HABER KIBRIS

Niyetiniz var mı Sayın Başbakan…

ads
02/04/2018


Başaran Düzgün


Başbakan Tufan Erhürman, Basın Sen’in ödül gecesinde konuştu ve “gazetelerden-televizyonlardan hiç memnun değilim” dedi.

Kendinden de memnun olmadığını ekleyince de aslında böylesi önemli bir tespitin şiddeti ciddi bir miktar azalmış oldu.

Geleneksel bir şekilde davranabilir ve basının ne kadar önemli olduğuna ilişkin nutuk atıp, gazetecilere gaz verip, gönüllerini alabilirlerdi.

Gazeteciler de mutat bir şekilde “basın özgürlüğünden” dem vurup, hükümetten “özgür basın” taleplerini tekrarlayıp, gecenin sonunda herkes mutlu bir şekilde evine giderdi.

Fakat böyle olmadı.

Başbakan “sizden memnun değilim” dedi ve ekledi;

“Basının ve gazetecilerin sermaye ile ilişkilerini tartışmamız gerekir.”

Bunu söyledi ve “bam teline” basmış oldu.

 

                                                                                              ***

 

Eğer “bam telinde” kalmaya niyetliyse ve bence ülkenin en önemli sorunlarından biri olan bu konuyla ilgili bir projesi varsa elbette desteklemek farzdır.

Yoksa söyledikleri bir “dertleşme” haliyse boşuna nefes tüketmeyelim.

Dertleşme niyeti medyada mevcut statükonun devamı anlamına gelir.

E, öyleyse ülkedeki statüko da sürüp gidecek demektir.

Çünkü medya aslında o ülkenin bir aynasıdır.

Ki bu ayna bir süre sonra Tufan Erhürman ve hükümetini de yansıtmaya başlayacaktır.

Şöyle ki;

“Geldiler ve statükoya dokunamayıp gittiler ve/veya geldiler ve statükoyu yerle bir ettiler…”

                                                                                              ***

Medyanın önemli bir bölümünün ve gazetecilerin birçoğunun sermaye gruplarının kontrolünde olduğu herkesin bildiği ve artık sır olmaktan çıkan bir gerçektir.

Daha ötesi de vardır.

Sermaye grupları bizzat kendi gazeteleri ve televizyonları ile sektörün içine girmişleridir.

Her ay,  yüz binlerce liralık zararı göze alarak, medya üzerinden hükümeti ve devlet görevlilerini ele geçirme, adeta kendilerine bağlı bir “paralel hükümet” yaratma peşindedirler.

Bunun için de hiçbir masraftan kaçınmıyorlar.

Gazetecileri yeri geldiğinde tetikçi, yeri geldiğinde de iş takipçisi olarak kullanıyorlar.

Yalan ve manipülasyonlarla  algı operasyonu yapıyorlar.

Sundukları cezbedici imkanlarla politikacı ve devlet görevlilerini kendilerine bağımlı hale getirmeye çalışıyorlar.

Tüm bunları olağanüstü güç elde ederek daha fazla para kazanma hırsıyla yapıyorlar.

Peki bunlara kim engel olacak?                                                                                             

***

Zararına gazete çıkarmanın veya televizyon yayıncılığı yapmanın yasal olarak mutlaka bir karşılığı vardır.

Bunun için de hükümetin elinde yasal araçlar mevcuttur.

Maliyenin birçok şirkete yaptığı rutin uygulamalar bu şirketlere de yapılmalıdır.

Şirketlerin gelir kaynakları incelenmeli yasadışı gelirler varsa derhal tespit edilmelidir.

Sürekli zarar eden ama medyaya akıtılan milyonlarca liranın kaynağına ulaşılmalıdır.

Eğer bu işler için harcanan kara para varsa  görülmeli ve tedbir alınmalıdır.

Sayın Başbakan’ın kendisi, hükümet üyeleri, milletvekilleri ve devlet görevlileri bu gazeteciler ve medya organlarına mesafeli davranarak ve onların kurdukları tuzaklara düşmeyerek işe başlayabilirler.

Bu gazete ve televizyonlara yapılan her ziyaret, verilen her mülakat, aynı karede de olsa yer alınan her fotoğraf onları onaylamak ve  aklamak anlamına geldiği çok iyi bilinmelidir.

Medyanın bu durumda olması medyanın kendi ayıbıdır.

Umut verici olan “sizden memnun değilim” diyen bir Başbakan’ın varlığıdır.

Bu sorundan kurtulmanın yolu böylesi bir Başbakan’dan geçer.

Eğer sadece şikayet etme değil adım atmaya niyeti varsa…

ads
Bu habere tepkiniz:
TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems