara, fiyaskolara rağmen tam tersi şeyler söylüyor, başarı hikayeleri anlatıyorlar.
Kimi zaman Başbakan, kimi zaman bakanlar, çok şeyler, büyük şeyler yaptıklarını iddia ediyorlar.
Halbuki “yaptık” dedikleri o sınırlı şeyler zaten yapmaları gereken işlerdir. Asli görevleri olan işleri bize “icraat” ya da “çok büyük iş” diye satmaya çalışıyorlar.
İnsanlar yaşadıklarına mı bakacak yoksa onların boş övünmelerine mi inanacak?
Geçen gün övünme ve hikâye anlatma sırası Sağlık Bakanındaydı…
Sağlık Bakanı, “Sağlıkta yeni vizyonla KKTC’yi geleceğe taşıyoruz” dedi.
Peki neymiş bu büyük işler, hastanelerde, sağlık ocaklarında tadilatlar yapmak, kapalı olan sağlık merkezlerini hizmete açmak, ambulans satın almak, sağlık altyapılarını güçlendirmek… İyi hoş da zaten bunları yapmanız gerekmiyor mu?
Bunları zaten yapmalısınız… Türkiye’nin yapacağı yeni Lefkoşa Hastanesi’ni de kendi icraatlarıymış gibi sunuyorlar, diğer tüm Türkiye kaynaklı projeleri sahiplendikleri gibi…
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, büyük icraat olarak satmaya çalıştığı rutin işleri üstelik de “Başbakan Ünal Üstel’in önderliğinde ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın liderliğinde” yapıyormuş…
Uuuu, yani Başbakanın önderliği ve Cumhurbaşkanının liderliği olmasa bu rutin işleri yapamayacak mıydı? E bunu da gördük sonunda…
Peki şimdi ben söyleyeyim; siz o kadar başarılısınız ki, dört yılı aşkın bir süredir ülkedeki “ilaç bulamama” sorununu bile halledemiyorsunuz.
Daha birkaç gün önce Kanser Hastalarına Yardım Derneği, “Onkoloji ilaçlarına erişim sorunu yaşandığını” açıkladı. Daha önce defalarca hem dernek yetkililerinin hem de vatandaşların bu konuda yaptığı şikayetlerin bir tekrarı yani…
Kanser gibi ciddi bir hastalığın ilaçlarına erişim sorunu yaşanması, Sağlık Bakanlığının bu soruna çare bulamaması başarı mıdır? Gelecek vizyonu mudur?
Yalnızca onkoloji ilaçları değil ki, başka ilaçlar da bitiyor, bulunamıyor…
Thalassaemia hastalarına mı ilaç sorunu yaşatmadılar, diyabet hastalarına mı?
Bir dönem thalassaemia hastalarının tedavisine çok iyi yanıt veren ve ülkede yıllardır kullanılan bir ilaç, ansızın ülkeye getirilmedi, hastalar ilaca ulaşamadı. Birçok hasta, kendilerini hayata bağlayan bu ilacın çok önemli olduğunu belirterek, “Bildiğimiz, güvendiğimiz ve tedavimize iyi yanıt veren ilaçlar kullanmak istiyoruz” demişti.
Daha geçen ay diyabet hastaları, glikoz ölçüm sensörlerinde yapılan kısıtlamalara karşı Sağlık Bakanlığı önünde eylem yapmıştı. Hastalar, hayati önemdeki sensörlerin ücretsiz ve uyumlu olarak sağlanmasını talep etmişti. Hastalar, sensörlerin artık konfor değil hayati bir ihtiyaç olduğunu belirterek, mevcut sensörlerin maliyet gerekçesiyle değiştirilmeye çalışılmasına tepki göstermişti.
Daha dün MS Derneği Başkanı Sibel Hançerli, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde, yatılı tedavi kapsamında damar yoluyla ilaç alan MS hastalarının hayatını zorlaştıracak yeni uygulamalar yapıldığını açıkladı.
