HABER KIBRIS

Tüketme ve Yoketme!

ads
08/04/2018


Başaran Düzgün


Ani bastıran sıcaklarla eşikten içeri girmeye hazırlanan cehennem yazını büyük bir vicdan rahatlığıyla karşılıyorum.

Dünyayla ilişkisini kesmiş müminler gibiyim.

Hani son hazırlıklar yapılır, eller 24 saat duaya açılır ve kefen parasıyla küçücük bir bohça bırakılır geride, tüm dünyalıklar dünyadakilere dağıtılır, Azrail’in gelip öteki tarafa götürmesi beklenir ya.

Tam da öyleyim.

Yani öteki tarafa gitme değil hazırlığım.

Kendimi tam da öylesine arınmış hissediyorum.

Günahlarla dolu bu dünyada 10 bin tane sevap işlemenin (hem de genç yaşta) mutluluğuna eriştim.

“Artık ölsem de gam yemem” diyenler tarafına iltihak edebilirim.

Bundan sonra kalan ömrümü bahtiyar ve mesut bir şekilde sürebilirim.

  ***

Efendim “bir ağaç diken 100 sevap işler” sözü var ya.

Yıllardır peyder pey  hafta sonlarını ağaç dikme işine ayıran bendeniz, kendi kendimi de hayrete düşürecek bir şekilde “dalya” dedim ve yüzüncü ağacımı da geçtiğimiz hafta dikerek 10 bin sevap katına yükseldim.

Bazılarınızın bıyık altından güldüğünü ve hafif tertip dalga geçtiğini görür gibiyim.

Hemen belirteyim ki meseleye vakıf olmadan haksızlık edenler sınıfında yer alıyor “bıyık altı” gülenler.

“Ormanlarımız yok oluyor, ağaçsız kalıyoruz, çölleşiyoruz” türünden onlarca haber yapan ama bugüne kadar zahmet edip de bir tek fidan dahi dikmeyen olarak bundan önceki günahlarımı kesmenin rahatlığındayım şimdi.

Üstelik diktiğim ağaçlarla bircik bircik ilgilenmenin keyfinde.

                                                                                         ***

“Herkes kapısının önünü temizlese bütün ülke temiz olur” sözünü çok kanıksardım.

Fakat çöpten ibaret bir ülkede yaşamaya başladıktan sonra aslında kirliliğin sorumlusunun teker teker insanlar olduğunu kavradım.

Kendi evinin dışında her yere çöp atanlar dönüp de birilerinin çöpleri temizlemesi için bas bas bağırmaya başlarlar.

Aynı şey ağaç dikimi için de geçerlidir.

Yeşil bir ülke istediğimizi her daim söyleriz. Ne kadar orman fakiri , ağaç yoksunu olduğumuzu söylemekten adeta zevk alırız.

Bunun için de devlet dahil tüm yetkilileri suçlarız da mahallemizdeki sahipsiz bir ağaca hangi zaman baktığımız sorusuna da cevap veremeyiz.

Çocuklarımızla birlikte bir ağaç dikip de çocuklarımız büyürken o ağacın büyümesinin keyfine de varamayız.

Hele ağaçlar mülkiyetimizde değilse  yok edilmesi kesinlikle umursanmayacak şeyler arasındadır mutlaka.

Çünkü artık adeta genlerimize işleyen gerici bir kültürün sahibiyiz.

Her şeyi en kısa sürede tüketme ve yok etme kültürü.

Maalesef biz buyuz…

Bu habere tepkiniz:
TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems