HABER KIBRIS

ad

Elektrikteki tekel rantı can yakıyor

ads
16/04/2019

ads

Birikim Özgür Birikim Özgür


Dün bazı gazetelerde tam da sekiz sütuna manşet dediklerinden iri harflerle KIBTEK’te örgütlü sendikanın açıklamaları yer aldı:

“Hükümeti son kez uyarıyoruz”.

“Asker ödemezse KIBTEK batacak”.

Özellikle Afrika’nın manşeti anlam yüklüydü:

“Askerin 8 aydır ödemediği elektrik parası da halkın sırtına yükleniyor”.

Bu manşeti görenler “KIBTEK Cumhuriyeti ile UBP uzlaştı, hükümeti deviriyorlar” yorumunda bulundu.

Bilindiği üzere savunma giderlerimiz dış yardımlarla finanse ediliyor.

Protokol imzalanmadığı için elektrik faturaları da ödenemiyor.

Ve statüko can havliyle Türkiye’ye dişlerini gösteriyor:

“Statükomuzu finanse etmezsen biz de seni en hassas noktandan vururuz”…

2016 başlarında elektrik statükosunun elebaşları siyaseti avuçlarının içine alarak CTP-UBP hükümetini düşürmüştü.

Elektrikte yapısal reformlardan söz edenler gitmiş “biz Türkiye’yi idare edebiliriz” diyenler göreve gelmişti.

Böylece statüko rahat bir nefes almıştı.

Aradan 3 yıl geçti ama KKTC’de siyaset değişmedi.

Hükümet şimdilerde hükmedemediği KIBTEK’in ıslahını “yapılabilir olmayan reformlar” kategorisinde değerlendiriyor.

“Türkiye’yi biz bir şekilde idare ederiz” diyenler ise pusuda bekliyor.

Diğer yandan da halkın ödediği faturalar şiştikçe şişiyor!

Finance Cyprus  (@financecyprus) adındaki twitter kullanıcısı dün çok ilginç veriler paylaştı.

Güneyde faturalara yansıyan enerji (yakıt) dışı tüketim bedeli 24 kuruşmuş. Bizde ise 42 kuruş!

Güneyde elektriğin kilovat saat fiyatı 85 kuruşken bizde 98 kuruş.

Güneyde elektrik kurumunun ödediği aylık maaşların ortalaması 3.600 Euro iken bizde ortalama 3.900 Euro.

Tüm kamu çalışanları ile birlikte KIBTEK çalışanları da yeni yıla girilirken enflasyonun üzerinde bir reel artış sürprizi yaşamıştı.

Pahalılıkla mücadele kapsamında hiçbir tedbir alınmamış olması vatandaşa yüksek elektrik faturaları şeklinde de yansımış:

“13 kuruşluk zammın 4 kuruşu personel giderlerinden kaynaklanıyor”.

Konuyu çok fazla dallandırıp budaklandırmaya gerek yok.

Marks rant olgusunu açıklarken varlıkların kullanımı için ödenen bedelden ve varlıkları işletme tekelinden söz ediyor.

Yaşadığı dönemin koşullarında Marks bunu toprağın özel mülkiyeti üzerinden açıklamış olsa da sonuç değişmiyor:

Tüketicilerin gereksinmesi arttıkça ürünün yeniden üretimi için gerekli koşulların oluşmasında karşılaşılan sınırlılıklar nedeniyle tekel rantı oluşmaya başlıyor.

Kısacası KIBTEK’te yıllar içerisinde tüm reel sektör faaliyeti yürüten rakipsiz işletmelerde olduğu gibi bir tekel rantı oluşmuş durumda.

Bu sahada faaliyet yürüten tek kamu işletmesi olmanın yarattığı siyasi bir güç de söz konusu.

Hükümetler bununla başa çıkamıyor.

AKSA ile sözleşme imzalanırken tüm KIBTEK çalışanlarına sus payı olarak k-değeri adı altında elektrik yardımı bağlandı, yüz küsur kişi kurum kadrolarına dahil edildi.

Bugün de dünün tecrübeleriyle “tekelimizi devam ettirmemize yarayacak adımlar atılırsa siyasetin biraz nefes almasına izin veririz” mesajı vermek suretiyle bir “mücadele” yürütülüyor.

Ülkeyi yönetenler hangi parti hükümette olursa olsun bu güçle karşı karşıya gelmemek için meseleleri usul halle ele almayı deniyor ve günün sonunda statükoya boyun eğiyor.

Zira partiler içinde bu yapının ajanları kol geziyor.

Kimisi tekel rantından nemalandığı için kimisi seçim hesaplarıyla kimisi de saflığından gönüllü olarak bu ajanlık görevini ifa ediyor.

Gelinen aşamada güneydeki durumu sıfır noktası varsayarsak;

KIBTEK’in belirlediği fiyatlarda tekel rantının karşılığı 18 kuruştur.

Bu miktar bizim ödediğimiz faturaların yaklaşık yüzde 18,4’üne tekabül ediyor.

600 TL fatura ödeyen bir vatandaş 490 TL ödemesi gerekirken tekel rantından dolayı 110 TL fazladan ödüyor.

Her türlü değeri ayaklar altına almak pahasına siyasetin abluka altına alınması ve kurumdaki harcamaların yeterince şeffaf olmayışı işin sadece bir boyutu.

Esasta dağıtım hizmetleri kapsamındaki kimi hizmetlerin aşırı şişmesi ve her ay rutin olarak ödediğimiz faturaların beşte birine yakını sözü edilen tekel rantından kaynaklanıyor.

En hassas noktasından vurulan Türkiye’nin statükoyu finanse etmeye devam edip etmeyeceği Türkiye’yi yönetenleri bağlar ama Kıbrıs Türk halkının yaşadığı mezalimin hukuki zeminde ortadan kaldırılması artık şart oldu.

Zira elektrikte bir reformdan söz edilecekse bunun odağında tekel rantını ortadan kaldırmak olacak. Arz güvenliği ve arz çeşitliliği için gereken yatırımlar ise bu reform ajandası ile çelişmeyecek biçimde tasarlanacak.


Bu habere tepkiniz:
TAGS: birikim özgür, haber, kıbrıs, Elektrikteki tekel rantı can yakıyor
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.