Tam dört yıldır ilaç sürekliliği sağlanamadığı için sorun yaşanıyor…
29/10/2025
Ali Baturay
Bu ülkede “ilaç bulamama” sorunu, yani ilaç sıkıntısı yok mu? Evet böyle bir sorun var. Hem de dört yıldır devam eden bir ilaç sorunu yaşanıyor.
Maalesef ilaç sürekliliği sağlanamıyor ve bu sorun devam ediyor, bazı dönemler yakıcı boyutlara yükseliyor.
Biliyor musunuz, ilaç sorunu ayrı bir dert, Sağlık Bakanının böyle bir sorun olmadığını iddia etmesi başka bir dert. Sağlık Bakanı her defasında ilaç sorunu olmadığını iddia ediyor ve vatandaşları çıldırtıyor, delirtiyor…
Yahu insanlar ilaç bulamadığı için perişan, ne yapacağını bilemez halde. Kimisi Türkiye’ye ilaç bulmaya gidiyor kimisi Güney Kıbrıs’ta ilaç arıyor.
Sosyal medya ilaç bulamayan insanların haykırışlarıyla dolu. Medyada ilaç sorununun haber olmadığı, irdelenmediği gün yok.
İlaç bulamadığı için insanlar hayatından endişe ediyor, büyük korku yaşıyor. Bir, iki değil, onlarca insan ilaç sıkıntısı yaşıyor.
İlaç krizi olduğunu eczacılar da söylüyor hem de bir kez değil, defalarca söylediler, uyardılar ama değişen bir şey yok…
İlaç sorunu ya da ilaç krizi olduğunu kabul etmeyen Sağlık Bakanı, eczacıların, hekimlerin, muhalefetin, gazetecilerin yaptığı uyarılara, eleştirilere “politika yapıyorsunuz, abartıyorsunuz” diyor.
Sağlık Bakanı, ilaç sorununu gündeme getiren herkese tepki gösteriyor. Bakana göre, şikâyet eden vatandaş da hekim de eczacı da muhalefet de haksız, hepsi yalan söylüyor, hepsinin amacı hükümeti ve bakanlığı suçlamakmış…
Sayın Bakan, nasıl bir ruh hali içerisindedir, gerçekten anlamak güç… Bakan, ilaç deposunun ağzına kadar dolu olduğunu, ilaç krizi algısının gerçek olmadığını söylüyor. Bu ecza deposu ağzına kadar doludur da neden insanlar ilaç bulamadığı için perişandır?
Ecza deposunu dolduran ilaçlar, eksikliği hissedilmeyen ilaçlardır herhalde. Ecza deposu ilaç dolu olabilir ama bu durum bazı ilaçların bulunamadığı, eksikliğinin çekildiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor.
Sayın Bakan, neden gerçekleri saptırıyorsunuz, neden halkınıza öyle yukardan bakıyor, anlamaya çalışmıyorsunuz?
Yapamıyorsanız bu işi yapamıyorsunuzdur, boş yere zorlamaya ne gerek var? Yapamıyorsanız bırakıp gidin… Herkes yalancı, bir siz mi doğrucusunuz?
Özelikle de insanlar yeşil reçeteli ilaç bulamıyor, bulmakta zorlanıyor ve bu sorun son bir yıldır dayanılmaz bir hal aldı. Bu konuda vatandaşlar sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapıyor.
Eczacılar da yeşil reçeteye tabi ilaçların uzun süredir temin edilemediğini doğruluyor.
Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği, ülke genelinde ilaç eksikliğinin ciddi boyutlara ulaştığını ve artık bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü vurguluyor.
Birlik, özellikle kronik hastalıkların tedavisinde, çocuk ve ergen ruh sağlığı ilaçlarında ve hayati öneme sahip bazı preparatlarda erişim sıkıntısı yaşandığını belirtiyor.
İlaç eksikliğinin tedavi süreçlerini aksattığına, hastaların yaşam kalitesini düşürdüğüne ve sağlık çalışanlarının yükünü artırdığına dikkat çekiliyor.
Herkes ilaç tedarik sorunu olduğunu söylerken Sağlık Bakanı, böyle bir sorun olduğunu kabul etmiyor, sanki o kabul etmeyince sorun ortadan kalkacak.
Bakanın ve hükümet edenlerin anlamak istemediği şey şu; “şu kadar para verdik, şu kadar ilaç aldık, depoda şu kadar kalem ilaç vardır” diyorlar ama tedarik sürekliliği olmayınca, tedarik zinciri kopunca sorun yaşanıyor.
O sürekliliğin durduğu, zincirin koptuğu zamanlarda da sorunlar yaşanıyor. Ta ki yeniden ilaç gelene kadar insanlar perişan oluyor, sıkıntı çekiyor, stres yaşıyor, yollara düşüyor…
Sonra siz çıkıp, “getirdik sorun yok” diyorsunuz. Dört yıldır aynı şeyler tekrarlanıp duruyor. İlaçlar bulunamıyor, getirilince de “ilacımız var, sorun yok” deniyor. Aynı saçmalık defa defa yaşanıyor.
Bakan herkesi yalanladığı açıklamasının içinde bile bir sorun olduğunu dolaylı ifadelerle olsa da aslında kabul ediyor, bazı ilaçların geçici olarak stok dışı kaldığını söylüyor. İşte bakanın “geçici” dediği o süre içinde insanlar ilaca ulaşamıyor ve sorun da budur. Mesela bakan, ‘Konserta’ isimli ilacın bazı dozajlarının bulunmadığını ve bu hafta içinde depoya ulaşacağını belirtiyor. Aslında bazı ilaçların olmadığını bir şekilde kabul ediyor ama “abartılıyor” diyor.
İlaca ulaşamayan hastaların hayatından endişe etmesinin, paniğe kapılmasının ve isyan etmesinin nesi abartıdır acaba? Bakan bir hekimdir ve aslında hastayı en iyi anlayacak kişi olması gerekir ama maalesef kendisi bir hekim gibi değil de konuya tamamen sabit görüşlü bir siyasi olarak bakıyor.
Bakan, ilaç tedariki konusunun küresel bir sorun olduğunu, Türkiye’de de bazı sıkıntılar yaşandığını söylüyor ama önemli olan; bu sorunları görüp, zamanında hareket etmek, gerekli tedbiri alabilmektir.
Tabipler Birliği, güzel bir öneri yaparak; “Mademki Sağlık Bakanı ‘ilaç eksikliği yoktur’ diyor. O zaman ilaca erişemeyen, reçetesi olmasına rağmen ilacını bulamayan her hasta doğrudan Sağlık Bakanına başvurarak ilacını talep etsin” dedi.
Evet, isabetli bir öneri; hastalar, bulamadıkları tansiyon, kanser, psikiyatri ve daha birçok kronik hastalık ilacını direkt Sağlık Bakanı’ndan istesinler. Dayansınlar bakanın kapısına “hade ver bakalım ilacımızı” desinler. Bakalım kendisi nasıl bulacak?
Hep bir övünme, hep “şunu yapacağız, bunu yapacağız” açıklamaları. Yeni hastaneler, yeni sağlık merkezleri, devlet laboratuvarı ve İlaç Eczacılık Dairesi binası için kaynak ayrılmış. Yeni MR, ultrason ve doppler cihazları alım aşamasındaymış… Tabii tabii mutlaka tümünü yapacaksınız ama şu anda sağlığın içinde bulunduğu kaos ne olacak? Şu anda insanların yaşadığı mağduriyet görmezden mi gelinsin? Başarısızsınız işte, yapamıyorsunuz kabul edin…
Ortada ne size düşmanlık ne de politik saldırı vardır. Halk mağdurdur ve yaşadığı sıkıntılar nedeniyle isyan ediyor, tepki gösteriyor. Ancak sizin bunu anlamaya niyetiniz yok, siz bakanlık ve hükümet olarak kendinizi dev aynasında görmeye devam ediyorsunuz. Bu kendinizi üstün görme, büyüklenme hali halkı çıldırtıyor ama gözünüze perde inmiş siz bunu göremiyorsunuz.
- DP ve YDP gerçekten karşıysa iki seçim bir arada yapılamaz…
- GAZETECİLERE HAPİS ÖNGÖREN YASAL DÜZENLEMEDE ISRAR ETMEK BİR MEYDAN OKUMADIR
- Şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapıyorlar bize…
- Herkese yalan söylemek, kandırmak marifet midir?
- İşlenmeyen cezayı bile affeden yasa tasarısı şimdilik geri çekildi…
- BU KADARI GERÇEKTEN FAZLA
- Tıpta uzmanlık eğitimi hafife alınacak bir iş değil
- Siz sorunlarla cebelleşirken, onlar “tarih yazdık” diyebiliyor…
- Sürekli bir konuşma hali var ama soruna çözüm üretme yok…
- Rüşvet aşırı arttı ve ‘’Yeter Artık’’ dedirtti
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































