Akıncı’nın 'Garip' Durumu

Akıncı tüm bunları hakkediyor mu?

ads ads ads ads ads
18/04/2018

ads

Başaran Düzgün Başaran Düzgün


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı “garip” bir duruma düştü.

Havadis “metazori görüşme” diye tanımladı ya tam da Akıncı’yı anlatıyordu bu başlık.

Yaklaşık bir aydır görüşmeyle ilgili o kadar pesimist şeyler söyledi ki, duyanlar elbette Akıncı’nın görüşmeye “metazori” gittiği hissine kapıldılar.

Hele görüşme sonrası açıklamalarıyla da  bu hissi resmileşmesini sağladı.

Şimdi Akıncı resmen “görüşme karşıtı” ve sonrasında da “çözüme inanmayan adam” oldu çıktı.

Peki, Akıncı tüm bunları hakkediyor mu?

Bahis oynar gibi yüzdelik vermek doğru değildir ama büyük oranda haksızlığa uğradığını düşünüyorum.

Sonuçlarını kendinin yarattığı  bir haksızlıkla karşı karşıyadır Akıncı.

Şöyle ki;

                                                                                              ***

Akıncı, Crans Montana felaketinden sonra çözüme olan inancını hepten yitirmiş bir lider profili çizdi.

“Çözümü sağlayacak lider” olarak görülüp de halkın desteği ile seçilen ve sonrasında bir çözüme ulaşmak için yoğun bir mesai harcayan imajı olarak zihinlere kazındı.

Halk O’nu “bu iş Akıncı ile olacak galiba” modunda sevdi ve destekledi.

Kuşkusuzdur ki Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşılması sadece Akıncı’nın istek ve talepleriyle mümkün değildir fakat tersi durumun da sözcüsü Akıncı değildir.

Özetle, yakın bir geçmişe kadar bir çözüme ulaşmanın nasıl mümkün olduğu umutları dağıtan Akıncı, son dönemde aslında Rum tarafının ne kadar kötü olduğunu ve bir çözüme niye ulaşılamayacağını anlatan Akıncı’ya dönüştü.

Bu da otomatik olarak kendisini destekleyenler arasında büyük bir hayal kırıklığı ve moral bozukluğu yarattı.

Akıncı’ya yöneltilen eleştirileri bir de bu ruh halinin saptamasıyla değerlendirmek gerekir.

Esas travma yaratan “artık kendi yolumuza bakmalıyız” cümlesi olmuştu.

16 Nisan görüşmesinden sonra “Rumlarda değişen bir şey yoktur” cümlesiyle de adeta bu travmayı perçinledi.

                                                                                              ***

“Rumlarda değişen bir şey yoktur” saptaması doğrudur.

Ama tersi de doğrudur.

Akıncı ve Türkiye cephesinde de değişen bir şey yoktur.

Taraflar pozisyonlarında ısrar ediyorlar.

Yemekte bu durum bir kez daha tescil edildi.

Aksinin olmasını kimse beklemiyordu.

Beklenen şuydu;

Yeniden biraraya gelsinler, aradaki buzları eritsinler, kırgınlıkları gidersinler ve pazarlık masasını yavaş yavaş kursunlar.

Peki, taraflar pozisyonlarını koruyorlarsa pazarlık masasının yeniden kurulması ne işe yarayacak?

İşte meselenin can alıcı noktası budur;

Akıncı’nın daha fazla taviz verme niyeti yoksa bu işe hiç girişmesin bize Anastasiadis’in ne kadar uzlaşmaz olduğunu anlatıp dursun.

Aynı şey Anastasidis için de geçerlidir…

18/04/2018 10:53
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
ad
TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.