Yılları aşıp bugünlere gelen ağır ihmal...

ads ads ads ads
05/08/2013

ads
ads
ads

Hasan Hastürer Hasan Hastürer


Kalecik’te denize akan petrol ne kadar çevre felaketi nedeniyse, elektrik santrali bacalarından, özellikle hiç filtresi olmayan Teknecik’ten çıkan zehirli duman en az o kadar çevre felaketi kaynağıdır.

Ha deniz kirletilmiş ha hava...

Bugün basın toplantısı düzenleyecek olan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin bacalardan yayılan zehirli dumanla ilgili görüşlerini de merak ediyorum.

Yalnız görüşlerini değil halka önder olup her kademe mücadeleye önderlik etmeyi düşünüyorlar mı?

 
 

Kalecik’teki AKSA Elektrik Santrali’ne yakıt aktarımı sırasında denize akan yaklaşık yüz ton yakıt yüzleştiğimiz en ağır çevre felaketlerinden biridir.

Akademik kadronun raporuna göre bir kilometrelik alanda denizde hayat yok oldu.

Felaketin görünen katran izleri Mağusa Körfezi’nin bir uçtan öte uca kirletiyor.

Konu oldukça teknik.

Felaketin bir doğaya verdiği zarar ve bu zararın etkilerinin boyutu bir de tazminat boyutu var.

Zararın boyutu, tazminatın boyutunu de belirler mutlaka.

Hatta uzun yıllar sonraya sarkan olumsuz etki, tazminatın boyutunu çok rahat yüz milyonlarca dolara taşır.

Aslında “taşır” demek yanlış olur, bizim ülkemiz özelinde en doğru olan, “taşınabilir.”

Neden?

Çünkü Kuzey Kıbrıs’taki doğal hayatın ve insan hayatının resmi bekçisi, savunucu siyasi erki elinde tutanlardır.

Yani hükümet ve devlet şemsiye altındaki kurumsal yapılardır.

Hükümet ve kurumsal yapıların tüzel kişiliklerine hayata veren canlılar, insanlardır.

Eğer topluca haklarımızı savunması gerekenler olayın vehamet boyutunu görür, öğrenir, bilir ve gerekeni doğru zamanda, doğru kadrolarla yaparsa sorun yok.

Bu satırları yazmamın nedeni sorumlu konumda olanların gerekenleri, takım ruhuyla yapacaklarına olan güvensizliğimdir.

Geçenlerde de yazdım.

Hala sigorta devrede değil.

Ne AKSA’nın ne de yakıtı taşıyan geminin sigortasından haber var.

Dünyada benzer kazalarda ilk yüzleşilenler sıralamasından kuşkusuz siportalar var.

***

Hiç kimse alınganlık göstermesin.

Bizim siyaset ve ülke yönetim kültürümüzde dışa kapalı mahalle kültürü baskın bir şekilde egemendir.

Dünyadan soyutlanmışlıkla “anamızın lig kültürü” ile oynarız.

Birbirimizle cebelleşmekten dünya standartlarında yaşam ve yönetim biçimlerinden uzak kaldık.

Bu uzaklık standardı hayatın her alanında düşürdü.

Düşük standart her konuda hepimize bedel ödettiriyor.

En haklı olunulan konularda bile haksız muamelesi görebiliyoruz.

***

Kalecik’te çok ciddi bir çevre felaketi yaşandı.

Daha doğrusu bir biçimde yaşanmaya devam ediyor.

Konunun çok yönlü takibi yapılıyor mu?

Yanıtım gayet açık olacak.

KKTC DEVLETİ’NİN KURUMSAL YAPILARI UYUMLU BİR ŞEKİLDE NE İLGİ GÖSTERİYOR NE DE TAKİP EDİYOR...

Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Mehmet Harmancı’nın çırpınışını gözlüyorum.

Ancak farklı öncelikler bu konunun sağlıklı takibini engelliyor.

Bugün konunun takibi konusunda gösterilen duyarsızlık ya da ihmal sürecin özellikle tazminatında karşı tarafın işine yarayacak.

O zaman da bu gün doğru yaklaşımdan uzak hareket edenlerden hesabını soracağız ama atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş olacak.

***

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nde bugün konuyla ilgili basın toplantısı olacak.

Basın toplantısının duyurusu yapılırken gündeme bırakılan sorular, felaketin olduğu andan başlayarak sağlıkla ilgili ihmallerin olası bedellerine dikkat çekileceğini gösteriyor.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin sağlık konusunda uyarılarını dikkatle izliyorum.

Öteki çevre örgütlerinin duyarlılıkları da ortada.

Ancak çevre örgütlerinin, sağlıkla ilgili sivil toplum örgütlerinin duyarlılığı resmi makamlarca, hükümet edenler tarafından dikkate alınmasıyla anlam ve değer bulur.

Peki hükümet edenlerin sivil topluma, duyarlı insanların seslerine kulak verme alışkanlığı var mı?

Ne gezer...

Ha duvar, ha sorumlu olanlar...

Allah iki kulağı bu insanlara bir kulaklarından girenin ötekinden çıkması için verdi sanki de...

***

Bu konulardaki duyarlılığımı geçici hükümetin Başbakanı Sibel Siber’e de aktardım.

Kalecik’te yaşanan felaketin takibi için çaba içinde olduklarını gözledim.

Ancak mevcut, kısa ömürlü hükümetin iyi niyetli öncelikleri köklü karar ve uygulamalara yetmeyeceğine başından inandığım için beklenti çıtam hiç yüksek olmadı.

***

Sibel Hanım’a Kalecik’le ilgili yaklaşımlarımı aktarırken sözü hızla elektrik Teknecik ve Kalecik elektrik santrallerinin zehir saçan bacalarına getirdim.

Kalecik’te AKSA’nın santraline filtre takılmış ancak sorun aşılmış değil. Nedeni ise farklı yaklaşımlarla seslendiriliyor.

Başbakan Siber, “Büyük ve iddialı konuşmak istemem ama gündemimdedir” dedi.

Şu ana kadar bir ses çıkmadığına göre devletin sorumluluğundaki Teknecik Elektrik Santrali’nin bacasına filtre takma konusuna kaynak yaratılmadı.

Teknecik’teki santral devletin.

Özellikle Teknecik’te yılları aşıp bugünlere gelen ağır ihmal var...

***

KKTC’de arabaların egzozları denetleniyor.

Halbuki Teknecik’in bacasından saçılan zehir çok büyük olasılıkla tüm motorlu araçların egzozlarından çıkan zehrin toplamından fazladır.

Teknecik, KKTC’nin kuzey sahillerinin çok büyük bölümünü zehirliyor. Kanser vakası o bölgede öteki bölgelerin üzerinde.

1990’lı yılların ortasından başlayarak Teknecik, hayatı zehirliyor.

Devlet Teknecik’te bacaya filtre takmadığı için Kalecik’te AKSA’yı da yakın markaja alamıyor.

Dahası konuyla ilgili cezanın komik olduğu da söyleniyor.

Kalecik’te denize akan petrol ne kadar çevre felaketi nedeniyse, elektrik santrali bacalarından, özellikle hiç filtresi olmayan Teknecik’ten çıkan zehirli duman en az o kadar çevre felaketi kaynağıdır.

Ha deniz kirletilmiş ha hava...

Bugün basın toplantısı düzenleyecek olan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin bacalardan yayılan zehirli dumanla ilgili görüşlerini de merak ediyorum.

Yalnız görüşlerini değil halka önder olup her kademe mücadeleye önderlik etmeyi düşünüyorlar mı?

 

Günün sözü:

 

Halkını zehirleyen devletin, halkın sağlığına önem vermesi mümkün mü?

 
 
 
 
 
 
 
 
05/08/2013 11:20
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: hasan hastürer
MANŞETLER

HK Hasan Hastürer

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.