Guterres’e Rum engeli

ads ads ads ads
11/10/2021

ads
ads
ads

Mete Tümerkan Mete Tümerkan


Kıbrıs Konusunda New York’ta Eylül ayı sonunda gerçekleştirilen üçlü görüşme önemliydi.

Bu görüşmede Kıbrıs Türk tarafı bir kez daha Kıbrıs meselesine bakışını ve sonuç odaklı yeni bir müzakere sürecinin hangi koşullarda başlayabileceğini anlatma fırsatı buldu.

Neden federal çözüm arayışlarına dönülemeyeceğini bir kez daha ortaya koydu.

Uzun lafın kısası, geride kalan yarım asra yakın zamanda federal çözüm arayışları, adada statükonun Rum tarafı lehine devamını sağladı.

Statükonun değişmesine Rum tarafı hiç ama hiç fırsat vermedi.

Kıbrıslı Türklerle yetki paylaşımına gitmeyi, onların eşitliğini kabul etmeyi istemedi.

Kıbrıslı Türklerle aynı çatı altında ortaklık kurmaya yeşil ışık yakmadı.

İş ne zaman karar alma noktasına geldiyse Rum tarafı hep yan çizdi.

1986’da New York’ta Perez De Cuellar belgesini, 1990’lı yılların başında Gali Fikirler Dizisi ile Güven Yaratıcı Önlemleri, 2004 yılında Annan Planı referandumunu ve 2017’de Crans Montana’da Guterres Çerçevesini sırf 1963 yılında gasp ettiği yetkileri Kıbrıslı Türklerle yeniden paylaşmamak için reddetti.

Durum bu kadar açık ve net.

Rum tarafının bu pozisyonunu Rum Lider Anasataisiades, en son 2017 yılında Crans Montana’da “Ben Kıbrıslı Türklerin eşitliğini kabul edemem, bunu halkıma anlatamam” diyerek özetledi.

Bu konuda da daha fazla söze gerek bırakmadı.

Aslında işin doğrusu eşitlik konusunun müzakerelerin konusu olmaması gerektiğiydi.

Kıbrıs Türk tarafı yeni dönemde bu yaklaşımı masaya koydu.

Kıbrıs’ta 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu eşit iki ortağından biri olduğunun altını çizerek, bu durumun kayıt altına alınmasında ısrar ediyor.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve ekibi görüştükleri muhataplarına, “Egemen eşitlik kabul edilmeden müzakerelerin yeniden başlaması söz konusu olamaz” diyorlar.

Egemen eşitliğin kabul görmesi halinde her şeyi görüşmeye hazır olduklarının altını çiziyorlar.

Dikkatinizi çekmiş olmalı.

İki liderin New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptıkları görüşme sonrasında BM tarafından bir açıklama yapılmadı.

Bunun nedeni yapılacak açıklama metni üzerinde tarafların uzlaşamamasıdır.

Türk tarafının bu aşamada BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’ten beklentisi, Bayan Jane Hol Lute’un yerine onun misyonunu devam ettirecek birini atamasıdır.

Yani Türk tarafı Crans Montana sonrasında yeni fikirlerle yeni bir ortak zemin bulma arayışlarının devamını sağlayacak, Genel Sekreterin atayacağı bir kişisel özel temsilci istiyor.

Rum tarafı ise buna karşı çıkıyor.

Rum tarafının talebi BM Güvenlik Konseyi tarafından bir temsilci atanmasıdır. Böylece Rum tarafı BM parametreleri çerçevesinde yeniden federal çözüm arayışlarına geri dönülmesini sağlamayı hedefliyor.

Yani statükoyu koruyacak bir kısır döngüyü yeniden başlatmayı.

BM kaynakları Guterres’in Rum tarafından çok Türk tarafının yaklaşımına sıcak baktığını belirtiyorlar.

Bunun nedeni olarak da Guterres’in zaman kaybetmek ve kendinden önceki Genel Sekreterlerin durumuna düşmek istememesini gösteriyorlar.

Anlaşılan o ki, BM Genel Sekreteri sonuç alınamayacağı kesin olan kısır döngüye dönmek yerine farklı bir yol izlemeyi tercih ediyor.

Bu nedenle Guterres Crans Montana’da Rum Lider Anastasiades’in masayı devirmesi sonrasında yaptığı açıklamasında liderlere “Gidin çalışın ve bana yeni fikirlerle gelin” demişti.

Çünkü eskinin bir yere gitmeyeceğini net bir şekilde görmüştü.

Kıbrıs konusunda süreci tıkayan taraf yine Rum tarafı.

Israrla ve inatla eskiyi geri getirme peşinde. Böylece sonuç getirmeyecek döngüyü yeniden çalıştırmak ve statükonun nimetlerinden yararlanmaya devam etmek istiyor.

Türk tarafı ise buna karşı Guterres’in beklentilerine yanıt verecek şekilde yeni fikirlerle masada.

Guterres de daha başka yeni fikirlerin ortaya çıkmasına zemin yaratacak arayışlara devam etmek istiyor.

Aslında, hem Genel Sekreter hem de Türk tarafı Lute’un misyonunu devralacak bir temsilci atanmasından, bu arada teknik komitelerin daha etkin çalıştırılmasından yana diyebiliriz.

Ama buna da Rum tarafı takoz koyuyor.

New York sonrası Kıbrıs konusundaki durum tam da böyle.

 

 

11/10/2021 15:28
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: mete tümerkan, New York, kıbrıs, sorunu, müzakere, kktc, güney kıbrıs, anastasiadis, ersin tatar
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.