Yıllardır yemek saatinde tedavi alan MS hastalarına öğle yemeği veriliyorken, bu uygulama son zamanlarda değiştirilmiş. Tedavi için hastaneye yatan hastalara artık yemek verilmiyormuş. Tasarruf geldi ansızın akıllarına, hem de kronik hastalığı olan vatandaşlara yönelik… Bravo size…
Bunun kabul edilmez bir durum olduğunu belirten Sibel Hançerli, zaten zor bir süreçten geçen hastaların, yatılı tedavi sırasında, beslenme gibi en temel ihtiyaçlarının karşılanmamasının hem tıbbi ihmal hem de hastanın yaşam hakkı ve temel ihtiyaçlarına saygı gösterilmemesi nedeniyle etik açıdan da ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. Sağlıkta yeni vizyon bunu mu gerekiyor acaba?
Ayrıca hareket kabiliyetleri çoğu zaman kısıtlı olan MS hastalarının, son aylarda, tedavi sonrasında dosyalarını kapatmak için Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin üçüncü katına çıkmak durumunda bırakılıyormuş. Basit idari işlemlerin, MS hastaları için ciddi fiziksel ve psikolojik yük olduğunu bile göremeyenler sağlıkta bizi geleceğe taşıyacak vizyondan söz ediyor.
O müthiş vizyonla neden Girne Hastanesi ve Güzelyurt Hastanesi bitirilemiyor? Bu konuda bin tane mazeret uydurabilirler bize ama ben sonuca bakarım; başaramıyorsunuz…
Hastaneler yetersizliklerle mücadele ediyor, bilmediğimiz kalabalık nüfusumuza yetmez hale gelmiş durumda… Poliklinik saatleri yetmiyor, acil servisler aşırı hasta baskısı altında eziliyor, yoğun bakım servisleri, özel hastanelerine sevk servisine dönüştü. Özel hastanelere hasta sevki bedeli bu yılın ortasında 1.5 milyar TL’ye yaklaşmıştı, kim bilir şimdi kaç milyar TL’ye çıkmıştır.
Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde bebeklere saf alkol verilmesi, bir bebeğin yaşamını yitirmesi, o süreçte saf alkole maruz kalan bebeklerin yakınlarının bilgilendirilmemesi, olayı basından öğrenmeleri, yetkililerin çelikli açıklamalarıyla bebeklerin ailelerini çıldırtması sağlıktaki süper vizyonun neresindedir acaba?
Maraş Sağlık Merkezi’ndeki kıdemli hekim ile Akdoğan Sağlık Merkezi’nde 11 yıldır hizmet veren bir başka hekimi hiçbir gerekçe göstermeden görevden almak nasıl bir vizyonun ürünüdür? Hem de vatandaşların tepki göstermesine, “doktorumuzu isteriz” diye eylem yapmasına rağmen. Halkın da memnun olduğu düzgün giden bir sistemi bozmak icraat mıdır? Kıdemli hekimi görevden alıp, neredeyse hasta bile bulunmayan ücra bir yere vermek, “sürgünle” eşdeğer değil midir?
Devlet hastanelerindeki hekimler neden istifa edip ayrılıyor, neden birçoğu ayrılmayı düşünüyor? Neden devlet hastaneleri hekimler için cazibesini yitirdi? Kamu hekimlerini kamuya bağlayamayan sizin süper vizyonunuz mu? Peki hemşireler aşırı iş yükünden, baskısından ne zaman kurtulacak?
Burada durayım isterseniz, örnekleri çoğaltabilirim ama gerek yok. Bir özetini yaptım, sağlıkta çok ciddi sorunlar vardır. Bakanın dediği gibi üstün işler, üstün hizmetler yoktur. Rutin işleri bize “yeni vizyon” diye satmaya çalışıyorlar. Bu kadar olumsuzluğu görmezden gelenlerin sunduğu sözde “KKTC’yi geleceğe taşıyacak vizyonla” halimiz duman demektir.
- DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- Rüşvet aşırı arttı ve ‘’Yeter Artık’’ dedirtti
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































