Derlenip dürülmesin bayraklar…

ads ads ads ads
13/08/2013

ads
ads
ads

Hasan Hastürer Hasan Hastürer


Peki bu dönem muhalefetsiz mi olacak?

Geniş cepheli muhalefet bu dönemde bir süre zor.

Toplumsal muhalefet sivil toplum örgütleriyle, Meclis’teki muhalefetin birlikteliğiyle oluşur.

Toplumsal muhalefetin Meclis kanadı, şu an için kırık.

Geriye sokağın, sivil toplum örgütlerinin muhalefeti kaldı.

İşte bu nedenle sendikaların hiç ama hiç gecikmesiz toparlanması, mücadele bayraklarını dürmeden hatta gıcır gıcır ütülü hale getirmesi gerekir.

 
 
Dün gün boyu yoğun bir iletişim trafiğim vardı.
Yemin töreninde yaşanları sordular.

“Tartışmaya gerek yok” deyince önemsizleştirdiğim zannedildi.

Düne göre sadece üç gün önce 9 Ağustos 2013’te “Hesaplar küçük, zararı büyük” başlıklı yazımdan şu bölümleri anımsatanlar oldu:

Eski ve yeni kuşak siyasetçileri dinliyorum.
Ya da yazıp, çizdiklerini okuyorum.
Kurumsal yapıyı düşünen anlayışın ayak seslerini duysam mutlu olacak...
Daha doğrusu umutlanarak mutlu olacağım.
Bir bakıyorum, herkes daha yolun başında kendini BULUNMAZ HİNT KUMAŞI grubunda görüyor.
En disiplinli parti de bile Bremen Mızıkacılığına doğru koşar adım gidildiğini görüyorum.
Var olan kurumsal yapıya sahip çıkarak uygun platformlarda konuşmak yerine herkes tek başına manifestolar açıklıyor.
Herkes kendine göre tüm çıkış yollarını belirlemiş bile.
Herkes ustabaşı.
Herkes ebisdat…
Herkes anasının karnından HER ŞEY PROFESÖRÜ DOĞDU...
***
Pazartesi Meclis’te yemin töreni var...
Hazırlanın küçük hesaplı şovları izlemeye...
Kendilerini örgütsel yapıdan değerli görenler değerlerini, incir çekirdeğini doldurmayacak gerekçeli çıkışlarla öne çıkarmaya çalışacak.
Bunlar ön yargı ürünü görüşler mi?
Hayır, ön yargıyla alakası yok.
Öze değil, şekle dönük çıkışlar bu yazımın esin kaynağı.”

***

Yazdıklarımı yorumlamam istendi.

Yazdıklarımla ilgili hiç yorum yapmadım.

Görüşümü Twitter hesabımdan şu kelimelerle ile özetledim: Herkes kendi doğrusuna göre hareket eder... Farklı bakış açısıyla o şahsın doğrusunu sorgulamaya gerek var mı? Saygı gösterin bitsin.”

***

Geleyim yazımın esasına.

Nazım Hikmet’in Hürriyet Kavgası isimli şiiri en çok okuduğum şiirlerinden biridir. Sık sık okurum.

Müthiş enerji çalarım Nazım Hikmet’in mısralarından.

Hürriyet Kavgası, şiiri bana göre tam da bugünlerin ve yakın geleceğin şiiridir.

Önce Nazım Hikmet’in Hürriyet Kavgası şiirini birlikte okuyalım, sonra yazıya devam edelim:

“ Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,
dalga dalga aydınlık oldular,
yürüdüler karanlığın üstüne.

Meydanları zaptettiler yine.

Beyazıt’ta şehit düşen
silkinip kalktı kabrinden,
ve elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını
yıktı Şahmeran’ın mağarasını.

Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.
Safları sıklaştırın çocuklar,
bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.

***

Bu şiiri, tüm sivil toplum örgütleri, özellikle tüm sendikalar iri puntolarla yazıp, binalarının her yerine asmalı.

Daha da ileri gideyim.

Tüm üyelerine çerçeveletip göndersinler.

Şiirin bazı vurguları günümüzle örtüşmese de özü geçerlidir.

***

28 Temmuz’da seçim yapıldı.

Yeni vekiller belli oldu.

Dün de yemin ettiler.

Şimdi sırada hükümet oluşumu var.

Olağanüstü bir gelişme olmazsa hükümet CTP’nin başbakanlığında kurulacak.

CTP’nin çoğunluk yeter sayısı olmadığı için koalisyon hükümeti ya DP ya da UBP ile oluşturulacak.

***

Çok partili demokratik sistemde demokrasinin sigortası muhalefettir.

Adam gibi muhalefet yoksa, hükümet edenlerin hata olasılığı çok daha fazladır.

Yeni parlamento aritmetiğinden hükümet mutlaka çıkacak.

Hükümetin dışında kalacak büyük partiye ana muhalefet denecek.

TDP de yavru muhalefet.

İsmen muhalefet olacak da fiilen bu meclisten şu an için muhalefet çıkmaz.

UBP-DP ile koalisyon kurarsa CTP muhalefet olmaz mı?

Samimi konuşacaksak, hükümet sırasına bekleyen bir anlayış etkin muhalefet yapamaz.

***

Peki bu dönem muhalefetsiz mi olacak?

Geniş cepheli muhalefet bu dönemde bir süre zor.

Toplumsal muhalefet sivil toplum örgütleriyle, Meclis’teki muhalefetin birlikteliğiyle oluşur.

Toplumsal muhalefetin Meclis kanadı, şu an için kırık.

Geriye sokağın, sivil toplum örgütlerinin muhalefeti kaldı.

İşte bu nedenle sendikaların hiç ama hiç gecikmesiz toparlanması, mücadele bayraklarını dürmeden hatta gıcır gıcır ütülü hale getirmesi gerekir.

***

Yaklaşık beş-altı yıldır fatura çalışan ve emeklilere kesiliyor.

UBP Hükümeti döneminde ilk kez Kıbrıslı Türk çalışanların maaşları Türkiye’deki denklerinin gerisini düşmüştür.

Çalışanın, emeklinin ailesiyle birlikte boğazından geçen lokma küçülmüştür.

Eğer toparlanıp hükümet kim olursa olsun etkili muhalefet yapılmazsa, gelecek kuşakların geleceği de çalınacak.

Herkes işini yapacak.

Hükümet edecek olanlar hükümetçilik yapacak, sendikalar da sendikacılık.

Sendikalar kaybederse herkes çok iyi bilsin KIBRIS TÜRKÜ KAYBEDECEK.

 

Günün sözü:

 

Teslim olan, esir muamelesini kabul etmiş sayılır…

 

13/08/2013 09:57
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Derlenip dürülmesin bayraklar…, Hasan Hastürer
MANŞETLER

HK Hasan Hastürer

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.