HABER KIBRIS

Lute’un yetkileri ve ortak vizyon meselesi

ads
10/12/2018

ads

Mete Tümerkan


Kıbrıs konusunda BM Genel Sekreteri’nin geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un temas ve girişimlerinden çok fazla bir beklenti içine girmek doğru olmaz.

Çünkü Lute’un mandası sınırlı.

Yani yapabilecekleri…

BM’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde Kıbrıs konusunda girişimlerde bulunabilmesi ona ilgili tüm tarafların vereceği onaya bağlı.

Lute’un taraflar arasında arabulucu olması da böyle bir onay gerektirir.

Ancak Lute’a tarafların tümü böyle bir manda vermiş değil.

BM Genel Sekreteri’nin Geçici Özel Danışmanı Jane Holl Lute’ın mandası Espen Barth Eide ya da Alvaro De Soto ile ayni değil.

Lute bir kere durum tespiti yapmak üzere görevlendirilen geçici bir özel danışman.

Mandası şartlı verilmiş.

Lute’un herhangi bir belge ya da kağıt hazırlayarak bunu tarafların önüne getirip, onları hazırladığı belge üzerinde anlaştırmaya çalışmak gibi bir mandası kesinlikle yok…

Lute’un mandası, taraflarla görüştükten sonra bir kağıt üzerinde çalışarak bunu BM Genel Sekreteri’ne bir danışman olarak sunmanın ötesinde değil.

Yani kendisi tarafları dinler ve bunu BM Genel Sekreterine rapor eder.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres bu rapor doğrultusunda bir adım atacaksa, o zaman ilgili tüm taraflarla görüşür ve onların onayını alarak adım atar.

Bu aşamada Jane Holl Lute’un ortaya bir kağıt koyarak, bu kağıt üzerinde tarafları uzlaştırmak için eksersiz yapmak gibi bir mandası kesinlikle yok.

Kıbrıs konusunda ilgili tarafların tümünün oluru ve onayı olmadan adım atılması mümkün değildir.

Zaten BM iyi niyet misyonu da bunu gerektirir.

Taraflardan birinin güvensizlik belirttiği koşullarda BM’nin inisiyatif alarak adım atması söz konusu olamaz.

Birilerinin ortada özel danışman olarak dolaşarak adım atmaya çalışması da...

Gelinen aşamada Lute sanki ilgili tüm taraflar kendisini arabulucu ya da Özel Danışman (Special Advisor) olarak atamış gibi davranıyor ama böyle bir şey yok.

Kendisine bu yönde bir yetki verilmedi.

Ne Kıbrıs Türk tarafı yani Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ne de Ankara kendisine böyle bir yetki verdi.

Bu gerçek göz ardı edilmemelidir.

Bu durum dikkate alınmadan atılacak her adım, ya da yapılacak her girişim başlamadan biter.

Buna kimse izin vermez…

Bu konu çok önemli….

Bir diğer önemli konu ise Kıbrıs konusunda müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için her şeyden önce ilgili tüm taraflar arasında ortak bir vizyon olması meselesidir. Neyi, nasıl müzakere ederek ortaya nasıl bir çözüm çıkarılacağı, hedefin nereye varmak olduğu konusunda taraflar önceden hemfikir olmalıdır.

Ortak vizyon son zamanlarda sıklıkla telaffuz edilen ‘Terms of Reference’den çok daha önemli…

‘Terms of Reference’, yöntemi tarif edecek olan bir şey ve taraflar arasında ortak bir vizyon yani ‘Common   vision’ yoksa bir anlam ifade etmez.

Ortak bir vizyon olmadan başlayacak bir müzakere süreci bundan öncekilerden farklı bir şekilde sonuçlanmaz.

Süreç yine çöker.

Bir kez daha başarısızlıkla sonuçlanır.

Böyle bir sürece de kimse yeşil ışık yakmaz.

Bu habere tepkiniz:
TAGS: kıbrıs sorunu, mustafa akıncı, mete tümerkan, lute, anastasiadis, müzakere, çözüm, haber, kıbrıs, Antonio Guterres
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.