HABER KIBRIS

Bilen varsa beri gelsin

ads
23/02/2018


Başaran Düzgün


Türkiye amacına ulaştı.

İtalyan gaz sondaj gemisi tasını tarağını toparlayıp bölgeden ayrıldı.

Bizim tarafta mağrur ve çok da gösterilmek istenmeyen bir zafer havası var.

Rum tarafında öfke fırtınası.

Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis Avrupa Birliği üye ülkeler devlet başkanları toplantısında ortalığı birbirine katmaya hazırlanıyor.

“Bizi Türkiye karşısında yalnız bıraktınız” diye bağırmaya ve AB’den sert tedbirler almasını isteyecek.

Gümrük birliği çalışmalarının durdurulmasından, vize serbestliği çalışmalarının iptaline kadar bir dizi “sert” icraatlar talep edecek.

Edecek ama nafile.

Rum gazeteleri “Avrupa bizi duymazdan gelecek” türünden haberler yapmaya başladılar bile.

Çünkü AB’nin Türkiye üzerinde hiçbir etkisi kalmadı.

AB liderlerinin yaptığı açıklamalar da Türkiye’nin bir kulağından giriyor, bir kulağından çıkıyor.

Daha enteresanı Amerika’nın durumu.

Rum Dışişleri Bakanı Kasuılides “Amerikalılar bizi uyarmışlardı” şeklinde açıklama yaptı.

Ve şöyle dedi;

“Amerikalılar, Türkiye’yi etkileyecek güçleri kalmadığını önceden bize söylemişlerdi…”

Bunun tercümesi şudur;

“Türkiye ile başbaşa kalırsınız, kaderiniz neyse katlanırsınız.”

Kasulides’e göre Amerikalılar bir süre sonra “uzlaşın” baskısı yapacaklar.

Muhtemelen perde gerisinde Avrupa da aynısını yapacak.

Peki, Rum tarafı uzlaşma yolunu seçecek mi?

***

Anastasiadis gaz konusunda Mustafa Akıncı ile görüşmeyi “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına saldırı” olarak yorumluyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti yasal devlettir ve egemenliği paylaşılamaz, pazarlık konusu yapılamaz.

Kıbrıslı Türklerin bireysel olarak çıkacak gazda hakları vardır.

Ama o kadar.

Yasal devletin uygun göreceğiz bir şekilde Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı Kıbrıslı Türkler de bundan faydalanacaklar.

Bu mentalite ile sizce bir uzlaşmaya varmak mümkün müdür?

***

Peki bizim bir uzlaşma planımız var mıdır?

“Çıkacak gazda Kıbrıslı Türklerin de hakkı vardır” şeklindeki tezimizi sürekli gündeme getiriyoruz. Yaşanan gerginliklerin temelinde de bu tez vardır.

Türkiye bizim adımıza haklarımızı koruyor.

Bu tezin kabul edildiğini varsayalım.

Rum tarafı “eh madem öyle gelin uzlaşalım” dedi.

Biz nasıl bir uzlaşma isteyeceğiz?

Gaz gelirlerini yarı yarıya mı paylaşacağız?

Yoksa Kıbrıs Cumhuriyeti’nde olduğu gibi yetmişe otuz mu?

Tüm masrafları Rumlar yapacak biz sadece gelire mi ortak olacağız?

Kurulan gaz işletmesinde yönetim talebimiz olacak mı?

Tüm bu sorular cevap bekliyor.

Bu soruların cevaplarını da bilen varsa beri gelsin lütfen…

ads
Bu habere tepkiniz:
TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems