Vazgeçin bu dalga geçmeden!!!

ads ads ads ads
11/08/2013

ads
ads
ads

Hasan Hastürer Hasan Hastürer


Fuhuş operasyonları insanlarımızla dalga geçmekten başka bir olay değildir. Polise bu operasyonlar için izin verenleri ve tutuklananları “yasal işlemleri” çerçevesinde ikide bir karşısında görüp de ses çıkarmayan yargıçları da anlamakta zorlanıyorum.

Görev İçişleri Bakanlığı bünyesindeki ilgili komisyonundur. Gece kulüplerinde yasaya aykırılık varsa gereken yapılacak.

Komisyon uyuyacak, göz yumacak, polis de ikide bir laf ola operasyon düzenleyecek… Bunun adı dalga geçme değilse nedir?

 

İşte en son haber… Alayköy’de bir gece kulübünde, 6 kişi ‘fuhuşa teşvik ve fuhuş yolu ile kazanç elde etmek’ suçundan tutuklandı.

Polisten verilen bilgiye göre, Alayköy’de ‘Sexy Lady’ isimli gece kulübünde yapılan kontrollerde tutuklanan şahıslar hakkında soruşturma devam ediyor.”

***

Polis haberleri başlığı altında bu tür haberlerin polis çıkışlı olarak servis yapıldığından mutlaka herkes haberdardır.

Bu operasyonları ve haberleri toplumla dalga geçme olarak görürüm.

Gece kulüplerinde para karşılığı cinsel birliktelik yaşandığı biliniyor mu?

Elbette biliniyor.

Konsomatris ya da revü grubu bünyesinde Kuzey Kıbrıs’a getirilenler adaya ayak basar basmaz önce hastaneye götürülür. Sağlık kontrolü aslında cinsel yolla bulaşabilecek hastalıkları kapsayacak şekilde yapılır.

Bulguların temiz çıkması durumunda “işbaşı” yapılır.

İşbaşı yapıldıktan sonra da her hafta benzer kontroller devam eder.

7/2000 sayılı GECE KULÜPLERİ VE BENZERİ EĞLENCE YERLERİ YASASI’nı hızlı bir şekilde okudum.

***
Yasadan iki önemli tanımlama:

 “Gece kulübü”, müzikli eğlence programları düzenleyen otel dışındaki herhangi bir alkollü içki satışı yapan ve konsomatris çalıştıran eğlence yerini anlatır.

“Konsomatris”, gece kulübünde müşteri ile birlikte yiyip içerek çalıştığı yere kazanç sağlayan kadını anlatır.

Sağlık denetimiyle ilgili maddelere da bakalım:

“…Ön izin alınarak ülkeye getirilen konsomatrislerin gece kulübünde çalışabilmesi için ilgili gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisi derhal devlet hastanesinin ilgili biriminde konsomatrislerin sağlık kontrollerini yaptırarak toplum sağlığını tehdit eden bulaşıcı bir hastalıktan muzdarip olmadıklarını gösteren sağlık raporları ve Yabancıların Çalışma İzinleri Yasası uyarınca istenen diğer belgeleri temin ederek çalışma izni almak üzere çalışma işleri ile görevli bakanlığa başvurur. Bakanlıkça kendisine, her konsomatris adına ayrı ayrı çıkarılmış en çok altı aya kadar süreler için birer çalışma izni verilir.”

***
Niye bu alıntıları yaptım?
Nedeni çok açık…

Devlet konsomatris diye ülkeye getirilen bu kadınları para karşılığı fuhuş yapacaklarını bildiği için en baştan cinsel yolla bulaşan hastalıklar bakımından denetim yapıyor.

Sonrasında da her hafta bu denetimleri sürdürüyor.

Eğer bu insanlar fuhuş yapmayacak olsa bu boyutta bir denetime gereksinim var mı?

Batıda lokantada çalışanlar için HİV testi bile istenmiyor. Çünkü HİV beslenme yoluyla bulaşmıyor.

***

Yasanın altıncı maddesi gece kulüplerinin açılabilme kriterlerini sıralarken bakın bir de ne deniyor: “Gece kulübü ve benzeri eğlence yeri olacak binanın dışa bakan şeffaf kısımlarından içerisinin görülmesini engelleyici gerekli önlemler alınması.”

Anlaşılacağı gibi gece kulüplerinin her türlü altyapısı, işletmelerin amacına uygun tarif ediliyor.

Masum eğlence mekanları olmadığını en başta yetkililer biliyor.

***

Gece kulüpleriyle ilgili İçişleri Bakanlığı bünyesinde İçişleri Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlığında bir komisyon var.

Bu komisyon izin verdiği gibi, gece kulüplerinin izin koşulları dışına çıkıp çıkmadıklarını denetleme yetkisi var.

Bu denetlemelerde en yalın tanımlamayla amaç dışılık saptanırsa önce bir hafta, ardında bir ay ve ihlallerin devamı halinde de verilen iznin iptaliyle kalıcı kapatma yetkisi var.

***

Yasada konsomatris ve revü çalışanı görünenlerin fuhuş yapması suç olarak belirtiliyor.

“Başka yasalarda aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın fuhuş yaptığı saptanan revü artisti veya konsomatrisler ile bu kişilerin fuhuş yapmalarına teşvik edenler suç işlemiş sayılırlar ve mahkumiyetleri halinde iki

yıla kadar hapis cezasına veya 1.000.000.000 TL (Bir Milyar Türk Lirası)’ye kadar para cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilir.”

Yasada caydırıcı ceza var. Peki bu cezalar bugüne kadar verildi mi, ya da verilebildi mi?

Verilemedi… Çünkü herkes gece kulüplerinde nelerin yaşandığını biliyor.

***
 
 

Yasa fuhuşu yasakladığına göre gece kulübüyle bağlantılı fuhuş, gece kulübü kuruluş, işletme amacına aykırıdır. İşletme izni koşullarının çiğnenmesidir.

Böyle bir durum saptandığı zaman kademeli uyarı işlemi sonrasında verilen izin iptal edilmelidir.

***

Özetlediğim yaklaşımlarımın bütünüyle olaya baktığım zaman gece kulüplerine düzenlenen fuhuş operasyonları insanlarımızla dalga geçmekten başka bir olay değildir. Polise bu operasyonlar için izin verenleri ve tutuklananları “yasal işlemleri” çerçevesinde ikide bir karşısında görüp de ses çıkarmayan yargıçları da anlamakta zorlanıyorum.

Görev İçişleri Bakanlığı bünyesindeki ilgili komisyonundur. Gece kulüplerinde yasaya aykırılık varsa gereken yapılacak.

Komisyon uyuyacak, göz yumacak, polis de ikide bir laf ola operasyon düzenleyecek… Bunun adı dalga geçme değilse nedir?

Hade bakalım Gece Kulüpleri Komisyonu üyeleri… Gösterin kendinizi…

 

Günün sözü:

 
Göz boyamaya çalışanlar, işini yapmayanlardır.

11/08/2013 14:18
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Vazgeçin bu dalga geçmeden!!!, Hasan Hastürer
MANŞETLER

HK Hasan Hastürer

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.