Ne kadar çok gönüllü
27/01/2012
Başaran Düzgün
Yine başa döndük.
Körlerin fili tarifi gibi.
Ağır sorunlar altında ezilip de toplumsal körlüğe dönüşen memlekette yine tek tek sorunlarımızı tartışmaya başladık.
Tartışma da olsa neyse.
Herkesin birbirine saldırdığı bir kaos ortamı.
Dün gündem elektrik idi.
Çünkü kesilince sorunların diz boyu olduğunu anladık.
Ondan önceki gündem iflas etmiş sosyal güvenlik idi.
Bir önceki ödenmeme tehlikesi olan maaşlardan dolayı kamudaki aşırı yığılma.
Kıbrıs Türk Hava Yolları'nı çoktan unuttuk.
Zaten on üçüncü maaşları cebe atınca kamudaki aşırı yığılmayı da unuttuk.
Bu ay maaşlar ödenirse konu dahi olmayacak Sigortalar'ın iflas etmesi.
Elektriği de yarın unutacağız gitsin.
Elçi durumu yüzümüze söylemeye devam ederse öfkelenip, bağırıp-çağıracağız ama o da susarsa sanki sorun yokmuş gibi devam edeceğiz hayatımıza.
Bu düzen böylece sürüp gidecek.
***
Elektrik Kurumu çalışanlarıyla restleşen hükümet 36 kişilik münhale çıkmıştı ya apar-topar.
İki gün içinde sınav yapıp işe de başlatacaktı.
Bir anlamda grev kırıcılığı yapmak gibi bir şeydi bu durum.
Zaten önce emekli personele gitmişler.
Yeterli kadroyu bulamayınca münhale çıkmışlar.
Uzun uzun kuyruklar oluşmuştu başvuru masalarının önünde.
36 yer için beş yüz küsur gönüllü ortaya çıkmıştı.
“Memlekette işsizlik çok” deyip geçtik.
Zaten ertesinde uzlaşmaya varılınca o konu da gündemden düştü.
Meğersem ne kadar meraklısı varmış “grev kırıcılığı” yapmaya.
Bu olay “genel direniş” psikolojisini anlatan çok iyi bir örnek oldu bence.
Canı yanmadıkça, statükosu tehlikeye girmedikçe kimsenin direneceği falan yok.
Direnenlere arkadan vurmaya da gönüllü çok.
***
Başbakan “Hazirana kadar ciddi tedbirler alınmazsa Elektrik Kurumu batacak” dedi.
Aslında yeni bir şey söylemedi, malumu ilan etti.
Sizce hazirana kadar tedbir alınır mı?
Haziran rahat bir aydır.
Ne çok soğuktur ne çok sıcak.
Jeneratörleri şimdiden hazırlayın.
Televizyon dizileri de izlendi mi gerisi boş.
Bu kadar şamata çıkmayacak anlayacağınız.
Allah kerim o günleri de geçiririz.
37 yıldır günübirlik yaşayıp “Allah kerim” dediğimiz gibi…















































































































































