Mete’nin işi BRT’de kolay değil…

ads ads ads ads
03/08/2013

ads
ads
ads

Hasan Hastürer Hasan Hastürer


Diyanetin televizyonunda tesettürlü sunucuyu yadırgamam. Ancak sıra tüm kesimlere hitap eden televizyona gelince toplumun ortak değer yargılarıyla çağdaşlığı vazgeçilmez sayarım.

Laiklik anlayışının kabul gördüğü ülkemizde devlet televizyonunda tesettürlü sunucuyu bu yaklaşımlarla benimsemem, görmek istemem.

Sevgili Mete Tümerkan’ın böylesi bir taleple karşılaşmamasını, karşılaşırsa da ikilemsiz karşı tavır koymasını arzularım.

 
 
 

Bu yazı Afrika’nın dünkü manşetine yanıt değil.

Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kıbrıs’a son gelişinde BRT’yi ziyaret etti.

Ziyaretin ana nedeni ise BRT Müdürü Mete Tümerkan ile TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in imza koyduğu iş birliği protokolü törenine katılmaktı.

Ziyaret sırasında elbette görüşme de yapıldı.
Protokol imzalandı, görüşmeler gerçekleşti.

Atalay, tam arabasına binip BRT’den ayrılmak üzereyken BRT çalışanlarından Gül Uzun, ziyareti izleyen çalışanların arasından ileri çıkıp, “SAYIN BAKANIMIZ BİZE MESCİT YAPAR MISINIZ?” sorusuyla istemini iletti.

Beşir Atalay, isteği gülümseyerek karşılayıp, “BUNU MÜDÜRÜNÜZE SÖYLEYİN” dedi.

BRT’de çalışan bir arkadaşım bu kısa iletişimi aktardı.

Daha sonra Mete Tümerkan’a da sordum.

Olayın aynen bana aktarıldığı gibi olduğunu söyledi.

***

BRT’de ekrana yansıyan yüzlerinden bir kadın çalışanın yakın çevresine, dini inançları doğrultusunda örtünme ve ekrana tesettürlü çıkma arzusunu seslendirdiğini de duydum.

BRT yönetimine bu isteğini iletmediğini de öğrendim.

***

Mete Tümerkan’ın BRT Müdürlüğü şu ana kadar geniş kesimlerden yüksek geçerli puan alıyor.

Tümerkan, çok kritik bir dönemde BRTK Müdürlüğü’ne getirildi.

Seçim dönemi ciddi bir sınavdı.
Seçimlere katılan partilerin en solda olanı BKP’ydi.

BKP’liler sadece BRT’de katıldıkları programda değil, öteki televizyonlarda katıldıkları programlarda da BRT’nin tüm partilere eşit davrandığını seslendirdi.

Final haftasına girilirken BRT önce tek tek tüm parti liderlerini soru soran gazetecilerle buluşturdu.

Programa göre cuma akşamı da beş siyasi parti birlikte programa konuk olacaktı.

Önce İrsen Küçük “Katılmam” dedi...

Ardından Özkan Yorgancıoğlu, “UBP Genel Başkanı Küçük yoksa ben de yokum” tavrını ortaya koydu.

Eski yaygın alışkanlıklar olsa, BRT programı iptal ederdi.

Tümerkan, programı iptal ettirmedi.

DP-UG Genel Başkanı Serdar Denktaş, TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı ve BKP-TVG Genel Başkanı İzzet İzcan’ın katılımıyla program hayat buldu.

UBP ve CTP-BG Başkanlarının sandalyeleri de boş olarak ekrana taşındı.

***

Mete Tümerkan’ın müdürlüğündeki BRTK, Beşparmaklardaki dev bayrağın yeniden boyanması için başlatılan kampanyanın duyurusunu, reklam tarifesinden karşılığını almadan yayınlamadı.

Sağ basın ve çevrelerden tepki gördü ama geri adım atılmadı.

Ekran, program çeşidi bakımından alışık olmadığımız şekilde tüm görüşlere açıldı.

Örneğin sol dünya görüşüyle bilinen Sevgili Barış Burcu’nun şiirleri ekrana farklı bir hava taşıdı.

Örnekleri çoğaltmak mümkün.

***

Mete Tümerkan, yıllardır BRT çalışanıdır.

Rahmetli Rauf Denktaş’a yakın olarak tanımlandı bir dönem.

Hiçbir zaman “solcu” olarak nitelenmedi.

Kendisinin de böyle bir iddiası olmadı zaten.

Merkezde hatta merkezin bir miktar sağında oldu.

Siyasi yelpazenin merkezin ya da sağında olurken DEMOKRAT, BASIN ETİĞİNE, BASININ EVRENSEL İLKELERİNE SAYGISI HEP FARK EDİLDİ.

***
BRT’nin mescide ihtiyacı var mı?
Şu an için yok.

Eğer yedi yüz dolayında çalışanı olan BRT’de namaz kılanların sayısı ya da camiye gitme talebi olanların sayısı ciddi bir orana gelirse ihtiyacı karşılayacak bir oda namaz kılınması için değerlendirilebilir.

İşte DAÜ örneği.

DAÜ’de öğrencilerin dini ihtiyaçlarına yanıt verecek ibadethane düzenlemesine gidildiğini biliyorum.

Müslüman öğrenciler cami istiyorsa ulaşma alanları içinde cami olabilir.

Aynı şekilde farklı inanca sahip öğrencilerin gereksinimleri de dikkate alınmalı.

“Burası bir İslam ülkesidir” denilip öteki dini inanç sahiplerinin gereksinimleri yok sayılamaz.

***

Gelelim tesettür meselesine...

Kıbrıslı Türklerin, çok ciddi boyutta dini konularda toleransı, hoşgörüsü var.

Çağdaşlık kriterimiz öncelikle, beyindedir, düşüncededir.

Bu hoşgörümüz çerçevesinde dini inançların özgürce yaşanmasını destekleriz.

Ancak dini inançların özgür yaşanmasını desteklerken inanç uygulamalarının “TANRIYLA, İNANAN ARASINDAKİ İNANÇ UYGULAMALARININ, GÖRSEL TAŞMASIZ OLMASI” istenir.

İnananın inancına, inanmayanın inanmama hakkına saygımız sonsuzdur.

İnananların inancını, herkese açık sembolleştirip, geniş kesimlere taşıması TANRI İLE KULU ARASINDA KALMASI GEREKENLERİN GÖSTERİYE DÖNÜŞMESİ OLARAK GÖRÜLEBİLİR.

***

Dünyada pek çok dinin medya aracı olarak gazetesi, dergisi, radyosu, televizyonu, internette haber sayfası var.

Diyanetin televizyonunda tesettürlü sunucuyu yadırgamam. Ancak sıra tüm kesimlere hitap eden televizyona gelince toplumun ortak değer yargılarıyla çağdaşlığı vazgeçilmez sayarım.

Laiklik anlayışının kabul gördüğü ülkemizde devlet televizyonunda tesettürlü sunucuyu bu yaklaşımlarla benimsemem, görmek istemem.

Sevgili Mete Tümerkan’ın böylesi bir taleple karşılaşmamasını, karşılaşırsa da ikilemsiz karşı tavır koymasını arzularım.

 
Günün sözü:
 
Doğru tavır, cesaretle savunmayı hak eder…
 
 

03/08/2013 10:22
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Mete’nin işi BRT’de kolay değil…, Hasan Hastürer
MANŞETLER

HK Hasan Hastürer

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.