Yüzde 51, CTP-UBP!!!
YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
19/08/2013
Hasan Hastürer
Hafta sonu konuyla ilgili derlediğim bilgileri harmanladığım zaman CTP’de koalisyon için karar vermenin çok kolay olmayacağı ortaya çıkıyor.. Hem CTP’de parti içinde görüş seslendirenlerde, hem de toplumun genelinde CTP-DP koalisyonu yönünde görüş ağırlılığı var. Bu eğilimler karar verme için yeterli mi? Parti ve toplumsal dinamiklere saygım nedeniyle, “Keşke yetse…” diyorum.
Dört gün önce 15 Ağustos’ta bu sayfada, “CTP, DP’ye, DP de CTP’ye mahkum…”başlıklı yazımı sizlerle buluşturdum.
Büyük çoğunluk farklı senaryolarla belirsizliği tartışırken Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun o gün CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu’na hükümeti kurma görevini vereceğini de yazdım.
Öyle de oldu.
Benzetme yerindeyse Özkan Yorgancıoğlu, görevi alana kadar hiç esinti yoktu, yaprak kıpırtamıyordu.
Etkisiz, telkinsiz günler o gün sonlandı sanırım.
Dünkü yazımın şu bölümü telkin odaklarının ayak seslerini duyduğum içindi de:
“Burası Kuzey Kıbrıs, görüşmeler sonuçlanıp, Bakanlar Kurulu listesi Cumhurbaşkanı’na sunulana kadar her türlü yeni gelişme mümkün mü?
Niye mümkün olmasın...
CTP-DP yakınlaşmasının ivme kazanmasının ardından, UBP’de de “Biz de varız sesleri” yükselmeye başladı.
CTP ile İrsen Küçük’lü görüşen UBP’de Özgürgün’ün genel başkan alternatifi olarak öne çıkmasının ardından, UBP, CTP ile İrsen Küçük’süz de görüştü”
Niye mümkün olmasın...
CTP-DP yakınlaşmasının ivme kazanmasının ardından, UBP’de de “Biz de varız sesleri” yükselmeye başladı.
CTP ile İrsen Küçük’lü görüşen UBP’de Özgürgün’ün genel başkan alternatifi olarak öne çıkmasının ardından, UBP, CTP ile İrsen Küçük’süz de görüştü”
***
2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bana göre sırf seçenek çoğaltmak istediği için CTP – UBP koalisyonunu işaret etti diye çok ciddi saldırılar aldı.
Bu satırların yazarı olarak 28 Temmuz seçimin ardından ortaya çıkan Meclis aritmetiğine saygılı her türlü koalisyon modeline saygılıyım. Zaten saygılı olmanın dışında bir seçenek olamaz.
Ancak 28 Temmuz seçimin sonuçlarının düz okunan yanları da unutulamaz.
***
28 Temmuz genel seçiminde, seçmen hiçbir partiye tek başına hükümet kuracak bir çoğunluğu elde edememiştir.
CTP, 21 milletvekili ile sandıktan birinci parti çıktı. Kamuoyu bu birinci partiliği, hükümetin büyük ortaklığı olarak işaret etti.
UBP, seçimin kaybeden partisidir. Bir başka deyişle seçmen UBP’ye cezalandırmıştır. Bunu UBP’liler de böyle algıladığı için hükümete girme konusunda ciddi bir istekte bulunmadı.
DP-UG seçimi CTP ile birlikte kazançlı iki partisinden biridir.
Kamuoyu desteği bu saptamalar ışığında CTP- DP olarak somutlaştı.
***
UBP, iç sorunlarını aşma eğilimi gösterince koalisyon görüşme ve olası seçeneklerde de değişiklik olduğu gözleniyor.
Talat’ın uyarılarına rağmen CTP de DP ile koalisyon ağır basıyordu.
Yüzdelikle ifade etmek gerekirse CTP-DP koalisyon olasılığı yüzde yetmişlerdeydi.
Bu oran adım adım azalmaya başladı.
Azalmaya devam da ediyor.
***
UBP ve DP, toplam sayılarının hükümet kurmaya yettiğini hatta TDP’yi de aralarına alırlarsa 29 milletvekillik milletvekilliği desteğine sahip olduklarını akıllarının düşünce bakımında ön tarafına koyamadı.
Böyle olunca hem UBP hem de DP oturup CTP’nin aralarından kimi koalisyon ortağı seçeceğini beklemeye başladı.
Hem UBP hem de DP’nin böylesi edilgen bir tavır içinde olup, seçeneklerini çoğaltamamalarını anlayabilmiş değilim.
***
CTP, hem DP hem de UBP’ye koalisyon hükümetinin önemli kabul edilen konularda nelere dikkat edip neler yapılması gerektiğini bir başka deyişle kırmızı çizgilerini yazılı olarak bildirdi.
Yazılı olarak iletilen metinde anayasada değiştirilmek istenen maddelerden, Kıbrıs sorununa, Kıbrıs sorunundan KKTC hükümetinin AB ve Türkiye ile ilişkilerine, oradan özelleştirme, önemli kuruluşların başında Kıbrıslı Türk olması, Türkiye ile ekonomik işbirliği, kamu çalışanlarına siyaset yasağının kaldırılmasına ve de vatandaş konularına kadar pek çok konuda CTP’nin görüşleri iletildi.
Aslında bu konular yüz yüze görüşmelerde de ele alınmıştı bir miktar.
CTP’nin koalisyon hükümetinin programına rehber olacak görüşlerini okudum.
Dikkatle, kendimi UBP ve DP’nin yerine koyarak da okudum.
Biraz iddialı olacak ama hem UBP hem de DP, CTP’nin görüşlerinin altına imza atabilir.
CTP, DP ve UBP’den madde madde olarak sıraladığı görüşleriyle ilgili alacağı yanıt metinlerine bakarak, “Hangi partiyle koalisyon kurayım?” sorusunun yanıtını kolay ve izah ederek veremeyecek.
Çünkü hem DP hem de UBP’nin görüşleri CTP’nin görüşlerinden uzak olmayacak.
O metni okurken empati yapıp kendimi UBP ve DP’nin yerine koydum. O metinle ilgili görüş ortaya koyacak olsam, yapacağım bazı ifadelerin daha net anlaşılmasına katkı koymak olur, o kadar.
***
Şu ana kadar yapılan görüşmelerde bakanlıkların paylaşımı ya da kimlerin bakan olup olmayacağını konularına hiç girilmemiştir.
O konulara girildiği zaman uzlaşı çok zor mu olur?
Bana göre adil, yaşayabilir bir koalisyon hedefleniyorsa uzlaşı hiç zor değil o noktada da…
Önce ilkelerde buluşulur.
Örneğin bir birine yakın bakanlıklar eşlendirilir.
Nasıl mı?
Maliye ile Ekonomi, İçişleri ile Dışişleri, Eğitim ile Tarım, Turizmle, Sağlık ya da Çalışma…
Maliye’yi alan Ekonomi’nin, İçişlerine alan Dışişleri’nin, Eğitim’i alan Tarım’ın, Turizmi alan Sağlık ya da Çalışma’nın öteki koalisyon ortağında olacağını bilecek.
Bu kadar basit.
***
Hafta sonu konuyla ilgili derlediğim bilgileri harmanladığım zaman CTP’de koalisyon için karar vermenin çok kolay olmayacağı ortaya çıkıyor.. Hem CTP’de parti içinde görüş seslendirenlerde, hem de toplumun genelinde CTP-DP koalisyonu yönünde görüş ağırlılığı var. Bu eğilimler karar verme için yeterli mi? Parti ve toplumsal dinamiklere saygım nedeniyle, “Keşke yetse…” diyorum.
***
Dün akşam bu satırları yazarken telefonum çaldı.
Telefondaki arkadaş, “Sana bir soru soracağım. Ama istediğim yorumsuz yanıt vermen. CTP-UBP koalisyon olasılığı yüzde kaç?”
Nedenlerimi sıralayıp sonra tahmini söylemek istedim.
Lafımı ağzıma tıkadı.
Ben de sözü kıvırmadan hızlanan trafiğin etkisiyle “Yüzde 51 CTP-UBP” dedim.
Şurası açık.
Bu sabahtan başlayarak CTP’de çok zor, çok uzun toplantılar yaşanacak.
Eğer son söz Parti Meclisi’nde verilecekse o karar çok kolay olmayacak.
CTP, tarihi toplantılara ve tarihi kararlara hazır olsun.
Verilecek kararın altına oylarıyla imza koyanlar bu kararlarının hesabını yıllar sonra da izah etmek durumunda kalacak.
Günün sözü:
Gizlenen gerekçelere bina edilen karar, kolay yıkılır
DİĞER YAZILARI
- Yirmi birinci yüzyılın köle diyarı...
- UBP’de sular, durulma yoluna girer...
- Bir kişi daha eksildik... Nurlar içinde uyu Münire öğretmen...
- Pasaport işlemi yapan Türk polisinin anımsatması...
- 'YÖDAK’ta yokluk ve sıkıntıları mazeret yapmadım…'
- Rekabet edebilirlik ve kaliteli eğitim vazgeçilmezdir
- Bizim hava yolumuza ihtiyacımız vardır…
- Zengin iş adamı karşısında, zavallı fakir devlet…
- Yerel yönetimler de rotasız…
- Vatandaşın derdi ve öncelikleri farklı olunca…
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
YAYIN TARİHİ:















































































































































